|
AGROTURK
Agro-Endüstriyel Müşavirlik |
|
NRA BÜLTENİ Sayı 23 Temmuz 2001 |
NRA - Üniversite İşbirliği HİNDİ RASYONLARINDA RENDERİNG ÜRÜNLERİNİN KULLANILMASIHazırlayan: Zehra Reisli, Araştırma Görevlisi GİRİŞ Sağlıklı bir yaşam için yeterli ve dengeli beslenme büyük önem taşımaktadır. Kalp hastalığı, hipertansiyon, kanser, diyabet, osteoporoz, anemi gibi birçok hastalığın ortaya çıkmasının temelinde kötü beslenme alışkanlığı yatmaktadır. Ayrıca birçok kronik hastalığın, özellikle tuz ve şeker içeriği yüksek, doymuş yağ asitlerince zengin yiyecek maddelerinin aşırı ve sürekli bir şekilde tüketilmesi durumunda daha sıklıkla görülebileceği vurgulanmaktadır (Rakıcıoğlu, 2001). Bu itibarla büyüme, gelişme, verim gibi fonksiyonların optimum düzeyde gerçekleşebilmesi için gereksinim duyulan besin maddelerinin tam olarak alınması ve bunlar arasındaki oranlara dikkat edilmesi gerekir. Bu bağlamda, hindi eti çok iyi bir protein kaynağı olmasının yanısıra, yeterli ve dengeli beslenme için tercih edilebilecek bir üründür. Gerek tavuk eti, gerekse hindi etlerinin protein düzeyinin yüksek, buna karşılık yağ içeriklerinin düşük olması, kırmızı ete nazaran daha kısa sürede ve ucuza üretilmesi gibi avantajları bulunmakta, bu nedenle hayvansal protein açığının kapatılmasında, insanların kaliteli beslenmesinde önemli rol oynamaktadır. Çok yakın zamana kadar sadece yılbaşı sofralarını süsleyen hindi etinin belirtilen özellikleri nedeniyle, daha geniş bir zaman diliminde ve daha yaygın tüketimi söz konusudur. Hindi ve piliç etleri ile kırmızı etin enerji ve besin maddeleri içerikleri Tablo 1' de verilmiştir (Anonim, 1998). Tablo 1. Hindi ve Piliç Etleri ile Kırmızı Etin Enerji ve Besin Madde Değerleri (100 gr ette)
Bazı ülkelerde kişi başına yıllık ortalama hindi eti tüketim miktarları Tablo 2' de sunulmuştur (Pınar). Tablo 2. Bazı Ülkelerde Kişi Başına Hindi Eti Tüketim Miktarı (kg)
2. HİNDİLERDE SİNDİRİM SİSTEMİ Hindilerde vücut ısısı memeli hayvanlara oranla yüksek olup (40-42 ºC), sindirim sistemi de yapısal olarak farklılık göstermektedir. Vücut metabolizmaları diğer evcil hayvanlara göre daha yüksek olduğundan, daha hızlı gelişirler ve vücut ağırlıklarına oranla yüksek verim kapasitesine sahiptirler. Sindirim organlarının vücut uzunluğuna oranı diğer memeli hayvanlardan daha kısa olduğundan yemler yaklaşık 8 saat gibi kısa bir süre sistemde kalır. Bunun yanında hindiler diğer kanatlı hayvanlardaki gibi gerek yemlerde bulunan azotsuz özmaddeleri ve gerekse ham selülozu memeliler kadar iyi değerlendiremezler (Küçükersan, 2001). Bu nedenle hindilere verilecek rasyonların uygun miktarda kaliteli protein, daha açık bir ifade ile esansiyel amino asitleri kapsamalıdır. Diğer taraftan rasyonun enerjisi ve değerlendirilebilirliği de yüksek olmalıdır. Sindirim sistemlerinin farklı, vücut ısılarının yüksek, metabolizma ve gelişme oranlarının hızlı olması, besin madde yetersizliklerine karşı daha fazla duyarlılık göstermeleri gibi nedenlerle hindilerin beslenmesine dikkat edilmesi gerekir. 2.1. Hindi Beslemede Proteinin Önemi Proteinler amino asitlerden oluşan azotlu bileşikler olup, büyüme, vücut faaliyetlerinin devamlılığı ve verim için gereksinim duyulan besin maddeleridir. Amino asitlerin bir bölümü vücutta sentezlenemediği için, esansiyel nitelik taşırlar ve bunları hindilerin yemle mutlaka alması gerekir. Hindiler de diğer kanatlı hayvanlar gibi yem tüketimlerini enerji gereksinimlerine göre ayarlarlar. Bu nedenle enerjice zengin rasyonların uygulanması durumunda yemdeki protein miktarını da arttırmak gerekir. Kanatlı rasyonlarına %60-%70 gibi yüksek oranlarda katılan tahılların büyük bir kısmı esansiyel amino asitler yönünden yetersizdir. Bu eksikliği gidermek için rasyonlarda çoğu zaman soya küspesi gibi bitkisel kökenli protein kaynağı kullanılmaktadır. Ancak söz konusu bitkisel protein kaynağı özellikle lizin, amino asidi bakımından zengin, diğer amino asitlerce yetersizdir. Bu nedenle rasyonu oluşturan yem maddelerinin bütün bu özelliklerinin değerlendirilmeye alınmasında büyük yarar vardır. Aksi takdirde bu durum bazı amino asitlerin gereğinden fazla verilmesine, yem maliyetinin artmasına ve bir takım sorunlara da yol açabilmektedir. Örneğin, lizinin yemlerle aşırı miktarda alınması veya lizin/arginin oranının dengesiz olması (1/1.2' den fazla) genç piliçlerde büyüme hızının yavaşlamasına sebep olmaktadır (Woodgate, 1997). Bu itibarla tüm amino asitler gereksinim duyulan düzeyde verilmeli, aşırı ve yetersiz protein ve amino asitten kaçınılmalıdır. 3. HAYVANSAL YAN ÜRÜNLERİN HİNDİ RASYONLARINDA KULLANIMI Et ve kemik unu, kan unu, kanatlı yan ürün unu, hidrolize tüy unu rendering endüstrisi tarafından üretilen yem ham maddeleridir. İnsanlar tarafından tüketilmeyen kanatlı ve diğer hayvanların dokuları rendering işlemiyle çiftlik hayvanları ve kanatlılar için yem ham maddesi haline getirilmektedir (Anonim, 2001a). Söz konusu bu hayvansal ürünler, başta kaliteli protein olmak üzere diğer besin maddeleri bakımından iyi birer kaynakdırlar. Bu itibarla kanatlı ve domuz rasyonlarında yaygın olarak kullanılırlar (Anonim, 2001d). Yüksek protein içeriğine sahip bu ürünlerde protein değerinin elde edildikleri kaynaklara göre farklılık göstermesi bu yem maddelerinin rasyonlarda kullanım oranlarını sınırlayabilmektedir (Firman, 1996). 3.1. Et ve Kemik Unu (EKU) Memeli hayvanların kan, tırnak, boynuz, kıl ve deri dokularının hariç tutulup, kemik kısımlarının dahil edilmesiyle elde edilen bir rendering ürünüdür. İyi kaliteli bir et ve kemik ununda, ham protein içeriğinin en az %50, toplam fosfor miktarının en az %4, kalsiyum düzeyinin ise toplam fosfor miktarının en çok 2.2 katı kadar olması gerekmektedir (Miles ve Jacob, 2001). Et ve kemik unu üretiminde farklı ham materyallerin kullanılması, bu yemin besin madde komposizyonunu önemli ölçüde etkilemektedir. Bu itibarla et kemik ununun besin madde profilinin iyi bir şekilde belirlenmesinden sonra rasyonlarda kullanılması gerekir. Nitekim et ve kemik unlarındaki besin madde farklılıkları, kanatlılarda performansı olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Et ve kemik ununun besin madde miktarları ve metabolize olabilir enerji değerleri Tablo 3' de verilmiştir (Miles ve Jacob, 2001). Tablo 3. Et ve Kemik Ununun Besin Madde ve Metabolize Olabilir Enerji Değerleri
Et ve kemik ununun kanatlı rasyonlarında kullanılmasının en önemli nedenleri, bu yemin gerek ham protein, gerekse yararlanılabilir fosfor ve kalsiyum bakımından zengin olmasıdır. Ancak ham protein kalitesindeki olası farklılıklar nedeniyle et ve kemik unu kanatlı rasyonlarında en çok %7 oranında kullanılmalıdır. Et ve kemik ununun, amino asit profili, kalsiyum ve fosfor içerikleri dikkate alınarak hindi rasyonlarında %10 düzeyine kadar kullanılabileceği vurgulanmıştır (Dudley, 1997; Sell, 1996). Gerek broyler ve gerekse hindi rasyonlarında mısır ve soya küspesi önemli miktarlarda kullanılmaktadır. Ancak bu yem maddelerinin fiyatlarının zaman zaman yüksek olması, bunlara alternatif olabilecek yemlerin kullanılmasını gündeme getirmektedir. Bu bağlamda et ve kemik unu alternatif bir protein kaynağı olarak değerlendirilebilir. Burada et ve kemik unu fiyatının uygun olması önemli bir husustur. Uygun fiyatla alınan et ve kemik unu hayvanlarda performansı optimum düzeyde etkilemekte rasyon maliyetini de düşürmektedir (Dudley, 1997). Mısır ve soya küspesi fiyatlarının yüksek olduğu hallerde broyler ve hindi rasyonlarında et ve kemik unlarının daha fazla miktarlarda kullanılması mümkün olabilmektedir (Dudley, 1997). Waibel ve ark. (1987), dişi ve erkek hindilere %7 düzeyinde et ve kemik unu içeren rasyonlar vermişlerdir. Bir günlük yaştan kesim ağırlığına kadar yapılan besleme sonucunda gerek dişilerde ve gerekse erkeklerde et ve kemik ununun canlı ağırlık artışını ve yemden yararlanma oranını olumlu şekilde etkilediği vurgulanmıştır. Sell, (1996) hindi rasyonlarında et ve kemik ununun kullanılabilirliğini belirlemek amacıyla iki ayrı çalışma yapmıştır. Birinci denemede rasyonlara farklı düzeylerde katılan et ve kemik ununun erkek hindilerin performansı üzerine etkisini belirlemiştir. Rasyonlar %0, %3, %6.5 ve %10 düzeyinde et ve kemik unu içerecek şekilde düzenlenmiştir (A grubu et ve kemik unu). Araştırmada kullanılan beş ayrı et ve kemik unu numunesinin özellikleri Tablo 4' de verilmiştir. Tablo 4. Et ve Kemik Unlarının Özellikleri
Hayvanlara verilen rasyondaki metabolize olabilir enerji düzeyleri 1-21, 21-42, 42-63, 63-84, 84-105 ve 105-119. günler arasında sırasıyla 2850, 2900, 3050, 3150, 3200 ve 3300 kcal/kg olarak düzenlenmiştir. Birinci denemede 1-119 günlük yaş periyodu boyunca %0, %3, %6.5 ve %10 düzeyinde et ve kemik unu (A) içeren rasyonlar, her birinde 30 erkek hindi bulunan 6 gruba verilmiştir. Bu deneme 1-42. günler ve 42-119. günler arası olmak üzere 2 dönem halinde yürütülmüştür. Her iki dönemde her gruba verilen EKU miktarları Tablo 5' de gösterilmiştir. Tablo 5. Birinci Denemede Gruplara Verilen EKU Düzeyleri
İkinci denemede ise 1-119. günler arasında rasyonlara %10 düzeyinde EKU (A, B, C, D ve E) katılmıştır. Çalışmanın birinci denemesinde elde edilen canlı ağırlık ve yemden yararlanmaya ilişkin bulgular Tablo 6 da gösterilmiştir. Buna göre araştırmanın 42. ve 119. günlerinde elde edilen bu değerler arasında önemli bir farkın olmadığı tespit edilmiştir. Diğer bir ifade ile erkek hindi rasyonlarında et ve kemik ununun (et ve kemik unu A) %10' a kadar kullanılabileceği saptanmıştır. Tablo 6. Birinci Denemede Elde Edilen Canlı Ağırlık ve Yemden Yararlanma Oranları
Çalışmanın ikinci denemesinde elde edilen veriler Tablo 7' de sunulmuştur. Araştırma sonunda gruplar arasında gerek canlı ağırlık gerekse yemden yararlanma oranı bakımından önemli farklılıklar bulunmamıştır. Dolayısıyla bu deneme sonuçları da EKU' nun hindi rasyonlarında %10' a kadar kullanılabileceğine ilişkin birinci deneme sonuçlarını desteklemiştir (Sell, 1996). Tablo 7. İkinci Denemede Elde Edilen Canlı Ağırlık ve Yemden Yararlanma Oranları
Farklı yaşlardaki dişi ve erkek hindiler üzerinde yapılan bir çalışmada, soya küspesi ve et ve kemik ununun sindirilebilir amino asit düzeyleri incelenmiştir. Araştırma sonunda soya küspesi tüketen gruplar ile kontrol grubu arasında amino asit sindirilebilirliği yönünden bir farklılık tespit edilememiştir. Et ve kemik ununda ise özellikle genç erkeklerin bulunduğu gruplarda daha düşük düzeylerde amino asit sindirilebilirliği elde edilmiştir (Firman, 1992). 3.2. Kan Unu Kan unu, tüy ve benzeri yabancı materyalleri içermeyecek şekilde kesimhanelerde kesilmiş hayvanların kanlarından elde edilir. Kan ununun işlenmesinde ani kurutma, püskürtme ya da kısa sürede yüksek sıcaklık uygulaması gibi metodlar kullanılır. Sonuçta yaklaşık %85-%89 ham protein kapsayan, yüksek lizin içeriğine sahip ve yararlanabilirliği %80-%90 olan ürün elde edilir (Anonim, 2001a). İşleme metotları kan ununun yapısındaki amino asitlerin yararlanabilirliğini etkilemektedir. Nitekim Waibel ve ark. (1977), teknede kurutularak elde edilen kan ununda lizin yararlanabilirliğini %0-%43, ani kurutma işlemi ile elde edilmiş olan da ise bu değeri %80-%97 arasında saptamışlardır. Diğer yandan Noll ve ark. (1984), püskürtülerek ve ring dyer yöntemi ile kurutulan kan unlarında ortalama lizin bioyararlanılabilirliğini sırasıyla %86 ve %83 olarak belirlemişler. Teknede kurutulmuş örnekler için ise bu değerinin %62 olduğunu ifade etmişlerdir. Pahalı bir yem maddesi olan kan unu lizinin yanısıra lizin ve izolizin bakımından da zengindir. Genelde kanatlı rasyonlarında esansiyel amino asit kaynağı olarak kullanılan kan unu, buzağıların sütten kuru yemlere geçiş dönemlerinde gerek büyümeyi gerekse yem tüketimini artırmak için başlangıç rasyonlarına katılabilmektedir (Anonim, 2001d). Kanatlı rasyonlarında protein kaynağı olarak yeterli düzeyde soya küspesi kullanıldığında, hayvanların lizin ihtiyacı büyük oranda karşılanabilir, dolayısıyla bu durumda kan ununa gereksinim duyulmaz. Ancak hindi, başlangıç rasyonlarında yüksek lizin ihtiyacını karşılamak amacıyla kan unu kullanılabilmektedir (Anonim, 2001a). Bu bağlamda, Waibel ve ark. (1987), hindi rasyonlarında tüy unu, et ve kemik unu ve kan unu ile bunların kombinasyonunu denemişlerdir. 20 haftalık yaşta hindiler üzerinde yapılan bu çalışmada, rasyonlarda mısır + soya küspesi (kontrol), tüy unu (%2 veya %4), et ve kemik unu (%7), kan unu (%4) kullanılmış, ayrıca diğer gruplara sözü edilen rendering ürünleri kombine halde verilmiştir. Araştırma sonunda belirtilen hayvansal protein kaynaklarının yemden yararlanma oranını önemli derecede iyileştirdiği saptanmıştır. Araştırıcılar, hindi rasyonlarına katılması uygun görülen miktarları kan unu için %2, tüy unu için %2-%4, et ve kemik unu için ise %7-%8 olarak önermişlerdir. 3.3. Kanatlı Yan Ürün Unu Bu yem maddesi kesimhanelerde kesilen kanatlıların tüyleri temizlendikten sonra boyun, ayak ve iç organlar gibi parçalarının rendering işleminden geçirilmesi sonucu elde edilir. Kanatlı yan ürün ununda kalsiyum düzeyi, yararlanılabilir fosfor düzeyinden 2.2 kat fazla olabilir (Anonim, 2001a). Kanatlı yan ürün ununun broyler, yumurtacı tavuk ve hindi rasyonlarına gerek esansiyel besin maddeleri ihtiyacının karşılanması bakımından ve gerekse enerji desteği sağlamak amacıyla katılabileceği ifade edilmektedir (Franco ve Swanson, 1996). Yapılan bir çalışmada (Boiling and Firman, 1997), kanatlı yan ürün unu, tüy unu, et ve kemik unu ve kan unu gibi hayvansal yan ürünlerin, erkek hindilerde (Nicholas ırkı) soya küspesi yerine kullanılması incelemeye alınmıştır. Kontrol grubu başlangıç rasyonlarında (0-4 hafta) %50 oranında soya küspesine yer verilmiş, deneme grubu rasyonlarında ise soya küspesinin %40, %30 ve %20' si yerine hayvansal yan ürünler katılmıştır. Tüm rasyonların eşit sindirilebilir amino asit esasına dayalı olarak hazırlandığı bu çalışma 18 hafta sürdürülmüş ve deneme sonunda gruplarda performans verileri bakımından önemli bir farklılık saptanmamıştır (Boiling ve Firman, 1997). 3.4. Tüy Unu Tüylerde yüksek oranda keratin adı verilen bir protein yer almakta, buna bağlı olarak proteinin sindirimi güç olmaktadır. Bu nedenle tüyler, sıcaklık ve basınç altında hidrolize edilerek içerdikleri protein daha kolay sindirilebilen forma getirilebilir. Bu muamele sonucu elde edilen ürün, hidrolize tüy unu adını almaktadır. Bu itibarla uygun bir rendering prosedürü uygulanarak elde edilen hidrolize tüy unu, kanatlı yemlerinde gerek besin maddesi ve gerekse enerji yoğunluğunu artırmak amacıyla kullanılabilir. Diğer yandan tüy ununun kanatlılarda yemden yararlanma oranını da iyileştirdiği ifade edilmektedir (Franco ve Swanson, 1996). Hidrolize tüy ununda ham protein sindirilebilirliğinin %75' den az olmaması gerekmektedir. Bu bağlamda tüyler belli bir buhar basıncı altında pişirilerek, içerisinde bulunan proteininin hidrolizasyonu sırasında sindirimi olumsuz yönde etkileyen kimyasal bağlar da denatüre olur. Sonuç olarak tüy unu lezzetli, akıcı yapıda ve bütün çiftlik hayvanları ile kanatlılarda kolay sindirilebilen bir ürün haline gelir (Anonim 2001a). Tüy unu sistince zengin olup, hayvanların gereksinimini büyük ölçüde karşılayabilir. Nitekim mısır-soya küspesi ağırlıklı rasyonlarda metiyonin ve sistin yetersiz olduğu için, özellikle civcivlerin bu amino asit gereksinimlerini karşılamak amacıyla tüy ununun kullanılabileceği vurgulanmaktadır. Diğer yandan metiyoninin sistine çevrilebildiği de göz önüne alındığında, rasyonlarda sentetik metiyoninden önemli ölçüde tasarruf sağlanabileceği ifade edilmektedir (Anonim, 2001a). Yapılan çalışmalar sonucunda tüy ununun hindi rasyonlarına katılım oranının 4. SONUÇ Kırmızı ete göre protein düzeyinin yüksek, buna karşılık yağ içeriği düşük olan hindi eti, insan beslenmesinde yaşamsal önem taşımakta, hayvansal protein açığının kapatılmasında ise büyük bir potansiyel oluşturmaktadır. Son yıllarda hindi eti tüketiminin artış göstermesine paralel olarak hindi yetiştiriciliği de giderek önem kazanmaktadır. Hindilerde sindirim sisteminin kısa, metabolizmanın hızlı olması, bu hayvanların besin madde yetersizliklerine karşı diğer evcil hayvanlara oranla daha fazla duyarlılık göstermeleri, uygulanacak beslenme programları sırasında göz önünde bulundurulması gereken hususlardır. Hindi rasyonlarında kullanılan soya küspesi dışındaki diğer bitkisel kökenli yem maddelerinde lizin amino asidi yetersiz düzeydedir. Ayrıca sözü edilen kaynakların bir bölümünün de sistin, metiyonin, triptofan bakımından fakir olması, hindilerde protein ihtiyacının karşılanması bağlamında, protein kalitesi ve amino asit profili iyi olan hayvansal kökenli protein kaynaklarını gündeme getirmektedir. Bu itibarla balık unu, yüksek düzeyde kaliteli protein içeriği ve proteininin uygun sindirilebilirliği, optimum düzeyde enerji, vitamin ve mineral kapsaması gibi nedenlerle kanatlı rasyonları için mükemmel bir yem maddesi özelliği taşır. Ancak balık unu fiyatının yüksekliği yem maliyetini olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca yağ içeriğinden dolayı çabuk acılaşma riskinin bulunması bu yeme alternatif olabilecek et ve kemik unu, kan unu, kanatlı yan ürün unu, tüy unu gibi rendering ürünlerinin rasyonlarda kullanılma gereğini ortaya çıkmaktadır. Gerek ham protein, gerekse fosfor ve kalsiyum bakımından zengin bir yapı gösteren et ve kemik ununun, amino asit profili de dikkate alındığında, hindi rasyonlarında %10 düzeyine kadar katılabileceği bildirilmektedir. Yapılan çalışmalara genel olarak bakıldığında hindi rasyonlarına et ve kemik ununun %7-%8, kan ununun %2, tüy ununun ise %2-%4 oranında katılabildiği, bu uygulamanın performans verileri bakımından herhangi bir olumsuz etkiye yol açmadığı gözlenmiştir. Bununla birlikte rasyona protein kaynağı olarak %6 oranında katılan tüy ununun, canlı ağırlık ve yemden yararlanma oranını etkilemediğini bildiren araştırmalar da bulunmaktadır. Benzer şekilde kanatlı yan ürün unları da, yumurta tavukları, broyler ve hindi rasyonlarında kaliteli protein ve enerji ihtiyacının karşılanması amacı ile kullanılabilmektedir. Ancak kanatlı yan ürün unu ve diğer rendering ürünlerinin besin madde bileşimi, ham materyale, bu materyale uygulanan sıcaklık derecesi ve kurutma işlemine bağlı olarak değişebilmektedir. Başka bir ifadeyle bu hayvansal yan ürünlerin kaynaklarına ve işlenişlerine göre kalitelerinin farklılık gösterebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
AGROTURK Agro-Endüstriyel
Müşavirlik |