D.P. Bureau, A.M. Harris, D.J. Bevan,
L.A. Simmons, P.A. Azevedo, C.Y. Cho
Çeviri: İ. Cihan Koru
Özet
Tüy unu (TU) ve et ve kemik ununun (EKU), gökkuşağı alabalığı diyetlerinde protein kaynağı olarak kullanım potansiyelinin değerlendirilmesi ve farklı kaynaklardan elde edilen hammaddelerin besleme değerlerinin karşılaştırılması amacı ile iki besleme denemesi kuruldu. 8.5 °C'de yetiştirilen balıkların beslenmesinde 20 hafta boyunca üç farklı TU kullanıldı. Bu denemelerde, ringa balığı unu yerine, yanlız başına TU veya TU' nun mısır gluten unu ve (buhar borusu ile kurutulmuş) kan unu ile yapılan karışımları kullanıldı. Diyetler izoproteik (%47 sindirilebilir protein (SP) ve izoenerjitik (22 MJ/kg sindirilebilir enerji (SE) olarak hazırlandı. TU' ların protein ve enerji açısından görünür sindirilebilirlik katsayısı (GSK; apparent digestibility coefficient) %75 olarak kabul edildi. Diğer taraftan, 15 °C' de yetiştirilen balıkların beslenmesinde 12 hafta boyunca üç farklı EKU kullanıldı. Denemenin bu kısmında EKU, giderek artan oranlarda ringa unu yerine kullanıldı. Diyetler izoproteik (%43 SP) ve izoenerjitik (19 MJ/kg SE) olarak hazırlandı. GSK, enerji için %85, üç EKU için de %70 olarak alındı. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucu TU' nun; büyümeyi, yemden yararlanmayı, azot ve enerji alımını olumsuz etkilemeden, en fazla %15 (toplam SP' nin %20'si) düzeyine kadar kullanılabildiği görüldü. Diyette kullanılan EKU' nun ise, büyümeyi olumsuz etkilemeksizin, %24 (toplam SP'nin %25' i) düzeyine kadar kullanılabileceği ancak bu düzeyde yemden yararlanmanın, kontrol diyete kıyasla, az olmakla beraber önemli sayılabilecek oranda azaldığı görüldü. Farklı kaynaklardan elde edilen TU' lar ve EKU' lar arasında önemli farklar saptanmadı. Bu araştırma, TU ve EKU' nun gökkuşağı alabalık diyetlerinde kullanılmak üzere iyi bir potansiyele sahip olduğunu göstermiş oldu.
1. Giriş
Salmonid balık türlerinin yemlerinde genellikle yüksek oranlarda balık unu kullanılır. Balık ununun fiyatının yüksek olması ve az bulunur olması, salmonid su ürünleri yetiştiriciliğinin ekonomik olarak sürdürülebilmesi için bu hammaddenin kullanımını mümkün olduğunca azaltmak gerekmektedir. Balık ununa daha az bağımlı balık yemlerinin başarı ile hazırlanabilmesi için, daha ekonomik protein kaynakları hakkında doğru bilgilere gereksinim vardır. TU ve EKU, onlarca yıldır salmonid yemlerinde kullanılagelen ekonomik rendering unlarıdır. Ancak, bu hammaddelerin daha yaygın olarak kullanılması, bu ürünlerin düşük hazmolabilirliği ve kalitelerinin değişebilirliği gibi nedenlerle sınırlı tutulmuş veya tamamen engellenmiştir. Buna karşılık, bu hammaddelerin üretiminde uygulanan teknolojiler son yıllarda önemli ilerlemeler kaydetmiş ve yakın geçmişte yapılan araştırmalar Kanada'da üretilen TU ve EKU' nun göreceli olarak yüksek sindirilebilirliğe sahip olduğunu göstermiştir (Bureau ve ark., 1999). Bu nedenle, söz konusu hammaddelerin salmonid diyetlerinde protein kaynağı olarak kullanılma potansiyelinin yeniden değerlendirilmesi gerekiyordu.
Ticari olarak hazırlanmış TU ve EKU' larda, tek mideli hayvanlar açısından protein kalitesi ve amino asitlerin sindirilebilirliği ile ilgili önemli miktarda değişkenlik gözlenmiştir (Han ve Parsons, 1991; Parsons ve ark., 1997; Wang ve Parsons, 1997, 1998). Farklı kaynaklardan elde edilmiş TU ve EKU' larda ayrıca, proteinin görünür sindirilebirliği açısından da farklılıklar saptanmıştır (Bureau ve ark., 1999). Bu bulgular ve daha önce sözü edilen yeni gelişmeler ışığında, TU ve EKU' nun gökkuşağı alabalık diyetlerinde protein kaynağı olarak kullanılma potansiyelinin saptanması ve farklı kaynaklardan elde edilen TU ve EKU' nun besleyici değerinin karşılaştırılması amacı ile bu bildiriye konu olan araştırma kurulmuştur.
2. Materyal ve Metod
2.1. Deneme diyetleri
Bu araştırmada üç ayrı rendering işletmesinden elde edilen üç TU ve üç EKU kullanıldı. Diğer hammaddeler yerel bir yem üreticisinden temin edildi (Ontario, Kanada). Kullanılan hammaddelerin kimyasal kompozisyonu Tablo 1' de verilmiştir. Bütün diyetler, kullanılan hammaddelerle ilgili besin maddesi içeriği tabloları (NRC, 1993; Dale, 1995) temel alınarak, söz konusu besinler NRC tarafından tavsiye edilen düzeylerin (1993) üzerinde kalacak şekilde hazırlandı. Hazırlanan diyetler bir Hobart marka karıştırıcıda karıştırıldıktan sonra CPM marka bir pelet presinde peletlendi. Peletler daha sonra oda sıcaklığında hava akımına maruz bırakılarak 24 saat süre ile kurutuldu ve kullanılıncaya kadar 4 °C' de muhafaza edildi.
2.1.1. 1 no.'lu deneme
Sindirilebilirlik açısından izoproteik ve izoenerjitik sekiz farklı diyet hazırlandı (Tablo 2). Birinci diyet grubu (no. 1 - 4), değişik kaynaklardan temin edilen TU' ları karşılaştırılmada kullanıldı. Kullanılan TU' lar ve ringa balığı ununun hesapla bulunan sindirilebilir protein (SP) ve sindirilebilir enerji (SE) değerleri oldukça yakın olduğu için, kontrol diyetteki %15 ringa unu yerine deney diyetlerinde aynı miktarda TU kullanıldı (Tablo 1). İkinci grup diyetlerde (no. 5 - 8), 4:3:3 oranında TU, mısır gluten unu ve kan unu içeren bir karışım, giderek artan düzeylerde aynı miktarda ringa ununun yerine kullanıldı. Bütün TU' lar için tahmini SP ve SE enerji değerleri tek bir görünür sindirilebilirlik katsayısı (GSK) %75 olarak alındı. Bu GSK değerleri oldukça muhafazakar tahmini değerler olup, yakın geçmişte yapılan sindirilebilirlik denemelerine (Bureau ve ark., 1999) dayanmaktadır.
2.1.2. 2 no.'lu deneme
Bu denemede de sindirilebilirlik açısından izoproteik ve izoenerjitik sekiz farklı diyet hazırlandı (Tablo 3). Hazırlanan diyetler arasına, denemede kullanılan üç ayrı EKU' nun her birinden %12 veya %24 düzeyinde içeren karışımlar dahil edildi. A kodlu EKU' dan %24 oranında kullanılan diyet ayrıca DL-metiyonin ile desteklendi. Gökkuşağı alabalığın amino asit gereksinimleri, kullanılan hammaddelerin listelerde yayınlanan amino asit kompozisyonları ve kanatlılar üzerinde yapılan araştırmalar (NRC, 1993; Dale, 1995; Wang ve ark., 1997) dikkate alındığında, gökkuşağı alabalık diyetlerinde en sınırlayıcı amino asitin DL-metiyonin olduğu görüldüğünden, %24 EKU (A kodlu EKU) içeren diyet ayrıca bu amino asitle takviye edildi. Kullanılan bütün EKU' lar için, tahmini SP ve SE düzeyleri; GSK değeri protein için %85, enerji için de %70 alınarak saptandı. EKU' nun görünür protein ve enerji sindirilebilirliği ile ilgili olarak tahmini olarak saptanan bu değerler de, yakın geçmişte sindirilebilirlik üzerinde yapılmış araştırmalar (Bureau ve ark., 1999) ışığında, muhafazakar olarak kabul edilebilir.
2.2 Deney balıkları ve yemlenmeleri
Bu araştırmada Kanada' daki bir araştırma istasyonundan temin edilen yavruların büyütülmesi ile elde edilen genç gökkuşağı alabalıklar, Oncoryhnchus mykiss, kullanıldı. Araştırma süresince balıklar yapay ışıkta ve 12 saat aydınlık, 12 saat karanlıktan oluşan bir aydınlatma döngüsü altında tutuldular.
2.2.1. 1. no.'lu deneme
Deneme için ayrılan 25 fiberglas tankın her birine, ortalama ağırlıkları 11 g olan 105 adet balık rastgele dağıtıldı. Tankların her birinde 90 l su bulunuyor ve her birinde 5 l/dakikalık su akışı sağlanıyordu. Su sıcaklığı 8.5 °C idi). İlk dört haftalık alışma döneminde balıklar ticari bir alabalık yemi ile beslendiler. Bu alışma döneminden sonra her tankdaki balık sayısı 100' e indirildi ve her tankdaki balıklar birer grup olarak tartıldılar (ilk ortalama ağırlık = 17 g). Daha sonra, balıklara 20 hafta süre ile deney diyetleri yedirildi. İlk 8 haftalık deney süresinin sonunda balıklar, geri kalan 12 haftalık deney süresini tamamlamak üzere, 24 adet daha büyük fiberglas tanklara (her birinin yetiştirme hacmi 300 l, su akışı 15 l/dakika, su sıcaklığı 8.5 °C) aktarıldı.
Balıklara verilen diyet miktarları Cho yöntemine (1992) göre hesaplanmış rasyonlar halinde hazırlandı. Bu hesaplamaya esas olarak, beklenen termal-birim büyüme katsayısı (TBK; expected thermal-unit coefficient) 0.17 karkas enerji artışı (RE) 6 kJ/g ve yem girdisi düzeltme faktörü (Qfi) olarak 1.7 alındı (Cho ve Bureau, 1998). Hesapla bulunan bu rasyonun, balıkların kendi istekleri ile yiyecekleri miktara yakın olması ancak bu miktardan fazla olmamasını teyid etmek üzere, deney süresinin ilk 8 haftasında (haftada bir kez) bir dizi elle yemleme yapıldı. Hesaplamalarda kullanılmak üzere seçilen katsayıların uygunluğunu daha da teyid etmek için 4 haftalık aralıklarla, TBK ve yemden yararlanma etkinliğinin gözlenen ve beklenen değerleri karşılaştırıldı. Günlük yem rasyonları titreşimli otomatik yemliklerle, aydınlık süre içinde birbirlerine yakın miktarda dört öğün şeklinde verildi. Mortalite ve morbidite günlük olarak izlendi. Bütün balıklar dört haftada bir tartıldı. Canlı ağırlık artışı, TBK, yemden yararlanma oranı (canlı ağırlık artışı : yem kuru ağırlığı) ve mortalite yüzdesi hasaplandı.
2.2.2. 2 no.'lu deneme
Guelph Üniversitesi'nde, Alma Aquaculture Research Station'dan temin edilen gökkuşağı alabalıklar kullanılarak bir besleme denemesi yapıldı. 25 fiberglas tankın (60 l) her birine ortalama ağırlığı 6.5 g olan elli adet balık kondu. Tanklardaki su akışı, 3 l/dakikalık kuyu ve şehir şebeke suyu karışımı ile sağlandı. Tanklar münferit olarak havalandırılırken su sıcaklığı da termostatik olarak 15 °C'de tutuldu. Her üç tanka deney diyetlerinden biri tahsis edilerek 12 hafta süre ile balıklara yedirildi. Balıklar günde üç kez elle yemlendiler. Rasyon miktarları, beklenen TBK = 0.18, RE = 6.25 kJ/g, canlı ağırlık artışı ve Qfi = 1.2 alınarak Cho metoduna (1992) göre hesaplanarak hazırlandı. Bütün diyetler balıklar tarafından tamamen tüketildi ve verilen rasyon miktarlarının, balıkların kendi istekleri ile tüketecekleri azami miktar, yem miktarına çok yakın olduğu görülüyordu. Mortalite ve morbidite günlük olarak izlendi. Bütün balıklar dört haftada bir tartıldı. Canlı ağırlık artışı, TBK, yemden yararlanma oranı ve mortalite yüzdesi hasaplandı.
2.3. Örnekleme ve kimyasal analizler
Her denemenin başında her tanktan birer adet olmak üzere toplam 24 balık toplanarak ilk karkas örneği olarak kullanıldı. Her iki denemenin sonunda her tanktan rastgele beş adet balık tutulup t-amil alkol ile bayıltılıp, başa darbe tekniği ile öldürüldüler. Her beş balıklık grup otoklavlandı, homojen bir bulamaç kıvamına gelecek şeklinde öğütüldü, soğuk şok yöntemi ile kurutuldu (freeze-drying)ve analiz edilinceye kadar -20 °C'de muhafaza edildi. Yem örneklerinin, hammaddelerin ve karkas örneklerinin kuru madde (KM) içeriği AOAC (1995) yöntemine göre, ham protein içeriği (% N x 6.25) Kjaltech otomatik analiz cihazı ile, toplam lipid içeriği de Bligh ve Dyer yöntemi (1959) ile analiz edildi. Karkas örneklerinin brüt enerji içeriği bir otomatik bomn kalorimetrisi ile ölçüldü.
2.4 İstatistiki analiz
Elde edilen veriler SAS/STAT yazılımının genel linear modeli (GLM) (SAS Institute, 1988) kullanılarak tam rastgele blok düzeni ile analiz edildi. Bağımlı değişkenlerin ortalamaları, a = 0.05 alındı ve Tukey'in Önemli Fark (Honestly Significant Difference = HSD) testi kullanılarak karşılaştırıldı. Her bir bağımlı parametre için, Tukey HSD testine uygun olarak ortak standart hata ve en küçük önemli fark kaydedildi.
3. Sonuçlar
3.1. 1 no.'lu deneme
%15 TU içeren diyetle beslenen balıklarla, hiç TU içermeyip %50 balık unu içeren kontrol diyet (diyet no. 1; Tablo 4 ve 5) ile beslenenler arasında ağırlık artışı, TBK, yemden yararlanma, mortalite ve karkas kompozisyonu açısından herhangi bir fark görülmedi. TU, mısır gluten unu ve kan unu, diyetteki ringa ununu giderek artan oranlarda ikame ettikçe (diyet no. 5 - 8), büyüme ve yemden yararlanmada giderek artan oranda önemli düşüşler gözlendi (örn., diyet 8; Tablo 4). Bu diyetlerle beslenen balıkların karkas kompozisyonunda önemli farklar görülmedi (Tablo 5). Balıklarda azot, lipid ve enerji artışları ile ilgili olarak da herhangi bir farklılık gözlenmedi (Tablo 4). Sindirilebilir azot ve enerji tutma randımanı (azot veya enerji artışı : sindirilebilir azot veya enerji artışı) aralıklarının ise, sırası ile %44 - %47 ve %48 - %51 olduğu saptandı
3.2. 2 no.'lu deneme
Bu denemede sekiz deneme diyeti ile beslenen balıklar arasında canlı ağırlık artışı, TBK ve martalite açısından herhangi önemli fark görülmedi. B ve C kodlu EKU' dan %24 oranında içeren diyetlerle beslenen balıkların yem dönüşüm oranlarının, kontrol diyeti ile beslenenlere kıyasla önemli ölçüde düşük olduğu saptandı. DL-metiyonin ile desteklemenin balıkların performansı üzerinde bir etkisi görülmedi. Farklı diyetlerle beslenen balıkların arasında, karkas kompozisyonu, azot, lipid ve enerji artışı ile ilgili önemli farklar saptanmadı. Sindirilebilir azot ve enerji tutma randımanlarının, sırası ile, %42 - %45 ve %55 - %58 arasında değiştiği tahmin edildi.
4. Tartışma
Her iki denemede de yüksek yemden yararlanma gözlendi. Büyüme oranları (TBK), verilen yem miktarı ile ilgili olarak uygulanan düşük düzeydeki sınırlama nedeni ile, kullanılan balıklar için beklenenden biraz daha düşük bulundu. Balıklara verilecek yem miktarının saptanması için Cho yönteminin (1992) kullanılması, özellikle eleman azlığı dolayısı ile elle yemlemenin mümkün olmadığı 1 no.' lu denemede yararlı ve etkili oldu. Alınan sonuçlar, göreceli olarak iyi kontrol edilen ortamlarda yetiştirilen balıkların yem gereksinimlerinin oldukça isabetli olarak kestirilebileceğini göstermektedir. Cho yöntemi yakın geçmişte daha da geliştirilmiştir (Cho ve Bureau, 1998).
TU' nun değerlendirildiği 1 no.' lu deneme sonuçları Fowler'in eldeğe ettiği sonuçlara (1990) benziyordu. Bu çalışmada Fowler, smolting chinook somon balıklarının beslenmesinde kullanılan ringa ununun ham protein esasına göre %15 oranına kadar TU ile ikame edilmesi halinde balıkların büyümesi, yemden yararlanmaları ve osmoregulasyon fonksiyonları üzerinde olumsuz bir etki görülmediğini saptamıştı. Yakın geçmişte tamamlanan bazı çalışmalara göre, buharda hidrolize edilmiş TU, gökkuşağı alabalıklar tarafından %81 ila %87 oranında sindirilebilmektedir (Sugiura ve ark., 1998; Bureau ve ark., 1999). Bu değerler, TU' nun salmonidler tarafından sindirilebilirliğinin son 20 - 30 yıl içinde önemli oranda arttırılmış olduğuna işaret etmektedir (Cho ve Slinger, 1979; Cho ve ark., 1982; NRC, 1981). Bu çalışmada ringa balığı ununun SP ve SE esasına göre %15 oranında TU ile ikame edilmesinin, balıkların azot ve enerji tutması üzerinde herhangi bir etkisi olmaması, protein ve enerji için varsayılan TBK değerlerinin (%75) gerçekçi bir seçim olduğunu düşündürmektedir. %20 oranında TU içeren diyet ile (diyet no. 8) beslenen balıklarda gözlenen büyüme performansında ve yem dönüşümünde görülen düşüş, lisin veya diğer amino asitlerin düşüklüğüne atfedilebilir. Asit ile hidrolize edilmiş TU' nun lisin ile takviye edilmesi halinde bu hammaddenin gökkuşağı alabalık diyetlerine %30' a kadar katılabildiği ve bu durumda kısmi performans artışına neden olduğu saptanmıştır (Pfeffer ve ark., 1994). Bu tebliğe konu olan çalışmada, TU ve mısır gluten unu ile birlikte kan unu kullanılmasının temel nedeni, kan ununun iyi bir sindirilebilir lisin kaynağı olarak kabul edilmesidir. Bu araştırmada kullanılan kan unu buhar borusu (steam-tube) yöntemi ile kurutularak elde edilmişti. Bu şekilde üretilen kan ununun püskürtme yöntemi ile kurutulan tipe kıyasla, muhtemelen daha fazla sıcaklığa dayalı tahribat nedeni ile, daha az sindirilebilir olduğu yakın geçmişte yayınlanan çalışmalarda saptanmıştır (Bureau ve ark., 1999). Dolayısı ile, kullanılan buhar borusu ile kurutulmuş kan ununun lisin sindirilebilirliğinin beklenenden daha düşük olması mümkündür.
2 no.' lu denemede %12 veya %24 EKU içeren diyetlerle beslenen balıkların, %44 balık unu yanında hiç EKU içermeyen balıklar kadar iyi büyüdüğü görüldü. Ancak %24 EKU ile beslenen balıkların, çoğu kez, yem dönüşümlerinin önemli ölçüde düştüğü görüldü. EKU' nun en yüksek oranda kullanıldığı durumlarda balıkların ağırlık artışı ve büyüme hızının, önemli düzeyde olmamakla beraber, biraz düştüğü saptandı. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar aynı zamanda Tacon ve Jackson'un (1985), Davies ve ark.' larının (1989) ve Robaina ve ark.' larının (1997) elde ettikleri sonuçlara uyuyordu. Bu araştırmaların hepsinde önemli oranlarda EKU' nun gökkuşağı alabalık, Mozambik tilapiası ve çipura diyetlerine, performans bozukluğuna yol açmadan, katılabileceğini göstermişti. Bu araştırmada kullanılan bütün EKU' larda protein için %85 ve enerji için %70 olarak alınan TBK değerlerinin, gökkuşağı alabalık için gerçekçi bir değer olarak görünüyordu.
Bu çalışmada kullanılan üç ayrı TU ve üç ayrı EKU arasında besleyici değerleri açısından herhangi bir fark gözlenmedi. Bu sonuç, kanatlılar üzerinde yapılan araştırmalardan elde edilen, farklı kaynaklardan elde edilen TU' ları ile EKU' ları arasında besleyici değer açısından önemli farklar olabileceği sonucuna uymamaktaydı (Han ve Parsons, 1991; Parsons ve ark., 1997; Wang ve Parsons, 1998). Bu denemelerde kullanılan TU veya EKU, diyetteki tek protein kaynağıydılar. Bu tebliğin konusu olan araştırmada ise, TU ve EKU diyetteki SP' nin ancak %20 - %25' ini sağlamaktaydı. Bu nedenle, TU ile EKU' nun besleyici değerleri arasındaki muhtemel küçük farklar dikkat çekmemiş olabilir.
Bu çalışmanın sonuçları TU ve EKU' nun gökkuşağı alabalık diyetleri için değerli birer protein kaynağı olabileceğini göstermektedir. Bu hammaddelerin balık yemlerinde optimum olarak kullanılmasının sağlanması için, özellikle farklı kaynaklardan elde edilen TU ve EKU' ların amino asit yararlanılabilirliklerinin yeni araştırmalarla saptanması gerekmektedir.