başa dön

NRA
BÜLTENİ
Sayı 26
Ağustos 2002





NRA
Ana Sayfa

Agroturk Ana Sayfa

Site Haritası

L-LİZİN, DL-METİYONİN VE L-HİSTİDİN İLE DESTEKLENMİŞ KANATLI YAN-ÜRÜN UNUNUN BALIKUNU YERİNE İKAME EDİLMESİNİN, GÖKKUŞAĞI ALABALIĞI (ONCORHYNCHUS MYKİSS) PERFORMANSI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Yazarlar: Ronald W. Hardy ve Zongjia J. Cheng
Çeviri: İ. Cihan Koru

Özet

Sentetik lizin, metiyonin ve histidin ile desteklenmiş kanatlı yan-ürün ununun (KYU), gökkuşağı alabalığının büyümesi, yem çevirme ve mortalite oranı üzerindeki etkilerini değerlendirmek üzere dört deneme kuruldu.

ABD'de hayvan yemi ve pet hayvanı maması üreticilerinin taleplerini karşılamak üzere, rendering endüstrisi tarafından farklı kalitelerde kanatlı yan-ürün unları üretilmektedir. Birinci denemede üç tip kanatlı yan-ürün unu (yemlik, prima ve rafine kaliteler) ve iki tip balıkununun (ringa ve menhaden) görünür sindirilebilirlik katsayıları (ADC = Apparent Digestibility Coefficient) ölçüldü. Sonuçta, rafine kanatlı yan-ürün unu ve ringa balığı ununun benzer ADC değerlerine sahip olduğu saptandı.

İkinci denemede gökkuşağı alabalıklara sentetik lizin ile desteklenmiş ve desteklenmemiş rafine kanatlı yan-ürün unu verildi ve bu hammaddeler ringa balığı ununu %25, %50, %75 ve %100 oranlarında ikame etmede kullanıldı. Altı hafta boyunca sürdürülen bu deneme sonucunda, rafine kanatlı yan-ürün ununun balıkununu, büyüme, yem çevirme ve mortalite oranlarını düşürmeden %75 düzeye kadar ikame edebildiği saptandı. Ayrıca, rafine kanatlı yan-ürün unu esaslı diyetler %0.29 oranında lizin ile desteklendiğinde, bu diyetlerdeki balıkununun büyüme, yem çevirme ve mortalite oranlarını düşürmeden %100 düzeyinde ikame edilebileceği görüldü.

Üçüncü denemede metiyonin ve lizin ile desteklenmiş rafine kanatlı yan-ürün unu, ringa balığı ununu %83.3, %91.6 ve %100 oranlarında ikame edecek şekilde kullanıldı. Sekiz hafta boyunca toplanan veriler, bu diyetlerle beslenen balıkların balıkunu ile beslenenlere kıyasla daha hızlı büyüdüğünü gösterdi. Ancak, gözlenen fark istatistiki olarak önemli düzeyde değildi. Bu sonuçtan, %0.13 metiyonin ve %0.29 lizin ile desteklenmiş rafine kanatlı yan-ürün ununun, ringa balığı ununu %100 oranında ikame edebileceği anlaşılmaktadır.

Dördüncü denemede rafine kanatlı yan-ürün unu histidin, lizin ve metiyonin ile desteklendi. Altı hafta süren bu deneme sonunda, rafine kanatlı yan-ürün ununun, sentetik lizin (%0.29) ve metiyonin (%0.13) ile desteklenmesi durumunda bu hammaddenin, büyüme, yem çevirme ve mortalite oranlarını düşürmeden yüksek kaliteli ringa balığı ununu %100 ikame edebileceği görüldü. Rafine kanatlı yan-ürün unu esaslı diyetlerde, histidin düzeyinin %0.66 olmasının büyüme için yeterli olduğu saptandı. Dolayısı ile, protein kaynağı olarak rafine kanatlı yan-ürün unu kullanılan diyetlerin histidin ile desteklenmesine gerek olmadığı anlaşılmış oldu.

Giriş

Balık yemi üretiminde yüksek oranlarda balıkunu kullanılmaktadır. Et-obur balık türleri için hazırlanan balık yemlerinde balıkunu, diyetin %30 - %50'sini oluşturur. Peru ve Şili, dünya balıkunu üretiminin üçte birini karşılamaktadır. El Nino'nun etkili olduğu yıllarda, bu iki ülkenin balıkunu üretimi %80'e varan oranlarda değişkenlik gösterebilmektedir. Balıkunu üretiminin düştüğü yıllarda bu hammaddenin fiyatı ikiye katlanmaktadır. Balıkunu üreticisi diğer ülkelerde de aynı dönemde üretim düşmesi olduğunda durum çok daha vahim boyutlara ulaşabilmektedir. Ayrıca dünyadaki balık stokları tükendikçe, bugüne kadar balıkunu olarak değerlendirilen balık türlerine insan gıdası olarak tüketilmek üzere talep de artmaktadır.

Dünya denizlerinde tutulan balık miktarı düştükçe ve balıkunu fiyatları arttıkça, balık yemi üreticileri de başta hayvansal rendering ürünleri olmak üzere alternatif protein kaynaklarına dönmektedirler. Bunun yanında, dünyada balık yemlerinde doğadan yakalanmış balıkların kullanılmasının sürdürülebilirliği ve bu yöntemin etik yönü ile ilgili olarak da endişeler gittikçe artmaktadır.

Tipik olarak, balık üretiminin değişken giderlerinin en az %50'sini balık yemi oluşturmaktadır. Salmonid türleri için üretilen yemlerin maliyetinin balıkunu fiyatlarına bu şekilde aşırı bağımlı olması, bu sektörü zaman zaman ciddi sıkıntıya sokmaktadır. Bu nedenle, kanatlı yan-ürün unu gibi balıkununa kıyasla daha ekonomik, fakat besleme değeri balıkunu düzeyinde, hatta daha yüksek olan, bunun yanında uzun vadede bulunabilirlik olasılığı daha yüksek olan hammaddelerin kullanılması yem üreticilerinin ilgisini çekmektedir.

Yemlik, prima ve rafine kanatlı yan-ürün unlarının besin bileşenleri balıkununkine benzerdir. Ayrıca kanatlı yan-ürün unu, hamsi balığı ununda olduğu gibi, düşük kül düzeyine sahiptir. Bilindiği gibi, yüksek kül düzeyi, balık havuzlarında ve havuzlardan çıkan sularda aşırı düzeyde olması istenmeyen fosfor (P) miktarını arttırmaktadır. Su ortamlarında aşırı P, alg ve diğer su bitkilerinin gelişmesini teşvik ettiğinden, bu tür habitatların P düzeyini arttırma potansiyeli olan faaliyetler giderek daha sıkı bir şekilde denetlenmektedir. ABD'de yürürlükte olan Temiz Su Yasası bu tür kısıtlamalar içeren düzenlemelere iyi bir örnektir. Laboratuarımızda yaptığımız çok sayıda deneme, kanatlı yan-ürün ununun, balık yemlerinde protein kaynağı olarak yüksek potansiyele sahip olduğunu göstermiştir. Kanatlı yan-ürün ununun besleme değeri, sınırlayıcı amino asitlerle desteklendiği takdirde daha da arttırılabilmektedir (Cheng, 2000).

Bütün dünyada alabalık yemlerinde toplam 184.000 ton balıkunu kullanıldığı tahmin edilmektedir (Hardy, 1999). Bu miktarın 3/4'ü kanatlı yan-ürün unu ile ikame edilse, dünya alabalık üretiminde $25 milyonluk bir tasarruf sağlanacağı hesaplanmaktadır. Aynı oranda önemli bir husus da, rendering ürünlerinin kullanımının artması ile çevrenin olumlu yönde etkileneceğidir.

Birinci Deneme ile İlgili Tartışma

Birinci denemede üç farklı tip kanatlı yan-ürün unu ve iki farklı tip balıkunu, kazein-jelatin esaslı referans diyetlerine %30 oranında karıştırılmış ve bu hammaddelerin gökkuşağı alabalık için ADC değerleri ölçülmüştür. Bu denemede 6 adet, her biri 40 litre kapasiteli balık tankı kullanılmış ve tanklardan her birine 15 gökkuşağı alabalık konmuştur. Sözü edilen kanatlı yan-ürün unlarının, balıkunlarının ve referans diyetin her biri rastgele bir tanka tahsis edilmiştir. İlk iki hafta boyunca tankların dibine çöken dışkılar toplanmış, daha sonra balıklar farklı tanklara alınmışlar ve dışkı toplanmasına devam edilmiştir. Her bir hafta boyunca toplanan dışkılar birer tekerrür oluşturmuş ve ayrı olarak analiz edilmiştir. Bu denemede kullanılan hammaddeler ile ilgili olarak saptanan ADC değerleri aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.

Tablo 1 - Deneme 1'de Saptanan Görünür ADC Değerleri (%)
Hammadde

Kuru Madde

Ham Protein

Yağ

Kül

Fosfor

Brüt Enerji

Ringa Balığı Unu

81.3

89.8

91.5

76.6

58.2

88.2

Menhaded Balığı Unu

70.9

85.8

90.7

66.2

46.9

84.0

Yemlik Kalitede Kanatlı
Yan-ürün Unu

70.9

83.1

79.7

74.2

49.4

81.9

Prima Kalite Kanatlı
Yan-ürün Unu

71.5

84.8

82.7

77.4

45.8

83.4

Rafine Kalite Kanatlı Yan-ürün Unu

74.5

87.1

79.9

79.6

56.0

79.8

Rafine kanatlı yan-ürün unu ile ringa unu, amino asitlerin ADC değerleri açısıdan karşılaştırıldığında, yanlız arginin ve leusinde önemli sayılabilecek fark saptanmıştır. Sonuçlar, rafine kalite kanatlı yan-ürün ununun, ringa ununa benzer besleme değerinde olduğunu, dolayısı ile alabalık diyetlerinde ringa ununun bir kısmını ikame edebileceğini göstermiştir. Saptanan diğer bir husus da, değişik kalitelerde kanatlı yan-ürün unlarının arasında farklar bulunduğu ve bu durumun formülasyonda dikkate alınması gerektiği idi.

Rendering unları 19. yüzyılın ortasından bu yana hayvan yemlerinde kullanılmaktadır. Buna karşılık, bu grupdaki hammaddelerden biri olan kanatlı yan-ürün ununun, balık üretiminde başarı ile kullanılabileceği araştırmacılar tarafından ancak son zamanlarda vurgulanmaya başlamıştır. Sugiura ve ark. (1998), ham proteinin ADC değeri açısından ringa unu (%94.6), menhaden unu (%89.8) ve kanatlı yan-ürün unu (%95.9) arasında gökkuşağı alabalık beslenmesi açısından önemli bir fark olmadığını göstermişlerdir. Ancak, yaptıkları araştırmada kullanılan kanatlı yan-ürün ununun özellikleri belirtilmemiştir. Aknes ve Opstvedt (1998) ise, farklı balıkunlarının ham proteinlerinin ADC değerinin %76.7 ile %90.7 arasında değiştiğini saptamışlardır. Bureau ve ark.'larının (1999), ringa unu, menhaden unu ve KYU için saptadıkları ham protein ADC değerleri, sırası ile, %87, %91 ve %82 idi. Pfeffer ve ark.'larının (1995), KYU için elde ettikleri değerler de (%83.1 - %87.1) bizim elde ettiğimiz değerlere benzer çıkmıştı. Buna karşılık, Cho ve Slinger (1970), ham protein için elde ettikleri ADC değerlerinin (%68) düşük olduğunu rapor etmişlerdi. Dong ve ark.'ları da (1993), KYU için düşük değerler (%64.4 - %77.7) saptamışlardı. Farklı araştırıcıların kanatlı yan-ürün unundaki ham protein ile ilgili olarak belirledikleri ADC değerlerinin farklı olması nedeni ile, balık yemlerinde balıkununun yerine kullanılmak üzere rastgele herhangi bir kaynaktan kanatlı yan-ürün unu temin etmek yerine, kalitesinin sürekli ve değişmez olduğundan emin olunan güvenilir kaynaklar tercih edilmelidir.

Bu araştırmada saptanan ADC değerleri, balıkununda kanatlı yan-ürün ününe kıyasla daha yüksek bulundu. Diğer bir araştırmada da, Austreng ve ark. (1979), çoklu doymamış yağ asitlerinin alabalıklarca çok iyi sindirildiğini saptamışlardır. Ellis ve Smith'in (1984), ringa unundaki lipidlere ait ADC değerini %89.8 olarak bulmaları da bu denemede bulunan değer ile (%91.5) uyuşmaktadır. Bureau ve ark.'ları da (1999) belli bir tip kanatlı yan-ürün ununda düşük ADC değeri (%78) saptamışlardır. Bu denemede incelenen ringa unu ve üç tip KYU ile ilgili olarak bulunan sindirilebilir enerji değerleri, National Research Council (NRC, 1993) tarafından tahmin edilen değerlerden biraz daha yüksek bulundu. NRC değerleri ringa unu ve KYU için, sırası ile, 4.34 kcal/g ve 3.46 kcal/g olarak yayınlanmış olmakla beraber, ne tip KYU olduğu belirtilmemiştir. Balıkunları ve KYU'daki P ile ilgili olarak saptanan ADC değerleri, Sugiura ve ark. (1998) tarafından yayınlanan değerlere yakın olarak bulundu. Sugiura ve ark.'larının P için saptadığı ADC değerleri, ringa unu, menhaden unu ve KYU için, sırası ile, %44.4, %36.5 ve %63.5 idi. Bu, ADC değerlerinin yüksek olmamasının, bu hammaddelerdeki P düzeyinin yüksek olmasından kaynaklandığını düşündürmektedir. Gökkuşağı alabalıkların diyetlerinde bulunması gerekli olan P miktarı sadece %0.6 olduğundan (NRC, 1993), alabalık diyetlerindeki P fazlasının bir kısmı dışkı ile atılmakta ve P için düşük bir ADC değeri bulunmasına neden olmaktadır. Ketola ve Harland (1993), somon balıklarının diyetle aldıkları P'nin sadece %20'sinin asimile edildiğini, gerisinin balıkların yaşadığı su ortamına karıştığını rapor etmişlerdir. Asimilasyon düzeyi, diyette bulunan toplam P düzeyi yanında, bu P'nin ne kadarının yararlanılabilir olduğuna da bağlıdır (Sugiura ve ark., 2000).

Bundan önce çok az sayıda araştırıcı gökkuşağı alabalıklar açısından amino asitlerin ADC değerini ölçmüştür. Bizim sonuçlarımız, balıkunlarındaki amino asitlerin ADC değerlerinin KYU'ya kıyasla daha yüksek olduğunu gösterdi. Bu iki grup hammadde arasındaki farklılık çoğu amino asitler için önemli düzeydeydi. Ancak, rafine KYU (R-KYU) ile ringa unu karşılaştırıldığında, KYU'daki arginin ile leusinin ADC değerinin ringa unundakinden daha düşük olduğu görüldü. Buna karşılık, R-KYU'daki triptofanın ADC değeri, ringa ununa kıyasla daha yüksek bulundu. Bu sonuçlar, özellikle protein içeriği ve proteinlerin ADC değerleri arasındaki benzerlikler dikkate alındığında, alabalık yemlerinde kullanılan yüksek kaliteli ringa ununun önemli bir kısmının R-KYU ile değiştirilebileceğini göstermektedir.

197 gün süren bir alabalık denemesinde Alexis ve ark. (1985), yaygın olarak kullanılan balıkunu yerine KYU kullanmışlardır. Elde edilen veriler, balıkununun tek protein kaynağı olarak kullanıldığı diyetlerin, diğer deney diyetlerine kıyasla daha düşük sonuçlar verdiğini, balıkununun kısmen KYU ile ikame edildiği durumlarda daha yüksek bir büyüme performansı yakalandığını göstermiştir. Viola ve Zohar (1984), tilapia yemlerindeki balıkununun %50 kadarının, başarılı olarak, KYU ile ikame edilebileceğini saptamışlardır. Fowler (1990) ise, chinook somon diyetlerinde, büyümeyi olumsuz etkilemeden, KYU'nun %20 düzeyine kadar kullanılabileceğini rapor etmişlerdir. Nengas ve ark. (1999), 12 hafta boyunca beyaz balıkunu içeren bir yemle beslenen çipuraların diyetindeki balıkununun %75 ve %100 oranında KYU ile ikame edilmesi halinde, büyümede çok düşük bir gerileme görülmekle beraber, bu düşüşün istatiski olarak önemli olmadığını görmüşlerdir (P>0.05). El-Sayed (1994), gümüşi çipura yavrularının %15 KYU ve %43 balıkunu içeren bir diyetle beslendiklerinde, %54 balıkunu içeren bir diyete kıyasla aynı performansı gösterdiklerini rapor etmiştir.

Laboratuarımızda yürütülen çok sayıda deneme, KYU'nun alabalık ve somon için değerli bir protein kaynağı olduğunu göstermiştir. Siguira ve ark. (1998), alabalık ve somon diyetlerinde KYU'nun dört tip balıkununun ortalamasına kıyasla, kuru madde, ham protein ve fosfor açısından daha yüksek sindirilebilirliğe sahip olduğunu saptamışlardır. Hardy (Idaho Üniversitesi, yayınlanmamış veriler), KYU'nun alabalıklar açısından et ve kemik ununa kıyasla daha yüksek besleme değeri olduğunu bulmuştur.

Bu araştırmada kullanılan üç tip KYU da aynı rendering tesisinde kontinü bir pişiricide elde edilmiştir. Bu üç KYU'nun arasındaki fark, pişirilmek üzere gelen hammaddelerin pişirme işleminden önce, farklı ham protein ve kül düzeyleri elde edilecek şekilde sınıflanmalarından kaynaklanmaktadır (G. Pearl, Fats and Proteins Research Foundation, kişisel yazışmalar). Farklı KYU'ların farklı ham protein ve kül içermeleri, ölçülen ADC değerlerinin de farklı çıkmasına neden olmuştur.

Gökkuşağı alabalıklar, diyetlerinin %38 gibi büyük bir kısmının ham proteinden oluşmasını istemektedir (NRC, 1993). Farklı balıkunları ile farklı KYU'ları karşılaştırıldığında, ringa unu ile R-KYU'nun en yüksek ham protein düzeyine sahip olduğu, bu iki hammaddenin ham protein düzeyleri arasında önemli bir fark olmadığı, dolayısı ile R-KYU ile ringa unun alabalık beslenmesi açısından aynı değerde olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus ayrıca, bu hammaddelerin amino asit profillerinin ve amino asit ve ham protein içeriklerinin ADC değerlerlerinin karşılaştırılması ile de doğrulanmaktadır. KYU, alabalık diyetlerinde temel protein kaynağı olarak kullanıldığında, optimum kullanım düzeyinin ne olduğunun saptanması için, belirli tip KYU'ların, balıkununu belirli düzeylerde ikame edecek şekilde tasarlanmış yeni balık besleme denemeleri gerekmektedir.

İkinci Deneme ile İlgili Tartışma

Geçmişte, balık ve karideslerin amino asit beslenmesi önemli ölçüde ilgi çekmişti. Andrews ve ark. (1977), yarı saflaştırılmış kazein diyetlerini, serbest amino asitlerle (arginin, sistin, metiyonin veya triptofan) destekleyerek, kedibalığı besleme denemelerinde kullanmıştır. Elde ettikleri sonuçlar, kazeine eklenen sentetik arginin, sistin, metiyonin ve triptofanın, balıkların büyümesi ve yemden yararlanma oranı üzerindeki etkisinin çok az veya hiç olmadığını göstermiştir. Söz konusu araştırıcılar bu sonuçları, kedibalıklarının diyetlerindeki serbest amino asitlerden yararlanamadıkları şeklinde yorumlamışlardır. Ancak bu denemede diyetler lizin ile desteklenmemişti. 1990'lı yıllarda balık ve karidesler üzerinde yapılan bir kaç denemede elde edilen veriler, bu türlerin, diyetlerinin sentetik amino asitlerle ve özellikle lizin ile desteklenmesi sonunda genellikle performans artışı elde edildiğini göstermiştir (Kim ve ark., 1992; Lim, 1993; El-Dahhar ve El-Shazly, 1993; Bai ve Gatlin, 1994; Fernandez ve Sukumaran, 1995; Fox ve ark., 1995). Cheng, 2000 yılında tamamladığı bir denemede tüyunu temelli diyetlerin, sentetik L-lizin ve DL-metiyonin ile desteklendiğinde, genç Pasifik beyaz karideslerinin (L. vannamei) performansı üzerindeki etkileri incelemiştir. Sonuçlar, tek başına tüyununun, balıkununu sadece 1/3 oranında ikame edebilirken, amino asitle desteklendiğinde 2/3 oranında ikame edebildiğini göstermiştir. Ayrıca, amino asitle desteklenmiş tüyunu, balıkununu 1/3 oranında ikame ettiğinde, karidesler yanlız balıkunu içeren kontrol diyeti ile beslenenlere kıyasla daha hızlı büyümüşlerdir (P<0.05). Viola ve ark. (1992), entansif sazan kültüründe lizin desteklemesi ile yemdeki protein düzeyinin ne kadar düşürülebileceğini değerlendirmişlerdir. Elde ettikleri sonuçlar, soya küspesi yerine tahıl kullanıldığı ve yemin lizin (%0.5 lizin-HCl) ve metiyonin (%0.3) ile desteklendiği durumda, balıkların büyüme performansında herhangi bir düşüş olmadan, yemdeki protein düzeyinin %30'dan %25'e düşürülebileceğini göstermiştir. Daha önceki bir denemede Viola ve Lahav (1991), %0.5 lizin ile desteklenmiş %25 oranında protein içeren yem ile beslenen sazanların, %30 proteinli kontrol diyeti ile beslenenlere kıyasla aynı büyüme ve yem dönüşümü gösterdiklerini saptamıştır.

Diyette ne oranda lizin olması gerektiği çok önemli bir konudur. Bu bildiride rapor edilen çalışmamızda, diyetle alınan lizinin %2.07 olması, gökkuşağı alabalıklarda ağırlık artışını ve yem dönüşüm oranını azamiye çıkarmıştır. Diyetteki lizin oranı %1.99'a ve %1.77'ye düşürüldüğünde, ağırlık artışı ve yem dönüşümünde de paralel bir düşüş izlenmiştir. Saptanan bu %2.07'lik lizin düzeyi, tahmini gereksinim değeri olan %1.8'den (NRC, 1993), Walton ve ark.'larının (1984, %1.9) ile Kim ve ark.'larının (1992, %1.3) gökkuşağı alabalık diyetleri için bulduğu değerden daha yüksek, buna karşılık Ketola'nın tahmin ettiğinden (1983, %2.9) daha düşük ve Ogino'nun tahmin ettiği değere (1980, %2.1) yakın olarak bulunmuştur. Rodehutscord ve ark. (2000 a), %0.9, %1.3 ve %1.7 oranında diyet lizini içeren gökkuşağı alabalıkların büyümelerinin, diyetteki ham protein düzeyi %35 veya %55 olduğunda herhangi bir plato oluşturmadığını, bunun da gökkuşağı alabalıkların lizin gereksiniminin %1.7'den daha yüksek olduğu anlamına geldiğini rapor etmişlerdir. Aynı araştırıcılar ikinci çalışmalarında (2000 b), diyetlerinde ham proteinin %55 düzeyinde olduğu durumlarda, %0.9, %1.3 ve %1.7 oranlarında diyet lizini (L-lizin. HCl veya L-lizin sulfat) ile beslenen gökkuşağı alabalıklarının büyümelerinin maksimum düzeye ulaşamadığını teyid etmişlerdir.

Bizim yaptığımız denemelerin sonuçları, lizin ile desteklenmiş rafine kanatlı yan-ürün unu ile beslenen gökkuşağı alabalıkların bünyelerindeki ham protein ve lizin düzeylerinde önemli bir değişiklik olmadığı ve bu balıkların tekmil bünyelerindeki yağ miktarının artmadığını göstermiştir. Bu bulgu, Rodehutscord ve ark.'larının (2000 a) bulgularına uymamaktaydı. Söz konusu araştırıcılar, alabalıkların bünyelerindeki lizin ve ham protein düzeyinin, diyetteki ham protein düzeyinden bağımsız olarak, diyetteki lizin oranına paralel olarak arttığını, buna karşılık destek amacı ile ilave edilen lizin miktarının artması ile balıkların bünyesinde tutulan yağın da doğrusal olarak arttığını saptamışlardı. İki araştırma arasındaki bu uyumsuzluğun nedeni henüz açıklanabilmiş değildir.

Sonuç olarak, rafine kanatlı yan-ürün ununun, gökkuşağı alabalık diyetlerinde, ağırlık artışını, yem dönüşümünü ve hayatta kalma oranını düşürmeden, balıkunu yerine %75 düzeyine kadar kullanılabileceği anlaşılmıştır. Dahası, rafine kanatlı yan-ürün unu esaslı diyetler, %0.29 oranında lizin ile desteklendiğinde, bu hammaddenin ağırlık artışını, yem dönüşümünü ve hayatta kalma oranını düşürmeden, diyette kullanılan balıkununun tamamının yerine geçebileceği saptanmıştır. Lizinle yapılan destek, ağırlık artışını önemli ölçüde arttırırken, yem dönüşümünü aynı oranda etkilememektedir. Rafine kanatlı yan-ürün unu temelli diyetler lizin ile desteklendiğinde, balıkların gövdelerindeki ham protein oranında herhangi bir artış gözlenmezken, gövdenin yağ oranında da herhangi bir düşüş görülmemiştir.

Üçüncü Deneme ile İlgili Tartışma

Bu denemede alabalık diyetlerinde yaygın olarak kullanılan balıkunu, %83.3, %91.6 ve %100 (sırası ile, D-2, D-3 ve D-4 diyetleri) oranında rafine kanatlı yan-ürün unu ile değiştirilmiş ve bu diyetler, sırası ile, %0.11, %0.12 ve %0.13 oranında metiyonin ile desteklenmiştir. Elde edilen verilere göre, bu diyetlerle beslenen alabalıklar, kontrol diyeti (D-1) ile beslenenlere kıyasla daha yüksek ağırlık artışı göstermişler, ancak bu üstünlüğün istatistik açıdan önemli olmadığı saptanmıştır. Bu diyetlerdeki toplam metiyonin oranı %0.73 idi. Buna karşılık, 2 numaralı denemede diyetteki balıkununun tamamının, lizin ile desteklenmiş kanatlı yan-ürün unu ile değiştirilmesi durumunda, bu diyetle beslenen balıkların kontrol diyeti ile beslenenlere kıyasla biraz daha yavaş büyüdükleri gözlenmiş, ancak bu farkın da istatistik açıdan önemli olmadığı saptanmıştı. Araştırmada denenen en yüksek toplam metiyonin düzeyi %0.6 idi. Elde edilen veriler, temel protein kaynağı rafine kanatlı yan-ürün unu olan diyetlerin %0.13 oranında metiyonin ile desteklenmesinin, gökkuşağı alabalıklarının büyüme performansını arttırdığını göstermiştir. Metiyonin düzeyinin daha fazla arttırılmasının, balıkların büyüme performansını daha fazla arttırmadığı görüldüğünden, gökkuşağı alabalıklarında optimum büyüme performansı için %0.73 düzeyinde metiyoninin yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Cheng ve Hardy'nin (yayınlanmamış veriler), yakın geçmişte tamamladıkları bir araştırmada, gökkuşağı alabalıkların beslenmesi için hazırladıkları soya küspesi ve alkollü içki damıtımından çıkan atık mısır danelerinin kurutumasından elde edilmiş hammaddeyi desteklemek üzere, metiyonin kaynağı olarak metiyonin hidroksi analoğu kullandıkları bildirilmektedir. Büyüme performansının yedi hafta boyunca izlendiği bu araştırmada, balıkların büyümesini en iyi destekleyen diyetteki metiyonin düzeyinin %0.7 olduğu saptanmıştır. Kim ve ark. (1992), gökkuşağı alabalıkların diyetlerindeki metiyonin düzeyinin %0.6 - %0.8 arasında olduğu durumlarda büyümenin, yemden yararlanmanın ve azot tutmanın en yüksek olduğunu, ancak aradaki farkın diyetlerinde %0.5 oranında metiyonin bulunan balıkların gösterdiği performansa kıyasla önemli düzeyde olmadığını rapor etmişlerdir. Walton ve ark. (1982), gökkuşağı alabalık diyetinde sistin bulunmadığı durumlarda metiyonin gereksiniminin %0.5 - %1.0 olduğunu, diyetteki sistin düzeyinin %2 olduğu durumlarda ise %0.5 metiyoninin yeterli olduğunu bulmuşlardır. Rodehutscord ve ark. (1994), 50 - 150 g arasındaki gökkuşağı alabalıklarda protein birikiminin diyet metiyoninin %0.8 - %0.9 arasında olduğunda en üst düzeyde gerçekleştiğini, buna karşılık metiyonin kullanımının en etkin olduğu düzeyin %0.35 olduğunu rapor etmişlerdir. NRC (1993) tahminlerine göre, gökkuşağı alabalıkların diyetlerindeki toplam metiyonin ve sistin düzeyleri %1.0'dır. Bizim bu araştırmada, rafine kanatlı yan-ürün unu temelli diyetle beslenen gökkuşağı alabalıklarının metiyonin gereksinimi olarak bulduğumuz %0.73 düzeyi, Ogino'nun (1980) tahmin ettiği değer olan %0.72 değerine yakındır.

Dördüncü Deneme ile İlgili Tartışma

Kanatlı yan-ürün unu, ringa unundan histidin, lizin ve metiyonin açısından daha fakirdir. Bu nedenle kanatlı yan-ürün unu temelli diyetlerin histidin ile desteklenmesi performansı etkileyebilir. Bu denemede kullanılan diyetler %45 ham protein, %2.07 lizin, %0.73 metiyonin ve 3.6 kcal/gr hesapla saptanan sindirilebilir enerji içerecek şekilde hazırlandı. Analizle saptanan yaklaşık değerler beklenen değerlere yakındı.

Altı haftalık deney süresinin sonunda farklı diyetlerle beslenen balıklar arasında son ağırlık, ağırlık artışı, yem dönüşümü ve mortalite açısından önemli (P>0.05) bir fark yoktu. Alabalıkların tekmil bünye bileşimleri analiz edildiğinde, vücutdaki su, yağ ve kül oranları arasında da önemli (P>0.05) bir fark olmadığı görüldü. Ancak, farklı diyetlerle beslenen balıklar arasında bünyedeki ham protein açısından önemli (P>0.05) farklar vardı. Bulunan fark istatistik olarak önemli olmakla beraber, mutlak değer olarak çok küçüktü; örneğin; D-1 diyeti ile beslenen balıklarda ham protein %15.6 olmasına karşılık, D-5 ve D-7 diyetleri ile beslenenlerde bu değer %14.3 idi.

Elde edilen sonuçlar, sentetik lizin (%0.29) ve metiyonin (%0.13) ile desteklenen rafine kanatlı yan-ürün ununun, balıklarda ağırlık artışı, yem dönüşümü ve mortaliteyi olumsuz etkilemeden, %100 oranda ringa ununun yerine kullanılabileceğini gösterdi. Rafine kanatlı yan-ürün unundaki %0.66 histidin, balıkların büyümesi için yeterliydi. Rafine kanatlı yan-ürün unu temelli gökkuşağı alabalık diyetlerinin, histidin ile desteklenmesine gerek olmadığı saptandı.

Sonuç ve Öneriler

Bu raporda özetlenen dört deneme sonunda, rafine kanatlı yan-ürün ununun, gökkuşağı alabalık beslenmesi açısından, ringa balığı ununa eşdeğer olduğunu saptamış bulunuyoruz. Ayrıca, rafine kanatlı yan-ürün unu, sentetik lizin (%0.29) ve metiyonin (%0.13) ile desteklendiğinde, %100 oranda ringa ununun yerine kullanılabilmektedir.

      

 





AGROTURK Agro-Endüstriyel Müşavirlik
19 Mayıs Cad. 33/A-9
80220 Şişli - İstanbul
Tel: 212-212 6942 - Faks: 212-212 6831
E-posta: bilgi@agroturk.com.tr - Web: www.agroturk.com.tr