başa dön

NRA
BÜLTENİ
Sayı 25
Mart 2002





NRA
Ana Sayfa

Agroturk Ana Sayfa

Site Haritası

HİDROLİZE TÜY UNUNUN BESİN DEĞERİ VE BROYLER RASYONLARINDA KULLANILMASI

Hazırlayan ve Sunan: Pınar Saçaklı,
Ankara Üniversitesi, Veteriner Fakültesi
Proje Koordinatörü: Prof. Dr. Şakir Doğan Tuncer

1. GİRİŞ

Hidrolize kanatlı tüyleri hayvan yemi üretiminde kullanılan önemli bir hammaddedir. Gerek protein içeriğinin yüksek olması (%84), gerekse bitkisel protein kaynaklarının aksine selüloz ile tanin, glikosinolat, lektin ve tripsin gibi antinutrisyonel faktörleri içermediği için tüy unları son yıllarda hayvan besleme uzmanlarının ilgisini çekmeye başlamıştır.

İşlenmemiş kanatlı tüyleri, protein içeriklerinin yüksek olmasına karşın, yapısındaki çözünmeyen maddeler, yüksek keratin ve güçlü disülfit bağları nedeniyle %5 gibi çok düşük sindirilme oranına sahiptir. Bu özellikleri itibari ile ham tüyün hayvan besleme alanında kullanılması pek mümkün değildir. Herhangi bir işlemden geçirilmeyen ham tüy unlarının fiyatı da nispeten düşüktür. Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) her yıl bir milyon tonu aşkın miktarlarda kanatlı tüyünün toplandığı bildirilmektedir. Ham tüyler ancak özel yöntemler ile işlenerek kolay sindirilebilir ve lezzetli bir protein kaynağına dönüştürülebilir. Tüy unu proteininin büyük bir kısmı proteolitik enzimlere dayanıklı olan keratinden oluşmaktadır. Bu yüzden keratini daha sindirilebilir bir yapıya çevirmek için tüyler ısı ve basınç altında pişirilerek, hidrolize tüy unu adı verilen ürün elde edilir (Mantysaari ve Sniffen, 1989). Hidrolizasyon, bir bileşikteki kimyasal bağlardan bir kısmının parçalanması ve bu parçalanma noktalarına H ve OH iyonlarının bağlanmasıyla şekillenmektedir.

Dünyanın her bölgesinde değerli bir yem maddesi olarak kabul edilen hidrolize tüy unu, ABD'de 1998 verilerine göre 362.700 ton miktarında üretilmiş, bunun 30.400 tonu ihraç edilmiştir (Anonim, 1999). Çeşitli protein kaynaklarının ham protein ve sindirilebilir protein içerikleri Tablo 1' de verilmiştir (Chandler, 1993).

Tablo 1. Bazı Hayvansal ve Bitkisel Kaynaklı Yemlerin Protein İçerikleri
Protein Kaynakları Ham Protein % Sindirilebilir Ham Protein % Ruminantlarda Sindirilebilirlik %
Tüy Unu 80.4 57.1 71
Balık Unu 65.0 59.8 92
Et-Kemik Unu 50.2 43.2 86
Soya Küspesi 45.3 40.8 90
Kolza Küspesi 35.9 30.1 84
Ayçiçek Küspesi 30.1 26.2 87

Hidrolize tüy unu metiyonin, lizin, histidin, triptofan amino asitlerince yetersiz, buna karşılık sistin treonin ve arjinin bakımından zengindir (Baker, 1981). İnsanlar tarafından tüketilen ya da hayvansal yan ürün olarak değerlendirilen kanatlı ve sığır yetiştiriciliği ürünlerinin dağılımı Şekil 1a ve Şekil 1b 'de gösterilmiştir (Woodgate, 1993). Şekilde de görüleceği gibi kanatlı üretiminden %9.50 gibi oldukça önemli oranlarda kanatlı tüyü açığa çıkmaktadır. Bunun da hayvan besleme alanında değerlendirilmesi hayvancılık ekonomisi açısından önemli katkı sağlayacaktır.

2. TÜY UNUNUN İŞLENMESİNE İLİŞKİN YÖNTEMLER

Isı ve Basınç ile Hidrolizasyon (Klasik Yöntem)
Buhar hidrolizi işleminde ham tüyler rotatif mekanik pedallerle fiziksel olarak parçalanarak, buharlı ısıtma borularına getirilir. Tüyler bu borularda yaklaşık 20 dakika süre ile 0.5 psi buhar basıncı altında tutulduktan sonra, 40-60 psi buhar basıncında 20 dakika daha kalmak üzere ikinci bir boruya pompalanır. Buhar hidrolizi aşaması keratin yapısının parçalanmasını ve sindirilebilirliğin artmasını neden olur. Hidrolize edilmiş tüy unları rendering işleminde kullanılana benzer yapıya sahip bir sürekli kurutucuya taşınırak, 100-130 ºC arasında sıcaklıkta nem miktarı %70' den yaklaşık %10' a düşürülür (Woodgate, 1993). Bu işlemler sırasında uygulanan süre, sıcaklık, basınç ve nem elde edilen ürünün proteininin sindirilebilirliğini etkilemekte ise de, bu faktörlerin etki mekanizmaları karmaşıktır. Esas itibariyle basıncın 207 kPa' ın altına düşmesi ile prosesin tamamlanması için gerekli süre hızla artmakta, buna karşılık basıncın bu değerin üzerin çıkması durumunda ise procsesin tamamlanması için gerekli olan sürede hızlı bir azalma meydana gelmektedir (Chandler, 1993).

Ham Tüylerin Enzim ile Muamele Edilmesi
Bilindiği gibi geleneksel tüy unu işleme tekniklerinde proteini hidrolize etmek için basınçlı buhar kullanılmaktadır. Ancak sözü edilen pişirme işlemi sırasında veya bir sonraki kurutma aşamasında uygulanan nispeten yüksek ısıdan dolayı, proteinlerde denatürasyon şekillenebilmektedir. Bunun sonucu proteinlerin yaklaşık %50' sinde kayıplar meydana gelebilir. Bu kombine etkilerin sonucu olarak düşük sindirilebilirliğin yanısıra esansiyel amino asitler de beklenenden daha düşük düzeyde kalabilir. Bu nedenle kanatlı sektöründe elde edilen ham tüylerin keratinaz ve proteaz gibi enzimlerle işlenmesi son yıllarda baş vurulan yöntemler arasında yer almaktadır. Bunlar arasında, feather-co extrusion yönteminde ilk planda suyu alındıktan sonra (de-watered) parçalanan tüyler bir enzim kokteyli ile muamele edilir. Bu işlemi izleyen aşamada tahıl ile karıştırılan tüyler daha sonra bir ekstruderden geçirilerek kurutma işlemine tabii tutulur (Woodgate, 1993). Bu amaçla uygulanan işlemlerden birisi de Enzyme Treated Feathers yöntemidir. Bu işlemin başlıca amacı son üründeki amino asit miktarlarını mümkün olduğunca korumak ve bunların sindirilebilirliği arttırmaktır . Ham tüyün enzim ile muamele edilmesinin pepsin sindirilebilirliği üzerine etkisine ilişkin sonuçlar Tablo 2' de gösterilmiştir (Woodgate, 1993).

Tablo 2. Enzim ile İşlenen Ham Tüylerde Pepsin Sindirilebilirliği
İşlem
Grup 1. Faz 2. Faz

Pepsin Sindirilebilirliği
% Protein Olarak

1Kontrol

20dk 105 ºC

20dk 105 ºC

70.5
2-Enzim

30dk 50 ºC

20dk 100 ºC

53.8
3+Enzim

30dk 50 ºC

20dk 100 ºC

66.8
4-Enzim

30dk 50 ºC

20dk 125 ºC

60.3
5+Enzim

30dk 50 ºC

20dk 125 ºC

74.3
6-Enzim

30dk 50 ºC

20dk 145 ºC

66.6
7-Enzim

30dk 50 ºC

20dk 145 ºC

73.4

Tablo 2' de de görülebileceği gibi pepsin sindirilebilirliği bakımından en iyi sonuçlar birinci fazda 30 dakika süre ile 50 ºC sıcaklığın, ikinci fazda ise 20 dakika süre ile 125 ºC sıcaklığın uygulandığı 5. enzim grubunda alınmıştır.

Enzim ile yapılan muamelelerden elde edilen tüy unlarında amino asit içerikleri ile protein sindirilebilirliklerinin daha yüksek olduğu bildirilmekte ise de bu uygulamaların klasik yöntemlere göre daha pahalı olması nedeniyle henüz yaygın kullanım alanı bulamadığı ifade edilmektedir.

3. HİDROLİZE TÜY UNLARININ BESİN MADDE DEĞERLERİ

Protein Amino Asit Düzeyleri ve Sindirilebilirliği
Ticari olarak hazırlanan tüy unlarının besin maddeleri içerikleri kullanılan materyalin kaynağına ve farklı işleme koşullarına göre oldukça farklılık göstermektedir (Papadopoulos ve ark., 1985; Papadopoulos ve ark., 1986). Sözü edilen faktörlere bağlı olarak aynı zamanda besin maddelerinin yararlanılabilirliği de büyük ölçüde değişmektedir.

Hidrolize tüy unlarının amino asit profilleri incelendiğinde sistein, treonin ve arginin bakımından zengin, buna karşılık metiyonin, lizin, histidin ve triptofanca yetersiz olduğu görülecektir (Baker, 1981).

Burgos ve ark. (1974), hidrolize edilen tüy unundaki amino asitlerin hemen hemen tamamının sindirilebilir nitelik taşıdığı ve sindirilme oranının %95-99 olduğunu kaydetmişlerdir. Dokuz farklı tüy unu örneğinde 5 amino asidin sindirilebilirliğinin incelendiği bir çalışmada yüksek değerler elde edilmiştir. Bu denemelerde 15 amino asidin gerçek sindirilebilir dereceleri ortalama %81 olarak bulunmuştur (Chandler, 1993). Aynı şekilde Arkansas Üniversitesi'nde yapılan araştırmalarda tüy unundaki tüm amino asitlerin yararlanabilirlik değerlerinin %92-98 arasında değiştiği ortaya konulmuştur. Füller (1967), tüy unundaki sisteinin toplam kükürtlü amino asit gereksiniminin yarısını karşıladığını bildirmiştir. Ancak Parson ve ark. (1982) ile Sibbald (1986) tüy unu amino asitlerinin sindirilebilirliklerine ilişkin değerlerin daha düşük olduğunu bildirmişlerdir. Nitekim farklı yöntemlerle yapılan tesbitlerde Smith (1968), tüy unundaki lizinin biyoyararlılığını %5 olarak bulmuş, buna karşılık Burgos ve ark. (1974), dışkı toplama yöntemi ile yaptığı çalışmada lizinin biyoyararlılığını %95 şeklinde belirlemiştir. Diğer taraftan Parson ve ark. (1985), lizinin biyoyararlılığını belirlemek amacıyla yaptıkları civciv büyütme ve dışkı toplama denemelerinde aynı tüy unu örneklerine ait değerlerin farklılık gösterdiğini ifade etmişlerdir.

Han ve Parson (1991), değişik in vivo ve in vitro metodlar kullanarak, 7 ayrı ticari tüy ununun protein ve amino asit kalitesini geniş kapsamlı bir çalışma ile incelemişlerdir. Sözü edilen araştırmada protein etkinlik oranı (PER), civciv büyütme denemesi ile lizin ve TSAA (toplam kükürtlü amino asitler)'nın biyoyararlılığının tespiti, konvensiyonel dışkı toplama yöntemi ve sekoktomize edilmiş horozlar kullanılarak amino asit sindirilebilirliğinin ölçümü, %0.2 ve %0.002 düzeylerinde pepsin ile azotun pepsin sindirilebilirliğinin belirlenmesi ve lantiyonin analizi gibi değişik metotlar kullanılmıştır. Bu çalışmada kullanılan tüy unu örneklerinin besin maddeleri içeriği Tablo 3' de verilmiştir (Han ve Parsons, 1991).

Tablo 3. Çalışmada Kullanılan 7 Farklı Hidrolize Tüy Ununun Kimyasal Kompozisyonu, %
Tüy Unu Numuneleri
Besin Maddeleri

1

2

3

4

5

6

7

Su 9.90 10.40 7.00 6.50 9.90 10.40 10.60
HP 87.30 78.80 78.90 84.60 81.10 76.40 79.60
HY 2.02 6.60 8.63 4.76 4.28 5.35 4.37
Kül 1.49 1.25 2.05 1.59 2.65 4.80 2.55
 Amino Asitler
Asp 5.51 5.68 5.54 5.34 5.78 5.42 5.56
Thr 3.57 3.86 3.73 3.74 3.72 3.26 3.62
Ser 8.75 9.10 8.00 9.25 8.47 7.65 8.47
Glu 8.95 9.24 8.99 9.42 9.14 8.56 8.95
Pro 7.91 8.32 7.56 9.17 7.75 7.87 8.01
Gly 6.32 5.97 5.57 6.22 5.89 5.82 5.94
Ala 3.74 3.53 3.68 3.76 4.11 4.19 3.82
Cys 4.70 5.30 4.90 5.15 4.75 4.07 4.79
Val 6.23 6.49 6.15 5.86 6.00 5.34 6.03
Met 0.45 0.46 0.58 0.51 0.52 0.61 0.52
Ile 3.63 3.94 3.75 3.55 3.54 3.05 3.58
Leu 6.56 6.71 6.61 6.73 6.73 6.28 6.59
Tyr 2.21 2.19 2.13 2.40 2.50 2.20 2.28
Phe 3.83 3.89 3.71 3.94 4.11 3.73 3.88
His 1.11 1.11 1.26 0.80 1.23 1.07 1.14
Lys 1.46 1.65 2.06 1.49 2.15 1.97 1.82
Arg 5.50 5.77 5.38 5.91 5.56 5.19 5.52
Lanthionin 1.66 1.25 1.21 1.33 0.93 1.09 1.20

Aynı araştırmada, tüy unu örneklerindeki N'un pepsin sindirilebilirliğine ilişkin bulgular %0.2 pepsin'e göre %70.2 - %81.2 arasında, %0.002 pepsin'e göre ise %17.0 - %49.1 arasında bulunmuştur. Bu sonuçlar N'un pepsin sindirilebilirliği değerlerinin yüksek pepsin konsantrasyonlarında daha yüksek olduğunu göstermektedir. Tüy unu örneklerine ait azotun pepsin sindirilebilirliğine ilişkin bulgular Tablo 4' de gösterilmiştir (Han ve Parsons, 1991).

Tablo 4. Tüy Unu Örneklerinde Değişik Pepsin Solusyonları ile Saptanan Azot Sindirilebilirliği
  Pepsin Konsantrasyonu %
Numune

0.2

0.002

Tüy Unu 1

77.0

22.2

Tüy Unu 2

70.5

17.0

Tüy Unu 3

70.2

19.3

Tüy Unu 4

74.3

29.9

Tüy Unu 5

81.2

47.3

Tüy Unu 6

79.8

49.1

Tüy Unu 7

77.3

40.3

Hidrolize tüy unlarında pepsin sindirilebilirliği zaman ve basınç gibi pişirme koşullarıyla ilgilidir (Aderibigbe ve Church, 1983; Papadopoulos ve ark., 1986). Aderibigbe ve Church (1983), konu ile ilgili olarak yaptıkları çalışmada pişirme süresinin 0 dakikadan 90 dakikaya çıkarılması ile pepsin sindirilebilirliğinin arttığını, daha sonra ise sindirilebilirlikte bir miktar azalmanın meydana geldiğini gözlemişlerdir. Ancak pepsin sindirilebilirliğinde gözlenen artışın protein kalitesinde de bir yükselme anlamına gelmediği ifade edilmektedir. Araştırıcılar işlem süresinin uzaması ile tüy ununun yapısına giren bazı amino asitlerin özellikle de sistin miktarının ve yararlanılabilirliğinin azaldığını bildirmektedirler (Papadopoulos ve ark., 1985; Papadopoulos ve ark., 1986). Bu yüzden gerek uygun bir sindirilebilirliğin elde edilebilmesi, gerekse iyi bir protein kalitesinin sağlanabilmesi için pepsin sindirilebilirliğinin en az %70, en fazla %75 olması gerektiğine işaret edilmektedir (Papadopoulos ve ark.,1985; Papadopoulos ve ark., 1986).

Illinois Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmada, in vitro pepsin sindirilebilirliğine ilişkin bulguların biyolojik testlerin sonuçları ile ne derecede örtüştüğü incelenmiştir (Chandler, 1993). Bu araştırma sonunda, pepsin konsantrasyonunun %0.002 olarak alındığı in vitro sindirilebilirlik denemelerinin sonuçları ile biyolojik test bulguları arasında yüksek derecede korelasyon saptanmıştır. Bu ölçüde düşük pepsin konsantrasyonunun biyolojik değerliliklerdeki farklılıkların belirlenmesinde daha duyarlı olduğu ortaya konulmuştur. Bu türlü düşük konsantrasyonlarla elde edilen sindirilebilirlik değerleri, resmi yöntemle elde edilenden daha düşük çıkabilir. Ancak, düşük pepsin konsantrasyonlarının kullanılarak yapılan testler, değişik üretim yöntemleri arasındaki farklılıkların daha duyarlı bir biçimde saptanabilmesinde etkili olmaktadır. Sindirilebilirlik değerlerinin %0.2 pepsin konsantrasyonunda yüksek bulunması, amino asitlerin pepsinin aşırı etkisi nedeniyle fazla oranda parçalanmış olmasına bağlanmaktadır (Chandler, 1993).

Farklı işleme koşullarının tüy unundaki amino asitlerin sindirilebilirliklerine etkilerinin incelendiği bir çalışmada (Papadopoulos ve ark., 1985) 30, 50 ve 70 dakika şeklindeki 3 farklı işleme süresi ile kontrol (ilavesiz), %0.4 NaOH ve %0.4 proteolitik enzim şeklindeki 3 ayrı muamele uygulanmıştır. Tüm amino asitlerin zahiri ve gerçek sindirilebilirlikleri işleme koşullarından etkilenmiştir. İşleme süresinin löysin dışındaki bütün amino asitlerin sindirilebilirliği üzerine bir negatif etki yaptığı belirlenmiştir. Muamele yöntemine bağlı olarak sistin, tirozin, serin ve alaninin sindirilebilirlik katsayılarıında önemli farklılıklar ortaya çıkmıştır. Bu değerler kimyasal olarak muamele edilen tüy ununda daha düşük bulunmuştur. Her üç metot arasında karşılaştırma yapıldığında amino asit sindirilebilirliklerinin enzim ile muamele edilen tüy ununda kontrole (ilavesiz) göre daha yüksek, kimyasal madde ile muamele edilenlerde ise kontrolden daha düşük olduğu tesbit edilmiştir (Papodopoulos ve ark., 1985). Bütün test tüy unlarında tesbit edilen ve doğal olmayan amino asit olan "lantiyonin" miktarı ile amino asit sindirilebilirliği arasında ters orantı bulunmuştur. Tüy unu proteininde bulunan ve bağırsaklarda proteolizis yoluyla açığa çıkan lanthionin daha sonra absorbe edilir ve karaciğere taşınır (Cavallini ve ark., 1960). Aspartik ve glutamik asitlerin reaktif bölgeleri ile lizinin e -amino grubunun reaksiyonu ile yeni isopeptid bağların şekillenmesi ve sistinin parçalanmasından diğer amino asitlerin yanısıra lizinoalanin, lantiyonin ve e-(Y-glutamyl) - L - lizin gibi yeni amino asitler de şekillenebilir. Bu durum cross-bağ oluşumunun enzimin aktif bölgelerini bloke ederek veya enzim penetrasyonunu önleyerek protein sindirilebilirliğini azaltması şeklindeki hipotez ile açıklanmaktadır.

Tüy unundaki lantiyonin miktarı ürüne uygulanan muamelenin olumsuz etkisinin bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Lantiyoninin kimyasal formülü Şekil 2' de verilmiştir.

Tüy unu proteininin pepsin sindirilebilirliğini artıran koşullar aynı zamanda sistinin lantiyonine dönümünde de artışa neden olmakta (Davis ve ark., 1961), bu ise kükürtlü amino asitlerin biyoyararlılığını önemli ölçüde düşürmektedir (Latshaw, 1990). Lantiyoninin şekillenmesi sırasında sistinin yapısındaki kükürtün yarısı kaybolmaktadır. Ayrıca lantiyoninin bazı formları kanatlılarda efektif bir şekilde değerlendirilemediği bildirilmektedir (Robbins ve Baker 1980).

Tüy unu işlenmesi sırasında uygulanan pH ve basıncın etkilerinin incelendiği bir çalışmada (Latshaw, 1990), ham tüy örnekleri 30 dakikalık sürede 3 değişik pH (5, 7 ve 9) ve buhar basıncı (207, 276 ve 345 kPa) ile muamele edilmişlerdir. Bu çalışma sonuçları pH değeri ve basınç miktarındaki artışa paralel olarak pepsin sindirilebilirliğinin yükseldiğini göstermiştir. Ancak pepsin sindirilebilirliği yükseldikce sistin miktarının azaldığı, buna karşılık lantiyonin miktarının ise arttığı gözlenmiştir (Latshaw, 1990).   Wang ve Parsons (1997) tarafından yapılan bir başka çalışmada ise içinde ısı uygulamasının da bulunduğu beş değişik ticari işleme yönteminin tüy unu protein kalitesi üzerine etkisi araştırılmıştır. Farklı işleme koşullarının protein kalitesini etkilediği, ancak amino asit sindirilebilirliği üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı, yine lantiyonin miktarı ile amino asit sindirilebilirliği arasında bir ilişkinin bulunmadığı saptanmıştır.

Enerji Değeri
Avrupa için Yemlerin Enerji Değerlerinin Verildiği Tablolarda (European Table of Energy Values for Feedstuffs) yer alan tüy ununa ait enerji değerlerinin NRC verilerinden çok düşük olduğunu tesbit eden araştırıcılar onbeş tüy unu örneğinde, Dale ve Fuller tarafından değiştirilen Sibbald yöntemi ile metabolize olabilir enerji değerlerini ortaya koymak amacıyla bir çalışma yapmışlardır. Yetişkin horozlara 30 saat süreyle hiçbir yiyecek veya içecek verilmemiş ve bu süre sonunda bu hayvanlara tüy unu örneklerinden 30' ar g yedirilmiştir. Beslenmeden sonra 48 saat süreyle dışkılar toplanmıştır. Onbeş örnekten toplanan verilerin besin değeri içerikleri ile metabolize edilebilir enerji (ME) değerleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Yapılan değerlendirmelerde incelemeye alınan örneklerin yağ içeriklerinin %1.8 - 12.0, protein değerlerinin ise %80.6 - 91.8 arasında değiştiği belirlenmiştir. Tüy unu örneklerinin tümünün ME değerlerinin NRC tarafından bildirilen verilerden çok fazla olduğu saptanmıştır. Analizlerde örneklere ait ME değerlerinin 3255-4207 kcal/kg arasında değiştiği, ortalama değerin ise kurumaddede 3637 kcal/kg olduğu görülmüştür. Azota göre düzeltilmiş ME değeri (0.9) ile yağ içeriği arasında da yakın bir ilişki olduğu bulunmuştur. Toplanan verilere dayanarak, tüy ununun azota göre düzeltilmiş Toplam Metabolize Edilebilir Enerji (TMEn) değerinin aşağıdaki formülle hesaplanabileceği bildirilmiştir.

TMEn (kcal/kg kuru madde) = 2862 + 77 (% yağ)

Bu eşitliğe göre, %7 yağ içeren bir tüy ununun TMEn değeri, NRC tarafından bildirilen değerden %46 daha yüksek çıkmıştır. ABD'de Illinois Üniversitesi' nde yapılan sindirilebilirlik deneylerinde de tüy ununun ME değeri kuru maddede 3647 kcal/kg olarak bulunmuş ve böylelikle Georgia Üniversitesi' nde elde edilen bulgular büyük ölçüde doğrulanmıştır.

Minessota Üniversitesi' nde yapılan bir çalışmada gösterildiği gibi, tüylerin hidrolizasyonu sırasındaki proses koşulları ME değerini ve gerçek amino asit yararlanılabilirliğini (GAAY = TAAA = True Amino Acid Availabilitiy) etkileyebilmektedir. Bu çalışmada araştırmacılar, tüy ununun optimum proses koşullarında elde edilen ME değerini 3250 kcal/kg, GAAY değerini ise %80 olarak bulmuşlardır. Oysa diğer tüy unu örneklerinde bu değerler sırasıyla 2600 kcal/kg ve %65 olarak saptanmıştır.

Rasyon formulasyonlarında tüy unu için düşük enerji değerinin kullanılması, rasyon için hesaplanan kalori/protein oranının düşmesine, bunun için gereksiz enerji takviyesinin yapılmasına, sonuç olarak da kanatlıların aşırı yağlanmasına yol açabilmektedir (Chandler, 1993).

4. BROYLER RASYONLARINDA KULLANIMI

Yoğun bir protein kaynağı olan tüy unu kanatlı rasyonlarında besin maddeleri ve enerji yoğunluğunu artırmak amacıyla kullanılır.

Verim Performansına Etkisi
Broyler ve yumurta tavukları rasyonlarına %4 oranında katılan tüy ununun normal verim performansının alınmasında etkili olduğu gösterilmiştir (Summers, 1969). Tüy ununun soya küspesi yerine başlangıç yemlerinde %6'ya kadar, bitiş rasyonlarında ise %4' e kadar herhangi bir amino asit ilavesine gerek kalmaksızın kullanılabileceğine işaret eden araştırıcılar bu rendering ürününün broyler rasyonlarına uygun miktarda katılması halinde iyi bir kaynak olabileceğini belirtmişlerdir. Yapılan çalışmalarda metiyonin ve lizin ilave edilmiş mısır-soya esasına dayalı broyler rasyonlarında proteinin %40' ının tüy unundan karşılanması besi performansını olumsuz yönde etkilememiştir (Chandler, 1993). Cabel ve ark. (1988), broyler rasyonlarına %0, 4, 6, 8 düzeylerinde katılan tüy ununun kontrol ve deneme gruplarında canlı ağırlık kazancı ve yemden yararlanma oranı bakımından önemli bir farklılığa yol açmadığını tesbit etmişlerdir. Yapılan benzer bir çalışmada da (Thomas ve ark., 1972) rasyonlara %7' e kadar ilave edilen tüy ununun broyler civcivlerde verim performansında olumsuz bir etki yapmadığı belirtilmiştir. Buna karşılık bu oranın %5-8' e çıkarılması durumunda metiyonin, lizin, histidin ve triptofan eksikliğine bağlı olarak verim performansında gerileme gözlendiği bildirilmiştir.

Kanatlı rasyonlarında tüy ununun tek protein kaynağı olarak kullanılması halinde metiyonin ve lizinin birinci ve ikinci sınırlayıcı amino asitler oldukları ifade edilmiştir (Chandler, 1993).

Uygulanan işleme koşullarının tüy ununun broylerlerde besleyici değerine etkisini belirlemek amacıyla yapılan bir çalışmada (Morris ve Balloun, 1971) soya küspesi yerine rasyon proteininin %5-7.5' inin farklı tüy unlarından sağlanmıştır. Tüm rasyonlara NRC standartları dikkate alınarak lizin ve metiyonin ilave edilmiştir. Araştırıcılar rasyon proteininin %5' inin tüy unundan sağlanması durumunda verim performansının olumlu yönde etkilendiğini gözlemişlerdir.

Ticari tüy unu içeren rasyonlara keratinaz enzimi ilavesinin in vivo etkilerinin incelendiği bir çalışmada (Carter ve Shih, 1998) gruplar %31 soya küspesi (SFK) (Pozitif Kontrol Grubu); %10 tüy unu + %0.2 keratinaz enzimi + %10 SFK (Deneme Grubu) ile %10 tüy unu + %10 SFK (Negatif Kontrol Grubu) şeklinde oluşturulmuştur. Her 3 gruba ait rasyonların protein, enerji ve esansiyel amino asit değerleri NRC tarafından bildirilen ihtiyaçların karşılanabileceği şekilde hazırlanmıştır. Dişi broyler civcivler üzerinde 21 gün süre ile yürütülen bu çalışmada canlı ağırlık, ağırlık artışı ve yem tüketimi/ağırlık artışı incelenmiştir. Rasyona %0.2 oranında keratinaz katılması ile (Deneme Grubu) canlı ağırlık ve ağırlık artışı değerleri negatif kontrol grubuna göre önemli derecede artmış (P <0.05), aynı şekilde bir kg canlı ağırlık artışı için tüketilen yem miktarı da enzim etkisi ile azalmıştır (P<0.05). Ağırlık artışı pozitif kontrol, deneme grubu ve negatif kontrol gruplarında sırasıyla 612, 556 ve 487 g , yemden yararlanma oranı ise aynı sıraya göre 1.59, 1.62 ve 1.83 kg olarak bulunmuştur. Araştırıcılar (Carter ve Shih, 1998) bu çalışma sonunda ticari tüy unlarına keratinaz katılmasının ürünün sindirilebilirliğini artırabileceğini, bunun da hayvanlarda performansa yansıyacağını bildirmişlerdir.

İç Yağı Miktarı Üzerine Etkisi
Broylerlerde karkas kompozisyonunu değiştirmek amacıyla değişik bileşimde rasyonların uygulanması uzun zamandan beri başvurulan yöntemlerden birisidir. Kalori/protein oranını değiştirmenin karkas yağı miktarı üzerinde önemli bir bir etkisi vardır. Nitekim yapılan çalışmalarda rasyonun kalori/protein oranını artırmanın karkasda yağı birikimini teşvik ettiği, buna karşılık kalori/protein oranının azaltılması ile karkas yağı birikiminin de azaldığı bildirilmektedir (Kubena ve ark., 1974; Summers ve Leeson, 1979; Jackson ve ark., 1982). Ancak rasyonlarda protein ve enerjinin yetersiz olması durumunda büyüme oranının azalabileceğine işaret edilmektedir (Jackson ve ark., 1982). Bu yüzden optimum performansta vücut yağını en aza indirmek için enerjinin sabit tutularak proteinin artırılması ile en iyi sonuçlar elde edilebilmektedir. Bilindiği gibi rasyon protein düzeyini artırmak genellikle pahalı bir yöntemdir. Bu yüzden broylerlerde abdominal yağ miktarını azaltmak için nonspesifik bir azot kaynağı olarak tüy unu gibi daha ucuz protein kaynakları en uygun bir alternatifdir.

Rasyon proteininin başlıca fonksiyonu hayvanın gereksinim duyduğu amino asitleri sağlamaktır. Rasyon amino asitleri hayvanlarda plazma amino asitlerini değiştirmekte ve enerji dengesini regüle etmektedir. Rasyon bazı amino asitlerce yetersiz olduğunda diğer amino asitler kanda birikir ve iştah azalır (Almquist, 1954). Bu teori civcivlerde triptofan, metionin, lizin, arjinin, izoleusin, leusin ve valin için ispatlanmıştır (Fisher ve Shapiro,1961; Hill ve Olsen, 1963; Maurice, 1981).

Broylerler üzerinde yapılan araştırmalarda kesim öncesi 7-14. günlerde (bitiş peryodu) rasyonlara tüy unu katmak suretiyle aşırı abdominal yağ birikiminin önlenebileceği ortaya konulmuştur. Tüy unu verilen kanatlılarda abdominal yağ birikiminde gözlenen azalmanın aşırı protein verilmesinden çok diğer faktörlere bağlı olup olmadığını saptamak için yapılan bir çalışmada (Cabel ve ark., 1988) rasyonlara %0, 4, 6, 8 düzeylerinde tüy unu ve %0, 0.125, 0.25 ve 0.5 oranlarında glisin ilave edilmiştir. Tüm deneme rasyonları 35. günden 49. güne veya 42. günden 49. güne kadar verilmiştir. Aynı çalışmada rasyonlara farklı düzeylerde katılan glisinin abdominal yağ miktarında önemli (P<0.05) derecede bir azalmaya neden olduğu ve tüy unu verilen hayvanlarda bu parametrede gözlenen azalmanın ise bu yem maddesinin yapısındaki glisinden kaynaklanabileceği ileri sürülmüştür. Protein kaynağına bakıl- maksızın rasyon protein düzeyindeki artışların da abdominal yağ depolanmasını önemli ölçüde (P<0.05) azalttığı bildirilmiştir. Bu araştırma sonuçları tüy unu gibi protein kaynaklarının broyler bitiş dönemi rasyonlarına katılması ile abdominal yağ depolanmasının azaltılabileceğini, dolayısıyla tüy ununun nonspesifik bir azot kaynağı olarak etkin bir şekilde kullanılabileceğini göstermiştir.

SONUÇ

Kanatlı sektörünün bir yan ürünü olan tüy unu, özel işlemlerden geçirildikten sonra hayvan beslemede kullanılabilen önemli bir hammadde niteliği kazanmaktadır. Nitekim bu özellikleri itibariyle son yillarda araştıcıların ilgi odağı olmuştur. Hidrolize tüy unlarının genel özellikleri ve broyler rasyonlarında kullanılmalarına ilişkin bazı önemli hususlar şu şekilde sıralanabilir.

Tüy unu amino asitlerinin biyolojik sindirilebilirliği farklı işleme koşullarından etkilenebilmektedir. Bunlardan en önemlisi süredir. Bu yüzden tüy unu proteini, herbir amino asit arasında sindirilebilirlikteki değişikliklerden dolayı kanatlı rasyonlarında, sindirilen amino asit temelinde kullanılmalıdır.

Resmi AOAC yöntemine göre %0.2 pepsin konsantrasyonu kullanılarak tayin edilen ham protein sindirilebilirliği en az %75 olmalıdır

Açık renkli tüylerden açık altın renginde veya kahverenkli unlar elde edilirken, koyu renkli tüylerden koyu kahverengi ile siyah renkli unlar üretilir. Tüylere kan karıştığı durumlarda da tüy unu koyu renkli olur.

Kaliteli bir tüy ununun, %100' ünün U.S. No. 7 elekten, %95' inin de U.S. No. 10 elekten geçmesi gerekmektedir

Tüy unu, protein içeriğine göre satılmaktadır. Protein içeriği de Kjeldahl veya diğer kabul edilmiş azot tayin yöntemleri ile saptanabilir.

Tüy unu hayvan beslemede kullanılabilecek değerli bir protein kaynağıdır.

Tüy ununun soya küspesi yerine başlangıç yemlerinde %6' ya kadar, bitiş rasyonlarında ise %4' e kadar herhangi bir amino asit ilavesine gerek kalmaksızın kullanılabileceği bildirilmektedir. Bu düzeylerin üzerinde tüy unu kullanılması durumunda rasyonda yer alan diğer hammaddelere bağlı olarak rasyonun lizin, metiyonin ve triptofan amino asitlerince takviye edilmesi gerekmektedir. Rasyonlara yüksek düzeylerde (%10) tüy unu katıldığında aynı zamanda %0.2 oranında keratinaz ilavesinin tüy ununun sindirilebilirliğini ve sonuçta performansı olumlu yönde etkilediği bildirilmiştir.

Tüy unu broyler rasyonlarında bitiş döneminde abdominal yağ depolanmasını azaltmak için nonspesifik bir azot kaynağı olarak kullanılabilmektedir.


NRA ÖĞRENCİ SEMİNERLERİ

National Renderers Association (NRA), 1998-1999 öğretim yılından bu yana Türkiye' deki değişik Ziraat ve Veteriner Fakülteleri ile işbirliği yaparak her yıl "Öğrenci Seminerleri" düzenlemektedir. Bu program çerçevesinde, her yıl üç fakülte saptanmakta, her bir fakülteden de üçer öğrenci seçilmektedir. Her fakülteden bir öğretim görevlisi, program koordinatörü olarak, öğrencilerin rendering ile ilgili birer konu seçmelerine yardımcı olmaktadır. Kasım veya Aralık aylarında konuları belli olan öğrenciler, aldıkları konular ile ilgili yerli ve yabancı kaynaklarda mevcut bilgileri taramakta ve Nisan sonu veya Mayıs ayı içinde fakültelerinde düzenlenen bir seminerde hazırladıkları konuları birer bildiri şeklinde sunmaktadırlar. Seminerlere öğrencilerin devre arkadaşları, fakültenin bulunduğu bölgedeki yem fabrikalarından yetkililer, Tarım Bakanlığı yetkilileri, ABD Sefareti Tarım Ateşeliği'nden ilgililer ve NRA Bölge Direktörü ile NRA Türkiye Temsilcisi dinleyici olarak katılmaktadır. Bu programlara katılan öğrenciler genellikle son sınıftan, yüksek lisans veya doktora öğrencileri arasından seçilmektedir.

Bugüne kadar düzenlenen seminerler beklenenin üzerinde başarılı olmuş ve mesleklerine atılmak üzere olan birçok genç profösyonel, bu program aracılığı ile bilimsel araştırma yapma ve elde ettikleri sonuçları bilimsel bir platformda sunma gibi önemli beceriler açısından deneyim kazanırken, meslek yaşamlarında yararlanabilecekleri değerli bilgiler elde etmekte, belki de en önemlisi; meslekleri açısından "gerçek dünya" ile ilk kez tanışma fırsatını elde etmektedirler.

2002 yılında yapılacak NRA Öğrenci Seminerleri'nin yapılacağı şehirler, tarihleri, katılan okullar, program koordinatörleri, öğrenciler ve sunulacak konular aşağıda verilmektedir. Bu seminerlere dinleyici olarak katılmak ücretsiz olup ilgilenenlere açıktır.

ANKARA - 16 Nisan 2002

(Veteriner ve Ziraat Fakültesi öğrencileri, seminerlerini aynı salonda sunacaklardır)

ANKARA ÜNİVERSİTESİ VETERİNER FAKÜLTESİ
Koordinatör: Prof. Dr. Şakir Doğan Tuncer

Tarkan Şahin
Doktora Öğrencisi (Araştırma Görevlisi)
Yüksek Verimli Süt Sığırı Rasyonlarında Bay-Pas Protein Kaynağı Olarak Hidrolize Tüy Unu Kullanılması
 
Özcan Cengiz
Doktora Öğrencisi
 
Rendering Ürünlerinin Ev Hayvanı Rasyonlarında Kullanımı
 
Serkan Çakır
Doktora Öğrencisi
 
Rendering Ürünlerinin Biyo-güvenliği

ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ
Koordinatör: Doç. Dr. İbrahim Çiftçi

Özgür Erdoğdu
Yüksek Lisans Öğr.
Kanatlıların Hayvansal Yağlardan Yararlanım ve Bunu Etkileyen Faktörler
Dilek Gökçeyrek
Doktora Öğrencisi
(Araştırma Görevlisi)

Hayvansal Yağların Ruminant Beslemede Kullanılması

Engin Yenice
Doktora Öğrencisi (Araştırma Görevlisi)

Tüy Unu İşleme Metodları ve Yem Değerine Etkileri

BURSA - 17 Nisan 2002

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ
Koordinatör: Prof. Ali Karabulut

Önder Canbolat
Doktora Öğrencisi
(Araştırma Görevlisi)
Hayvansal Yağların Ruminant Beslenmesinde Kullanılması

Hatice Kalkan
Yüksek Lisans Öğr.
(Araştırma Görevlisi)

Hayvansal Proteinlerin Kanatlı Rasyonlarında Kullanılması

Mehmet Açan
Lisans Öğrencisi

Kanatlı Yanürünleri Ununun Kanatlı Beslenmesinde Kullanımı

ÇANAKKALE - 18 Nisan 2002

18 MART ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ
Koordinatör: Yrd. Doç. Yaman Yurtman

 
Figen Diken
Lisans Öğrencisi
Hayvansal Yağların Süt Sığırı Rasyonlarında Kullanılması
 
Tan Güneş
Lisans Öğrencisi

Hayvansal Proteinlerin Kanatlı Rasyonlarında Lizin Kaynağı Olarak Kullanılması
 
Yusuf Güçlü Pala
Lisans Öğrencisi
 
Rendering Ürünlerinin Sağlık ve Çevre Açısından Değerlendirilmesi


 

 


 


AGROTURK Agro-Endüstriyel Müşavirlik
19 Mayıs Cad. 33/A-9
80220 Şişli - İstanbul
Tel: 212-212 6942 - Faks: 212-212 6831
E-posta: bilgi@agroturk.com.tr - Web: www.agroturk.com.tr