|
AGROTURK
Agro-Endüstriyel
Müşavirlik |
|
NRA BÜLTENİ Sayı 29 Ekim 2003 NRA Ana Sayfa Agroturk Ana Sayfa Site Haritası |
KANATLI YEMLERİNDE KANATLI YANÜRÜN UNU VE TÜY UNU KULLANIMININ BESİN VE EKONOMİK DEĞERİ
Jeffre D. Firman
Giriş
Hayvansal proteinlerin kanatlı endüstrisinde
kullanılması dünya üzerinde uzun bir geçmişe sahiptir. Esas olarak, ABD'de bütün
protein kaynakları öteden beri yüksek oranlarda kullanılmış ve bugün de
kullanılmaya devam etmektedir. Hangi protein kaynağının ne oranda kullanılacağı
konusunda uygulanan en temel ölçüt, bu proteinlerin diğer protein kaynakları
(örn; soya küspesi) karşısındaki göreceli maliyetidir. Bugün yaygın olarak şu
ürünler kullanılmaktadır; et unları, kan unları, hayvansal yağlar ve tüy unu. Bu
ürünlere ek olarak, sınırlı oranda, hurda yumurta tavuklarının değerlendirilmesi
amacı ile "bütün tavuk unu" da kullanılmaktadır. Bütün bu ürünler bütün kanatlı
yemlerinde çeşitli düzeylerde başarı ile kullanılmakta olmakla beraber, en
yüksek kullanım broyler ve hindilerde görülmektedir. Bunun nedeni de bu
hayvanların protein gereksinimlerinin yumurtacı çeşitlere göre daha yüksek
olmasıdır. Hayvansal kökenli bu ürünler, kanatlıların gereksinim duyduğu besin
maddelerini, balık unu ve bitkisel proteinlere kıyasla genellikle daha ucuza
karşılayabilmektedir. Bu ürünlerin kendi fiyatları da rekabet ettikleri diğer
proteinlerdeki fiyat dalgalanmalarına paralel olarak değişmektedir. Bu arada,
kanatlı rasyonlarındaki soya küspesinin bir kısmının hayvansal ürünlerle
değiştirilmesinin performans arttıracağına inanan bir grup araştırıcı da bu
konudaki çalışmalarını sürdürüyorlar. Soya küspesindeki oligosakkaridlerin,
kanatlılar üzerinde bazı olumsuz etkileri bulunduğu kanıtlanmış bulunuyor.
Hayvansal protein kaynakları ile desteklenen diyetlerin standart rasyonlara
kıyasla performans ölçütlerini önemli oranda iyileştirmesi mümkündür. Elde
edilen bu sonuçlar, sınırlayıcı amino asit oranlarının artmasından kaynaklanıyor
olabilirse de, soya küspesinden gelen ve sindirimi güç karbonhidratların
azalmasından ileri geldiği şeklinde de açıklanabilir. Laboratuarımızda daha önce
yapılan çalışmalarda, dikkatli bir formülasyon ile klasik protein kaynaklarının
yarıya yakın bir kısmının hayvansal yanürün karışımları ile karşılanabileceğini
göstermiş bulunuyor. Hayvansal ürünlerin besin bileşenleri ve besin değerleri
farklı olsa da, bu ürünlerin çoğu yüksek kaliteli protein, yüksek derecede
yararlanılabilir fosfor ve diğer mineraller açısından mükemmel kaynaklardır.
Benzer değerde başka ürünler de bulunmasına karşın, bu yazımın odak noktası,
kanatlı yanürünleri unu ve tüy ununun kullanılması olacaktır.
Bu yazıyı, bu ürünlerin rasyon hazırlanmasında kullanılabilmesi için gerekli
bilgileri sağlamak, kullanılmalarında hangi yöntemlere başvurulduğunu ve
kullanımla ilgili sınırlamaları anlatmak, ayrıca bu ürünlerin kullanımı ile elde
edilecek ekonomik kazanca dikkat çekmek için kaleme almış bulunuyorum.
Mevcut Ürünler
Kanatlı Yanürünleri Unu (KYU): Bu ürün, kanatlı kesimhanelerinin bir
yanürünü olup, piliçlerin kullanılmayan iç organlarını ve diğer yenmeyen
parçaları içerir. Farklı işletmelerde elde edilen ürünler arasındaki temel fark,
uygulanan işleme yönteminden kaynaklanmaktadır. Örneğin, ileri işleme yapan bir
işletmeden elde edilen KYU'da, karkasdan ayrılmış kemikler bulunur. Buna karşın,
kesilen piliçleri bütün karkas olarak satışa gönderen işletmelerde, sözü edilen
kemikler bulunmayacağından, birinci ürün genellikle diğerine göre daha yüksek
oranda kül içerir. ABD'de daha düşük kül içeren KYU, kedi-köpek maması
üreticileri tarafından daha yüksek kaliteli olarak kabul edildiğinden, yüksek
kül içeriğine sahip ürüne göre daha yüksek fiyata satılmaktadır. Ürünün yağ
bileşeni de, doğal olarak piliçlerin yağ dokusundan kaynaklanmakta olup, diğer
hayvansal yağlara kıyasla daha fazla doymamış yağ asidi içerir. Ancak, KYU'nun
rasyona ne oranda katılacağı, büyük ölçüde kül içeriğine göre değişmektedir.
Daha sonra bu konuya tekrar döneceğim. Aşağıdaki tabloda yaptığımız denemelerden
birinde kullanılan KYU örneklerinde elde ettiğimiz değerler özetlenmektedir.
Görüleceği üzere; yağ, protein ve kül oranları arasında farklılıklar
bulunmaktadır. Üründe bulunması istenen besin düzeylerine göre (doğal olarak,
belli sınırlar içinde) bu oranların ne olması gerektiği, alıcı tarafından talep
edilebilir.
Tüy Unu (TU): Piliç ve hindi gibi kanatlı tüylerinin hidrolize edilmesi
ardından öğütülmesi ile elde edilen ürün TU olarak anılır. TU, genel olarak,
sindirilebilirliği düşük ve amino asit dengesi zayıf bir ürün olarak
algılandığından, kanatlı endüstrisinde gerektiği oranda kullanılmamaktadır.
Fiyatı uygun olduğu halde, rasyonlarda %1-3'ün üzerine ender olarak çıktığı
görülmektedir. TU ile ilgili bu yaygın kanaatın temelinde sistin oranının yüksek
olması yatmaktadır. Bilimsel denemelerde, başka besinlerle iyi dengelendiği
takdirde yüksek sistin oranının sorun yaratmadığı kanıtlanmış olmakla birlikte,
bu yaklaşım pratikte ekonomik olmamaktadır.
Protein Unu Karışımları: ABD'de ticari olarak çeşitli protein unu
karışımları mevcut olup, bunun yanında, protein unu üreticilerinin pek çoğu
müşterilerinin isteği doğrultusunda özel karışımlar da hazırlamaktadır. Bu
ürünlerden bazıları özellikle balık ununun yerine kullanılmak üzere
tasarlanmıştır. Ancak, bilgisayar destekli formülasyon uygulamaları
yaygınlaştıkça ve diyet formülasyonları gittikçe sindirilebilir amino asit
içeriğine dayandırıldıkça, hazır protein unu karışımlarının avantajları da
azalmaktadır. Diğer bir ifade ile, bundan böyle bilgisayar yardımı ile eldeki
hammaddelerin besin içerikleri ve maliyetleri dikkate alınarak her diyet için
özel ve ekonomik bir formülasyon oluşturmak mümkün olabilmektedir.
Hayvansal Proteinlerin Rasyonlarda Kullanımı
Hayvansal proteinler kanatlı rasyonlarının önemli bileşenleridir. Bu proteinler
rasyona, yüksek oranda amino asitler, yüksek düzeyde yararlanılabilir fosfor,
bazı önemli mineraller ve az miktarda da enerji sağlarlar. Hayvansal ürünlerin
kanatlı rasyonlarında kullanılması, bugüne kadar kullanıcıların yeterli bilgiye
sahip olmamaları nedeni ile sınırlı kalmıştır. Ancak bugün kullanıcıların
kullanma kararlarına yardımcı olacak bilgilere kolayca ulaşılabilmekte olup,
artık bu ürünlerin rasyonda kullanılıp kullanılmayacakları tamamen
maliyetlerine bağlı bir seçim haline gelmiştir. Bu protein ürünlerinin
kullanımları ile ilgili tartışmaya geçmeden önce, bu ürünlerle ilgili olarak
yapılan en son bilimsel araştırmalara bir göz atalım. Yapılan çalışmaların
sonuçlarına bakıldığında, araştırmaların bazılarında çok olumlu sonuçlar
alınmışken, bazı denemelerin sonuçlarının bu ürünlerle alternatif ürünler
arasında herhangi bir fark olmadığını gösterdiği, bazı denemelerin ise bu
ürünlerin kullanımının olumsuz etkisi olduğuna işaret ettiği görülmektedir. Bu
nedenle, araştırma sonuçlarındaki bu farklılıkların nereden kaynaklandığını
irdelemekte yarar görüyorum.
Hayvansal Proteinlerin Olumsuz Sonuç Vermesi: Hayvansal proteinler ABD'de
ve diğer ülkelerde uzun yıllar başarı ile kullanılmış ve mükemmel sonuçlar
vermiştir. O halde, neden bazı araştırmalarda bu ürünlerin diyete katılmasının
olumsuz etkisi olduğu yönünde sonuçlar alınmaktadır? Bunun birkaç nedeni
olabilir. Bazı durumlarda araştırmanın iyi tasarlanmadığı ileri sürülebilir.
Örneğin, denemede kullanılan ürünün enerji değerinin gerçek olandan daha yüksek
olduğu varsayılmış olabilir. Bu nedenle, bu ürünün katıldığı diyetin toplam
enerjisi de beklenenden düşük çıkar. Hayvansal proteinlerin kullanıldığı deneme
diyetlerinden düşük performans elde edilmesinin en sık rastlanan nedeni ise,
diyetlerin sindirilebilir amino asit esasına göre hazırlanmamış olmasıdır.
Rasyonda kullanılan hammaddelerden birindeki amino asitlerden bir veya birden
fazlasının gerçek sindirilebilirliği varsayılandan düşük ise, deney
hayvanlarında performans düşüklüğü ortaya çıkabilir. Aşağıdaki örnekte hindi
başlatma rasyonu olarak hazırlanmış standart bir mısır-soya tabanlı diyet ile
hayvansal proteinlerin kullanıldığı bir diyet karşılaştırılmaktadır. Dikkat
ederseniz lizinde %5'lik, metiyoninde ise %15'lik bir azalma görülmektedir.
Genel olarak rasyonlarla verilen besin maddeleri hayvanların gerçekte gereksinim
duydukları düzeyin üzerinde olduğundan, yukarıda sözü edilen sorun ortaya
çıkmamaktadır. Diğer bir ifade ile, bazı hammaddelerin amino asit
sindirilebilirlikleri varsayılanın biraz altında bile olsa, o hammadde
rasyonda gerektiğinden daha yüksek bir oranda kullanılıyor ise, hayvanlar gene
de gereksinim duydukları oranda gerekli amino asitlerden alacaklardır. Ancak,
günümüzde hayvan rasyonları gittikçe daha hassas bir şekilde hazırlanmaktadır
(precision feeding). Bu yaklaşım benimsendiğinde de, hammaddelerdeki amino
asitlerin gerçek sindirilebilirliklerinin dikkate alınması gittikçe önem
kazanmaktadır. Doğal olarak, sindirilebilirlik değerlerini esas alan
bilgisayar programları kullanılıyor ise, büyümede herhangi bir gerileme
sözkonusu olmayacaktır. Tablo 1. Toplam Amino Asitler ve Sindirilebilir Amino Asitler İçeriğine Göre
Hazırlanmış İki Formülasyonun Karşılaştırılması
Olumsuz sonuçların bir diğer nedeni de, kullanılan hammaddenin besin dengesini
bozması olabilir. Buna örnek olarak, yüksek oranlarda tüy unu kullanıldığında
sistin düzeyinde görülen artıştır, bazı hammaddelerin sınırlanmasını
gösterilebilir. Bu, çözümlenmesi zor bir durum olup, bu durumda bazı
hammaddelerin sınırlanması gerekebilir.
Hayvansal Proteinlerin Alternatif Ürünlere Benzer Yanıt Vermesi:
Yapılan
araştırmalarda elde edilen en yaygın sonuç bu olup, normal olarak beklenen de
budur. Bilgili bir besleme uzmanının değişik hammaddelerle benzer sonuç alması
gerekir. Hayvansal proteinlerin broyler başlatma yemlerinde ekonomik sınırları
olan %12'ye kadar kullanılmasının hayvansal ürün kullanılmayan diyetlerle aynı
sonuçları vermesi beklenmelidir.
Hayvansal Proteinlerin Alternatif Ürünlerden Üstün Yanıt Vermesi:
Bazı
durumlarda diyete hayvansal ürün katmanın olumlu bir yanıt verdiği (örneğin,
büyümeyi arttırdığı) görülebilir. Deneme tasarımında herhangi bir hata
yapılmadığı varsayıldığında, elde edilen bu sonucun diyetteki amino asit
profilinin hayvanın gereksinimlerine göre daha iyi dengelenmiş olmasından
kaynaklandığı söylenebilir. Bu, diyete balıkunu katıldığında görülen bir etki
olup, bazı firmaların protein unlarını karıştırarak elde etmek istedikleri sonuç
da bu etkidir.
Hayvansal Protein Unu Kullanmanın Ekonomik Yönü
Dünyanın çeşitli yerlerinde verdiğim konferanslarda son zamanlarda şu iki hususu
vurgulamaya gayret ediyorum; bunlardan birincisi, hayvan beslemede giderek
hammadde yerine besin maddesi esaslı formülasyonun yaygınlaşıyor olması;
ikincisinin de, bilgisayarın artık en düşük maliyetli formülasyon saptanması
yanında daha başka maliyet düşürücü amaçlarla kullanımının yaygınlaştığıdır. Bu
iki yaklaşım da, daha düşük maliyetlerle hayvanlardan aynı verimin alınmasını
hedeflemektedir. Yukarıdaki tabloda sonuçları özetlenen, toplam amino asitlerin
sindirilebilir amino asitlerle karşılaştırılması, besin maddesi esaslı
formülasyonun üstünlüğü açısından iyi bir örnek oluşturmaktadır. Besin
maddelerini doğru tanımladığımız takdirde (bu örnekte, sindirilebilir amino
asitleri esas aldığımızda), hangi hammaddenin kullanıldığından bağımsız olarak,
benzer formülasyon parametreleri elde edebilir ve en uygun hammadde maliyetine
ulaşabiliriz. Diğer bir anlatımla, "x hammadesi metiyonince fakir olduğu için
kullanmayalım" demek yerine, x maddesinin metiyonin ile desteklendiği takdirde
ekonomik olup olmadığını kontrol etmek daha isabetli bir yaklaşımdır. Üzerinde
duracağım ikinci nokta, bilgisayarın yanlız en düşük maliyetli yem formülü
hazırlama yanında başka amaçlar için de kullanılabileceği olacak. Yukarıda
yaptığımız, bilgisayarın sadece en düşük maliyetli formül elde edilmesinde
kullanılmasının bir örneği idi. Şimdi, yapay olarak seçilmiş sınırlar koymak
yerine, bilgisayarı besin maddelerini doğru olarak seçmemize yardımcı olacak bir
araç olarak kullanalım. Bu durumda, bilgisayar yanlız en düşük maliyeti saptamak
yerine, "gerekli besinleri" en düşük maliyetle sağlayan bir araç haline gelmiş
oluyor (Çevirmenin notu: En düşük maliyet programları kullanan yemcilerin
amacının da zaten gerekli besinleri en düşük maliyetle sağlamak olduğunu
biliyoruz. Yazarın burada anlatmaya çalıştığı, amino asitlerin gerçek
sindirilebilirlikleri esas alındığında, elde edilen formülün gerekli besinleri
daha doğru bir şekilde içereceğidir). Bilgisayarın bu ikinci şekilde
kullanılması sonunda bazı ilginç hususlar da ortaya çıkmaktadır ki, bu yazının
sınırları bu konulara derinlemesine girmeme izin vermemektedir. Ancak, sözünü
ettiğim ilginç durumlara KYU ve TU ile ilgili bir örnek vererek, neden söz
ettiğimi anlatmaya çalışacağım.
Rasyona dahil edilebilecek hammaddelerin sayısı arttıkça maliyet düşer. Aşağıda,
sindirilebilir amino asit esasına göre hazırlanmış aynı büyüme performansı
vermesi gereken bir dizi rasyon verilmekte. Bu karşılaştırma yapıldığı tarihte
KYU ve TU soya küspesine göre daha pahalı idi, dolayısı ile tersi olduğunda
tasarruf oranı daha da yüksek olabilir.
Tablo 2
Formüle et unu gibi başka hayvansal proteinlerin ve diğer hammaddelerin ilave
edilmesi tasarruf düzeyini arttıracaktır. Uygun formülasyon stratejisi ile
tasarruf düzeyini %10’a kadar çıkarmak mümkündür. Bazı özel durumlarda %30
oranında tasarruf etmek söz konusu olabilir. Bu hammaddelerin formüle katılmasında sınır nedir? Araştırmalarımızda, kalsiyum ve fosfor gereksiniminin
üzerine çıktığımızda bu sınıra ulaştığımızı görüyoruz. Bu sınır, maliyetler
dikkate alınarak yapılacak formülasyon ile elde edilecek sınırın çok üzerinde
oluşmaktadır. Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi, %9 katma oranında çok önemli
bir tasarruf sağladığımız halde, %9-11 katma düzeyi aralığında elde edelen
tasarruf çok daha düşük olmaktadır. Bu durum, hayvansal protein unlarının
diyette kullanılması ile ilgili genel bir sonuç olup, pratikte bu sınır %12
civarında oluşmaktadır. Açıktır ki maliyet üzerinden elde edilecek tasarruf,
kullanılan hammaddelerin fiyatlarına ve içerdikleri besin maddesi oranlarına
bağlı olup, en yüksek tasarrufun elde edilmesi ancak en düşük maliyet
programlarının kullanılması ile mümkündür. Tekrar etmek gerekirse, bu ürünlerin
kullanılmasında en mantıklı ve güvenli yaklaşım, sindirilebilirliklerin dikkate
alınarak formülasyon yapılmasıdır. Aşağıdaki tablo bu konuda bir karşılaştırma
yapmaya olanak sağlamaktadır. Bu tabloda da görüleceği gibi, farklı fiyat
düzeylerinde hayvansal proteinler %15’e varan oranlarda soya küspesinin yerini
alabilmektedir.
Tablo 3
Değişik kombinasyonlar mümkün olabileceğinden, bu çalışmalar yapılırken fiyatlar
iyi izlenerek, yem maliyetinden tasarruf etmek amacı ile hangi kombinasyonun
kullanılacağına karar vermek gerekir. Özet Hayvansal protein unları hayvan
rasyonları için mükemmel birer protein ve mineral kaynağıdırlar. Bilgisayar
destekli formülasyon tekniklerinin bilinçli olarak uygulanması, bugüne kadar
olduğu gibi, gelecekte de ekonomik yem üretiminin dayanağı olmaya devam
edecektir.
Özet
Hayvansal protein unları hayvan rasyonları için mükemmel birer protein ve
mineral kaynağıdırlar. Bilgisayar destekli formülasyon tekniklerinin bilinçli
olarak uygulanması, bugüne kadar olduğu gibi, gelecekte de ekonomik yem
üretiminin dayanağı olmaya devam edecektir. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
AGROTURK Agro-Endüstriyel
Müşavirlik |