başa dön

 

NRA
TEKNİK
YAYIN
NO. 1995-5




NRA Ana Sayfa


Agroturk Ana Sayfa

Site Haritası

SÜT SIĞIRI BESLENMESİNDE RENDERİNG ÜRÜNLERİ

SİNDİRİM SİSTEMİ

Süt sığırlarının mideleri dört bölmelidir. Ancak, buzağıların mideleri, erginleşinceye kadar fonksiyon olarak tek mideli gibi çalışır. Eğer buzağı kuru yemle beslenirse, midenin önemli bir bölmesi olan rumen, hayvan daha dört haftalık iken görev yapmaya başlayabilir ve üç aylık olunca da geviş getirmeye başlar. Olgun ineklerin midelerinin iki bölmesi, rumen ve reticulum, çok miktarda bakteri ve protozoa adı verilen mikroorganizma içerir. Bu mikroorganizmalar, yeşil yem bitkileri, silaj ve kuru ot gibi lifli yemlerin hayvan tarafından etkin bir şekilde sindirilebilmesini sağlarlar.

GEREKLİ BESİN MADDELERİ

Genellikle yem, süt maliyetinin en büyük bölümünü oluşturduğu için, iyi dengelenmiş rasyonlar ekonomik açıdan önemlidir. Rasyonlar besin maddeleri açısından dengelendiklerinde, yemden yararlanma oranı da artar.

ENERJİ

İneklerin, normal vücut faaliyetlerini sürdürmek, süt ve döl vermek için enerjiye ihtiyaçları vardır. Enerjinin kendisi besin maddesi değildir. Protein, karbonhidrat ve yağ gibi bazı besin maddelerinin bir özelliğidir.

MİNERAL VE VİTAMİNLER

Mineraller makro ve mikro mineraller olarak sınıflandırılırlar. Makro minerallerin yem hammaddelerinde, mikro minerallere oranla daha yüksek miktarda bulunması gerekir. En fazla bulunan makro minerallerden kalsiyum ve fosfor, hayvanın iskeletinde depolanır. Vücutta bulunan diğer makro mineraller magnezyum, potasyum, sodyum, klor ve kükürttür. Mikro mineraller, hayvanın metabolik faaliyetlerini yürüten biyokimyasal reaksiyonlar için gereklidirler.

Vitaminler vücuttaki hayati kimyasal reaksiyonlara yardımcı olurlar, yağda (A, D ve E) ve suda (B) çözünen vitaminler olarak sınıflandırılırlar.

PROTEİN VE AMİNO ASİTLER

Süt sığırlarının büyüme ve süt üretimi için amino asitlere gereksinimleri vardır. Dengeli rasyonlar bu amino asitlere dönüşebilecek proteinleri içerirler. Proteinler parçalanabilen ve parçalanmayan kısımlardan oluşur. Proteinlerin parçalanabilen kısmı, rumendeki bakteriler tarafından bakteriyel protein üretiminde kullanılır. Bu da besin maddesi olarak ince bağırsağa geçer. Parçalanmayan kısım ise, adından da anlaşıldığı gibi, parçalanmadan bağırsağa geçer.

Büyümekte olan buzağılar ve erken süt vermeye başlayan yüksek verimli süt ineklerinin yüksek düzeyde proteine ihtiyaçları vardır. Rumende oluşan bakteriyel protein tek başına yeterli olmadığından, bu hayvanların rasyonlarında bir miktar da rumende parçalanmayan proteine gereksinimleri vardır. Rasyonların parçalanabilen ve parçalanmayan proteinler açısından dengeli olarak formüle edilmesi, süt sığırlarından optimum performans alınmasını sağlar.

HAYVANSAL PROTEİN ÜRÜNLERİ

Et ve kemik unu, kan unu, kanatlı yan ürünleri unu ve hidrolize tüy unu rendering endüstrisi tarafından üretilen yem hammaddeleridir. Bunların üretiminde kullanılan hammaddeler ise, et işleme ve ambalajlama endüstrilerinin yan ürünleri ve perakende et satış mağazaları ile restoranlar gibi et kullanan kuruluşlardan gelen artık parçalardır. Bu ürünler, yeşil yem bitkileri ve bitkisel proteinler gibi pek çok geleneksel besin kaynağının tersine, rumende parçalanmayan çok konsantre protein kaynaklarıdır. Laktasyon döneminde, süt ineklerine günde 250 ila 1.150 gram hayvansal protein ürünlerinden vermek, bu hayvanların parçalanmayan protein ihtiyacını büyük ölçüde karşılar. Büyümekte olan buzağılar ve süt veren inekler hayvansal proteinden en fazla yararlanan hayvanlardır.

TANIMLAR

The Association of American Feed Control Officials (AAFCO; Amerikan Yem Kontrol Görevlileri Birliği) hayvansal yan ürünlerden elde edilen rendering ürünlerinde bulunması gereken besinleri saptayan ve ilgili standartları yayınlayan bir kuruluştur. Aşağıdaki tanımlar, bu kuruluş tarafından geliştirilmiştir.

1. Et ve kemik unu. Kan, kıl, tırnak, boynuz ve deri hariç, kemik dahil olmak üzere memeli hayvan dokularından elde olunan rendering ürünüdür. Et ve kemik unu içinde en az %4 oranında fosfor bulunmalıdır. Kalsiyum düzeyi de, gerçek fosfor düzeyinin 2.2 katından daha yüksek olmamalıdır.

Et ve kemik unu doğal olarak yüksek düzeyde kalsiyum ve fosfor içerir. Fosforun biyolojik yararlılığı yüksek olduğundan, süt sığırı rasyonlarında et ve kemik unu kullanıldığında, başka fosfor kaynakları kullanmaya gerek kalmayabilir. Et ve kemik ununun ayrıca, lizin içeriği de yüksektir.

Et ve kemik unu üretiminde kullanılan hammaddelerin bileşimleri farklı olabileceği için, rendering işletmelerinin, mümkün olduğunca aynı kalitede ürün yapabilmek için, hammaddelerini düzenli olarak aynı kaynaklardan temin etmeleri gerekir. Et ve kemik unu kullanmak isteyen yem ve süt üreticileri, ya et ve kemik ununu hep aynı üreticiden almalı veya aldıkları partileri düzenli olarak analiz ederek bileşimlerini kontrol etmelidirler.
 

2. Kan unu. Kıl v.s. gibi tüm yabancı maddelerden arındırılmış, taze ve temiz hayvan kanından üretilir. Kan unu püskürtme kurutma (spray-drying) ve flaş kurutma çemberinde kurutma (flash-ring drying) gibi yöntemlerle yüksek sıcaklıkta ve kısa sürede kurutulur. Bunun sonucu olarak %80-90'ı yararlanılabilir nitelikte ve lizin içeriği yüksek olan (yaklaşık olarak %9 ham protein içerir), tamamı aynı renkte lezzetli bir ürün elde edilir.
 

3. Kanatlı yan ürünleri unu. Tüyler hariç olmak üzere kanatlı karkaslarının öğütülmüş ve rendering işlemine tabi tutulmuş olan temiz kısımlarından yapılır. İçindeki kalsiyum düzeyi gerçek fosfor düzeyinin 2.2 katından daha yüksek olmamalıdır.
 

4. Hidrolize edilmiş tüy unu. Kesilmiş kanatlıların, bozulmamış ve temiz tüylerinin yüksek basınçta buharla işlenmesi ile elde olunur. AAFCO tanımlarına göre, ham protein içeriğinin en az %75'i sindirilebilir olmalıdır.

Tüyler, doğal hallerinde besin değeri düşük olan keratinsi bir protein kaynağı olmakla birlikte, buhar ve basınçla işlendiklerinde, içerdikleri proteinlerin yararlılığı arttırılabilir. Hidrolize tüy unu %80 oranında sindirilebilir ve yüksek oranda rumende parçalanmadan geçen protein içerir. Aynı zamanda yüksek düzeyde kükürtlü amino asitler de içerir ki bunlardan en fazla bulunanı (ham proteinin yaklaşık %5'i) sistin'dir.

Nebraska Üniversitesi'nde yapılan araştırmalar, soya küspesi ve üre yerine "kan unu + tüy unu" kombinasyonu ile beslenen buzağılarda protein verimliliğinin arttığını göstermiştir. Bu sonuç, büyük olasılıkla, kan unundaki lizin ile tüy unundaki kükürtlü amino asitlerin birbirini tamamlayan etkisinden ileri gelmektedir.

Tablo 1. Hayvansal Protein Ürünleri ve Soya Fasulyesi Ununun Besin Maddesi Bileşimleri a, b

Besin Maddesi

Et ve Kemik Unu

Kan
Unu c

Tüy
Unu

Soya
Küspesi

Kuru Madde (%)

93.00

93.00

93.00

90.00

Laktosyonda Net Enerji, Un (veya küspe)/Ib h

0.68

0.63

0.65

0.82

Ham Protein (%)

50.40

88.90

86.40

48.50

Yağ (%)

8.60

1.00

3.30

1.00

Kalsiyum (%)

10.10 g

0.30

0.33

0.27

Fosfor (%)

5.40 d, f

0.30 e

0.62 e

0.53 e

Yararlanılabilir Fosfor (%)

5.00

0.25

0.55

0.20

Arginin (%)

3.60

3.80

5.40

3.70

Lizin (%)

2.60

8.90

1.70

3.10

Metiyonin (%)

0.70

1.50

0.40

0.70

Sistin (%)

0.30

1.50

4.00

0.70

Triptofan (%)

0.30

1.10

0.50

0.70

a Kaynak; Fuller, 1988
b Besinlerin hayvana yedirildiği şekli esas alınmıştır.
c Püskürtme veya çember kurutucuda kurutulmuş.
d Yararlanılabilen fosfor esas alınarak hesaplanmıştır.
e Kaynak: National Resaerch Council; domuzlarda besin maddesi gereksinimleri, 1988.
f AAFCO kurallarına göre minimum fosfor düzeyi %4 olmalıdır.
g AAFCO kurallarına göre maksimum kalsiyum düzeyi, gerçek fosfor düzeyinin 2.2 katı olmalıdır.
h Kaynak; Feedstuffs, May 1990.

BESLEME KLAVUZU

Rasyona et ve kemik unu ilavesi, her ineğe günde yaklaşık 700-1.150 gram düşecek şekilde olmalıdır. Bu düzeyde katılan et ve kemik unu, yaklaşık 40-50 gram fosfor sağlar. İnek başına günde 225-450 gram kan unu verildiğinde, yemin lezzeti üzerinde olumsuz bir etkisi olmaz. Hidrolize tüy unu, hayvansal protein kaynaklarının en lezzetsizi olduğu halde, ABD'de bazı süt üreticileri hayvanlarına günde inek başına yaklaşık 225 g düşecek düzeyde tüy unu veriyorlar.

İneklerin protein ürünlerine alıştırılmaları gerekir. Protein ürünlerine geçişi kolaylaştırmak için, rasyondaki hayvansal protein düzeyi, ilk günlerde 110 gramdan başlayarak iki haftalık bir süre içinde giderek arttırılır. Lezzet sorunlarında dolayı, hayvansal protein ürünleri mevcut yemin üzerine dökülerek verilemez. Buna karşılık, yemleme sırasında tahıl veya yeşil yem bitkileri ile karıştırarak vermek, veya konsantre proteinin %7-10'unu oluşturacak şekilde yeme karıştırmak bir sorun yaratmaz.

HAYVANSAL YAĞ

Hayvansal yağ, dört yem kategorisinden biridir. Bu yağlar, büyük ve küçükbaş hayvan kesimhanelerinden, et parçalama ve paketleme tesislerinden, restoran mutfaklarından, kasaplardan ve süpermarketlerin et reyonlarından çıkan, genel olarak insan tüketimine uygun olmayan atıkların rendering işleminden geçirilmesi sonucu elde edilir.

Hayvansal yağların sertlik veya doygunluk derecesi "titer" ölçüsüyle tanımlanır. Sığır dokularından rendering işlemi ile elde edilmiş donyağının titeri 40 ya da daha yüksek, rendering ürünü yumuşak yağların (grease) ise titeri 40'ın altındadır. İyot değeri, hayvansal yağların sertlik veya yumuşaklığının bir başka ölçüsüdür ve 100 gram yağ tarafından absorbe edilen iyodun, tam sayı ve gram olarak ifadesidir. Doymamış yağların iyot değeri doymuş yağlara göre daha yüksektir. Dolayısıyla, iyot değeri daha yüksek olan yağlar daha yumuşaktır. Yemlerde kullanılan yağların iyod değerleri 48-85 arasında değişir.

Diğer yemlik yağlar arasında kanatlı yağları, hayvansal yağ karışımları (donyağı, rendering ürünü yumuşak hayvansal yağlar), restoranlardan toplanan kullanılmış kızartma yağları ve hayvansal ve bitkisel yağları beraber içeren yağ karışımları bulunur.

HAYVANSAL YAĞLARIN KALİTESİ

Hayvansal yağların kalitesini tayin eden faktörler; enerji değeri, stabilite ve yabancı madde içeriğidir. Bir yağın toplam yağ asidi içeriği, o yağın enerji değerinin bir göstergesidir. Toplam yağ asidi içeriği için AAFCO standardı minimum %90'dır.

Hayvansal yağların kalitesini ifade için kullanılan standart bir ölçü MIU'dur. MIU terimi, ingilizce moisture (nem), insolubles (çözünmeyen maddeler) ve unsaponifiables (sabunlaşmayan maddeler) kelimelerinin baş harflerinden oluşmuştur. Yemlik yağlarda MIU'nun %2'nin altında olması istenir. Daha yüksek oranda MIU ihtiva eden yağların, enerji ve kalitesi düşük olduğu kabul edilir. Çözünmeyen maddeler; kemik ve kıl parçaları ve pisliklerdir. Sabunlaşmayan maddeler; kolesterol, diğer steroller ve molekül yapılarında birden fazla doymamış bağ olan maddeleri içerir. AAFCO standartlarına göre, hayvansal yağlardaki çözünmeyen madde %1'den fazla, sabunlaşmayan maddeler ise %2.5'tan fazla olmamalıdır.

Nem düzeyinin %0.5-1.5 arasında olması istenir. Nem enerjiyi seyreltir, hayvansal yağın stabilitesini bozar ve oksitlenmeye bağlı acımaya neden olur. Bu da lezzeti olumsuz etkiler ve sindirim sorunlarına yol açabilir. Oksitlenmeye bağlı acıma A, D ve E vitaminlerini tahrip eder. Hayvansal yağlar, acımayı önlemek için özellikle uzun süre bekletilecekleri zaman ya da hazırlanan yem karışımı hemen kullanılmayacaksa, antioksidanlarla stabilize edilmelidir.

Hayvansal yağın kalitesinin bir başka ölçüsü, serbest yağ asidi içeriğidir. Hayvansal yağlarda yüksek düzeyde serbest yağ asitleri bulunduğunda, yağın stabilitesinin azalmasına ve acımasına neden olabilir. Arzu edilen serbest yağ asidi düzeyi %4-15 arasıdır. Peroksid değeri, yağların stabilitesini gösterir ve ölçüldüğü andaki oksitlenmeye bağlı acıma derecesini yansıtır. 5'den daha düşük peroksit değerleri yağın acımamış olduğuna işarettir.

Hayvanların yağlı dokularında toksinler birikebileceğinden, hayvansal yağ üretenler, ürettikleri yağın her partisinin analitik profillerini düzenli olarak çıkartmalı ve ürünlerinin analiz ile elde edilen değerlerinin, yönetmeliklerce verilen tolerans sınırları içinde olduğunu belgelendirmelidir.

HAYVANSAL YAĞLARIN YARARLARI

1. Yeme takviye olarak katılan hayvansal yağlar, süt verimini arttırır. Bunun başlıca nedeni, süt üretiminin sürekliliğini sağlamasıdır.
2. Bitkisel yağların yerine kullanıldığında, yemde analiz ile bulunan yağ yüzdesi değişmez veya %0.2-0.3 artar.
3. Yemin tozluluğunu azaltıp lezzetini arttırırak rasyonların kalitesini iyileştirir.
4. Yağda çözülen bileşiklerin absorbsiyonu ve yemdeki vitaminlerin stabilitesi artar.
5. Yem işleme makinaları ve taşıma araçlarını yağlar. Bunun sonucu olarak ekipman daha temiz ve uzun ömürlü olur ve peletleme için gerekli enerji azalır.
6. Rasyonların enerji yoğunluğu artar. Bu özellik, aşağıda daha ayrıntılı anlatılmıştır.

YÜKSEK VERİMLİ SÜT İNEKLERİNİN ENERJİ GEREKSİNİMİ

Yüksek verimli süt ineklerinin enerji dengesi, laktasyonun başlarında genellikle negatiftir (yani enerji açığı vardır). Bunun nedeni, hayvanın yem ile aldığı enerjinin, süt üretimi (ve diğer hayati faaliyetleri devam ettirmek) için gerekli enerjiden daha az olmasıdır. İneğin aldığı enerji süt üretimini desteklemeye yetmediğinden, inek kilo kaybeder. Bu kilo kaybı, laktasyonun ilk 100 gününde günde 1 kg'ı bulabilir. Enerji açığı ciddi boyutlara ulaşırsa, maksimum süt üretimi, süt üretiminin devamlılığı ve döl verimi düşer. Günlük maksimum süt üretimi değerinde gerçekleşecek her kilo artışa karşılık, laktasyon süresinde elde edilen toplam süt miktarında yaklaşık 200 kg'lık bir artış beklenir. Bir ineğin tüketebileceği yem miktarı sınırlı olduğu için, alınan enerji miktarını arttırmanın en iyi yolu, yemle alınan enerjinin yoğunluğunu arttırmaktır. Rasyondaki tahıl oranının arttırılması da enerji yoğunluğunu arttırır. Ancak, konsantre/kaba yem oranında 60/40 değerinin aşılması, yemle alınan lifli maddelerin sindirilebilirliğini, süt yağını ve süt proteinini azaltır ve asidosis gibi başka sorunlara da yol açabilir.

Yem, hayvansal yağ ile takviye edilirse, hem rumenin düzenli çalışmasını sağlayan lifli maddelerin (kaba yemin) azaltılmasına gerek kalmaz, hem de yemin enerji yoğunluğu etkin bir şekilde arttırılmış olur. Yeme katılan hayvansal yağ, enerji dengesinin pozitife dönüşünü de çabuklaştırır.

Sindirilebilir hayvansal yağ, tahıllardan elde edilen enerjiye kıyasla 2.25 kat daha fazla enerji içerir. Bu nedenle net enerji esasına göre 1 kg hayvansal yağ, 3-3.5 kg tahılın yerine geçebilir. Bu da 7 kg süt üretmeye yetecek kadar enerjiye eşdeğerdir.

Aşırı sıcak havalar, diğer pek çok canlı gibi, inekleri de rahatsız eder ve böyle havalarda bir dizi olumsuz fizyolojik tepki ortaya çıkar. Alınan su miktarı, vücut sıcaklığı ve solunum hızı artarken yem tüketimi azalır. Bu gelişmelerin en belirgin sonucu süt üretiminin düşmesidir. Sıcak havalarda ineğin yediği yem miktarını arttırmak çoğu zaman zor olduğu için, rasyonlara hayvansal yağ katılarak enerji yoğunluğu arttırılmalıdır. Rasyondaki yağ miktarının artması, yemin sindirilmesi sırasında açığa çıkan toplam enerjiyi de azaltacağından (yağ diğer besinlere kıyasla daha kolay enerjiye dönüştürülebilir) hayvanların kendi çıkardıkları sıcaklıktan daha az rahatsız olmaları sağlanmış olur.

BESLEMEDE KULLANILACAK YAĞIN ÇEŞİDİ VE MİKTARI

Rasyonda takviye amacıyla kullanılan ilave yağlar, miktar olarak kuru maddenin %5'ini geçmemelidir. Yüksek verimli süt ineklerine bu oranda verilen yağ, günde 32-36 kg süt (%4 süt yağına göre düzeltilmiş) için yeterli enerjiyi sağlayacaktır. Yeme katılan yağ miktarı %6-7 düzeyini aşınca, rumen fonksiyonunun olumsuz etkilenmemesi için, rumende parçalanmayan (by-pass) yağ kullanılması önerilir. Rasyondaki toplam yağ, yemle alınan kuru maddenin %8'i dolayında olduğunda, süt inekleri için maksimum verimliliğe erişilmiş olur. Yemdeki yağ doğrudan doğruya süt üretiminde kullanıldığı için, rasyonlara katılabilecek yağın miktarı süt verimi ile birlikte yükselir. Yüksek verimli süt ineklerinin beslenmesinde göz önünde bulundurulan temel bir kural, hayvanlara sütleri ile ürettikleri yağa eşdeğer miktarda yağ vermektir.

Yukarıda sözü edilen temel kural, rasyonda bulunabilecek maksimum korunmamış (rumende parçalanan) yağ ile ilgili sınırlamayı da dikkate almaktadır. Donyağı doymuş bir yağ olduğu için, rumenden çok az parçalanarak geçer ve beslenmedeki rolü olumludur. Bitkisel yağlar, yüksek oranda doymamış olduklarından rumen bakterileri üzerinde toksik etki yapabilirler. Bu toksik etkinin önlenmesi için hayvanın yediği bitkisel yağın rumene azar azar verilmesi gerekir ki, bu da her zaman kolayca sağlanamaz. Söz konusu toksik etki, lifli maddelerin sindirilebilirliğinde, kuru madde alımında ve süt yağı üretiminde düşüşler şeklinde kendini gösterir.

Mısır esaslı yemlere yağ takviyesi yapıldığında, doymamış/doymuş yağ asidi oranı maksimum 1.5/1 olan stabilize hayvansal yağların kullanılması önerilir. Yemdeki nişastanın ana kaynağı, milo ve arpa gibi az yağlı tahıllar ise, stabilize bir hayvansal yağ, bir hayvansal yağ karışımı veya herhangi bir hidrolize hayvansal-bitkisel yağ karışımı başarı ile kullanılabilir.

BESLEME İLE İLGİLİ TEMEL KURALLAR

İnekler bazen laktasyon başında yeme takviye için katılan hayvansal yağa cevap vermezler, ya da geç tepki gösterirler. Bu tepki, parçalanmayan protein ile hayvansal yağ arasındaki bir dengesizlikle bağlantılı olabilir. Bu nedenle, laktasyonun ilk beş ila altı haftasında, takviye olarak kullanılan hayvansal yağ miktarı inek başına günde 450-680 gram ile sınırlanmalıdır. Bundan sonra, süt verimi ve hayvanın vücut durumu fazla enerjiyi gerektirdiği sürece, muhtemelen laktasyonun 20 ila 30'ncu haftasına kadar, rasyonlara hayvansal yağ katılabilir. Burada hatırlanması gereken çok önemli bir husus şudur; takviye olarak kullanılan hayvansal yağın yararlı olabilmesi için, hayvana verilen kuru madde miktarı idame ettirilmeli ya da arttırılmalıdır.

Hayvansal yağların rasyonda kullanılmaya başlanması belli bir süre içinde azar azar arttırılarak yapılmalıdır. Bunun için, ilk bir kaç günde hayvan başına 115 gram'dan başlayarak iki ila üç hafta içinde 450 gram'a çıkılabilir. Hayvansal yağı yem fabrikasında bir protein konsantresi veya bir tahıl karışımı ile karıştırılması veya yemleme zamanı tahıllar ve yeşil yem bitkileri ile beraber verilmesi, hayvanların yemi iştahla ve tamamen tüketmelerini sağlar. Bütün önlemler alındığı halde, bazı inekler yağlı rasyona diğerlerine kıyasla daha geç uyum sağlayabilirler.

YÖNETİMİ İLGİLENDİREN HUSUSLAR

Yüksek Kaliteli Yeşil Yem Bitkileri

Hayvansal yağ kullanımında dikkat edilecek en önemli husus, normal rumen fonksiyonlarının korunmasıdır. Bunu sağlamanın en iyi yolu, yüksek nitelikli yeşil yem bitkileri kullanmak ve rasyondaki kuru maddenin en az %21'inin lifli maddelerden oluşmasını sağlamaktır. Yeşil yem bitkileri tükürük salgısını arttırır, rumenin pH'sını stabilize eder ve yağ asitlerini absorbe edecek yüzeyler oluşturur. Yağ asidleri, sindirime olumsuz etki yapan moleküllerin faaliyetine engel olurlar. Yeşil yem bitkilerinin temini kolay değil ise, yeme katılacak hayvansal yağın daha büyük bir bölümü rumende parçalanmayan cinsten olmalıdır. Rumendeki bakterilere yeterli enerjiyi verebilmek için rasyondaki yapısal olmayan karbonhidrat düzeyi %35-%40 olmalıdır.

Rasyon Proteini

Yemdeki tahılların bir kısmının yerine hayvansal yağ kullanıldığında, bu yağın rumende parçalanmayan protein ile takviye edilmesi gerekir. Bunun nedeni, hayvansal yağların rumende fermente olarak, bakteriyel protein sentezinin düşmesine neden olmasıdır. Yeme ilave yağ katıldığında rasyonun enerji yoğunluğu artarsa, protein/enerji oranını muhafaza etmek için yeme ayrıca protein ilave etmek gerekir.

Mineraller

Rasyondaki kalsiyum ve magnezyum miktarı arttırılmadan, süt ineklerine hayvansal yağ ile desteklenmiş yem verildiğinde, bazen kalsiyum veya magnezyum yetersizliği görülebilir. Bu nedenle, rasyondaki hayvansal yağ oranı %5'i aşınca, kalsiyumun kuru maddenin %0.9-1.1'i ve magnezyumun da, kuru maddenin %0.3'ü seviyesine çıkarılması önerilir.

Süt Proteini

Bazen, rasyona katılan hayvansal yağ, sütteki protein miktarını yüzde 0.1-0.2 oranında düşürebilir. Süt proteinindeki bu düşüşü telafi etmek için, yeme rumende parçalanmayan protein, korunmuş amino asitlerden lizin ve metiyonin, ve/veya inek başına günde 6 gram niasin ilave edilebilir. Sonuç olarak, hayvansal yağ kullanımı ölçülü ve dikkatli yapılmalıdır.

Tablo 2. Rumende Parçalanmadan Geçen Protein Miktarları
Protein Kaynağı

Parçalanmadan Geçen
Protein %'si

Soya Küspesi
Eşdeğeri

Soya Küspesi

30.0

1.0

Kan Unu

84.6

2.5

Et ve Kemik Unu a

50.0

1.7

Et Unu

61.8

2.0

Tüy Unu b

65.0

2.0

Mısır Gluten Unu

57.9

2.0

Destilasyon Artığı Tahıllar

60.6

2.0

Biracılık Atığı Tahıllar

56.4

1.8

a Et ve kemik unu %60'a kadar çıkabilir.
b Tüy unu %70'e kadar çıkablir.
Kaynak; Klopfenstein, 1991.

Tablo 3. Protein Fraksiyonlarına Gereksinim a
Protein Fraksiyonu

Laktasyondaki İnekler

Kurudaki İnekler

Danalar
(ay olarak yaşları)

 

5-8

9-12

13-17

18-23

Parçalanabilir

60

50

41

56

67

71

Parçalanmadan Geçen (by-pass)

40

50

59

44

33

29

Toplam ham protein %'si
Kaynak; Mahanna, 1990

Tablo 4. Süt İnekleri Rasyonuna Yağ İlave Etmek için Önerilen Program
Yeme Katılma Sırası Yağ Kaynağı

Kuru Maddenin %'si Olarak Toplam Rasyondaki Yağ

1

Temel hammaddeler: tahıllar, silaj, saman, yan ürünler

2.0-2.5

2

"Geleneksel" yağlar: bütün pamuk tohumu, bütün soya fasulyesi, donyağı

3.0-4.0

3

Rumenden parçalanmadan geçen yağlar

1.0-1.5

Toplam

6.0-8.0







AGROTURK Agro-Endüstriyel Müşavirlik
19 Mayıs Cad. 33/A-9
80220 Şişli - İstanbul
Tel: 212-212 6942 - Faks: 212-212 6831
E-posta: bilgi@agroturk.com.tr - Web: www.agroturk.com.tr