|
AGROTURK Agro-Endüstriyel Müşavirlik |
|
NRA BÜLTENİ Sayı 14 Aralık 1998 |
SÜT YEMİNDE YAĞEk enerji kaynağı olarak, donyağı ve yellow grease verilen erken laktasyondaki ineklerin, üretim performansı ve kanula takılmış hayvanlarda ruminal mikrobik protein üretimi Yazan: Ed DePeters ve Richard Zinn Çeviri: İ. Cihan Koru Bu çalışmanın temel amacı, yeme katılan yağlardaki doymuş/doymamış yağ asidi oranının (U:S), üretim performansını ve rumendeki fermentasyon dengesini ne şekilde etkilediğini saptamaktı. Metabolizma ile ilgili Gözlemler Araştırmada, dört adet, birden fazla gebelik geçirmiş Holstein ineği kullanıldı. Laktasyon döneminde olan ineklere, ruminal ve düodonum kanulaları takılmıştı. Deney, 4x4 Latin karesi yöntemi ile kurulmuştu. Dört diyet muamelesi seçilmiş olup, diyetlerin her birinde bütün pamuk tohumu kullanıldı. Kontrol diyette ek yağ yoktu. Ek olarak kullanılan yağdaki doymamış yağ asidi oranının, besin sindirimi ve üretim performansı üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere, diyetlere %2 oranında donyağı, yellow grease ve donyağı/yellow grease karışımı eklendi. Besin sindirilebilirliğini saptamak için, diyetten, düedonumdan ve gaitadan örnekler alınarak, standart laboratuar analizleri (kuru madde, kül, azot, asitte çözünen lif ve nişasta) yapıldı. Süt kompozisyonunun saptanması için, süt örneklerinde de analizler yapıldı (yağ, protein, SNF (yağ olmayan katı maddeler), laktoz, üre azotu, toplam azot, kazein azotu ve peynir suyu proteininde azot). Alınan ruminal sıvı örneklerinde VFA (uçucu yağ asitleri), pH, ve amonyak azotu saptandı. Veriler, SAS (isatistiki bir hesaplama yazılımı) genel doğrusal model yöntemi kullanılarak analiz edildi. Elde edilen ortalamalar Duncan' ın çoklu aralık testi (multiple range test) ile gruplandı. Diyetlerin hammadde ve kimyasal yapıları benzer idi (Tablo 1). Diyetlere yağ eklenmesi ile, beklendiği üzere, diyetlerin eter ekstraktında (ham yağ), toplam yağ asitlerinde ve alınan enerji içeriğinde artışlar saptandı. Kullanılan donyağı ve yellow grease' in kompozisyonu Tablo 2' de görülmektedir. Yellow grease, tallow' a kıyasla daha az doymuş idi. Doymamış yağ asidi içeriğindeki artış, linoleik asit (C18:12) fraksiyonunda idi. Donyağının U:S oranı 1:1 iken, bu oran grease'de 2.5:1 idi. Total diyetin yağ asidi kompozisyonu, ek olarak kullanılan tipini yansıtıyordu (Tablo 3). Tablo 1. Komple Karma Yemlerin Bileşenleri ve Kimyasal Kompozisyonu
2 Neutral detergent fiber = Nötral deterjanda lif (külsüz) 3 Acid detergent fiber = Asit deterjanda lif (külsüz) 4 Yapısal olmayan karbonhidratlar = 100-Σ (kül, ham protein, NDF, eter ekstraktı) Tablo 2. Donyağı ve Yellow Gres'in Özellikleri ve Yağ Asidi Kompozisyonu Donyağı Gres 5.50 2.90 94.30 94.00 46.10 88.70 42.80 33.10 252.40 234.90 0.07 0.09 0.05 0.04 0.09 0.03 0.14 0.19 3.74 1.00 27.31 21.26 0.50 0.07 3.84 6.93 19.29 6.10 0.56 0.73 1.75 0.88 38.59 39.89 3.48 21.40 0.60 1.41 0.97 2.48 Tablo 3. Komple Karma Diyetlerin Yağ Asidi Kompozisyonu (g/100 g yağ)
Kontrol Donyağı Karışım Gres 0.76 0.30 0.32 0.30 0.09 0.22 0.06 0.06 0.07 0.06 0.06 0.05 0.62 0.36 0.31 0.43 0.91 1.82 1.40 1.02 29.79 28.18 27.67 26.72 0.04 0.18 0.14 0.07 0.75 1.62 1.93 2.61 4.01 10.53 8.10 5.24 0.07 0.20 0.20 0.28 0.10 0.56 0.47 0.31 18.40 23.60 24.00 24.90 4.60 29.60 32.50 34.90 3.78 2.90 2.92 3.10 0.92 0.58 0.44 0.39 32.11 32.15 31.45 30.84 66.99 67.43 68.12 68.78 1.76 1.42 1.64 1.96 Tablo 4. Laktasyondaki Holstein İneklerine Farklı Doymuşluk Oranında Ek Yağ Verildiğinde, Rumende, Rumenden Sonra ve Sindirim Kanalının Tamamında Kuru Madde (KM), Organik Madde (OM) ve Nişastanın Sindirilebilirliği (kuru madde %' si olarak)
Tablo 5. Laktasyondaki Holstein İneklerine Farklı Doymuşluk Oranında Ek Yağ Verildiğinde, Rumende, Rumenden Sonra ve Sindirim Kanalının Tamamında NDF, ADF ve Sellüloz' un Sindirilebilirliği (kuru madde %' si olarak)
ADF ve NDF fraksiyonları, örneklerde bulunabilecek silikanın etkisini sıfırlamak amacı ile, "külsüz" olarak ifade edildi. Kullanılan ek yağın, lifin rumende, rumenden sonra ve toplam sindirim kanalındaki sindirilebilirliğini etkilemediği görüldü. Grease' deki doymamış yağ asitlerinin büyük bir kısmının, lifin rumende sindirilmesi üzerine olumsuz bir etkisi bulunmadı. Bu sonuç, kullanılan diyet tipi ile ilgili olabilir. Alfalfa samanı içeren diyetlerdeki ADF ve NDF konsatrasyonları yeterli idi. Diyetteki ADF ve NDF içeriğinin yeterli oluşu, rumende uygun bir ortam oluşturarak, doymamış yağ asidi düzeyinin fermentasyon dengesini etkilemesini önlemiş olabilir. Bu husus, diyete katılan yağın, lifin rumende sindirimi üzerinde herhangi bir etkisi olmaması ile de teyid edilmektedir. Diyete katılan yağ tipinin, azot alımı, azotun sindirim sisteminden geçişi ve sindirilmesi üzerinde etkili olmadığı görüldü (Tablo 6.). Bu açıdan, toplam azot, amonyak olmayan azotlu maddelerdeki azot (NAN), amonyak olmayan azotlu maddeler, mikrobiyel olmayan azot (NANMN; yem azotu) , ve mikrobiyel azot arasında herhangi bir fark yoktu. Eklenen yağdaki U:S oranının rumende azot metabolizmasını etkilediği görüldü. Bu husus ayrıca, eklenen yağdan dolayı, rumende mikrobiyel azot oluşumunun etkinliğinde herhangi bir değişiklik olmaması ile de teyid edilmiş oldu. Son olarak, azotun rumenden sonraki ve toplam sindirim kanalındaki sindiriminin de, diyete katılan yağa bağlı olarak değişmediği görüldü. Tablo 6. Diyetlerine Farklı Doymuşluk Düzeyinde Yağ Katılan, Laktasyon Dönemindeki Holstein İneklerinin Sindirim Kanallarında, Toplam Azotun ve Azotlu Bileşiklerin Alınması, Geçişi ve Sindirilmesi (kuru maddenin %' si olarak)
1 Görünürde rumende sindirilen organik madde 2 Rumende gerçek olarak sindirilen organik madde Yağ karışımı verilen ineklerin rumen pH' sı, diğer yağları yiyenlerden farklı idi (Tablo 7). Bu, küçük bir farktı ve nereden kaynaklandığı anlaşılamadı. Rumendeki amonyak azotu konsantrasyonu, yüksekti ve bu husus, büyük olasılıkla, diyetlerin yüksek oranda (ortalama %19) ham protein içermesinin bir sonucu idi. Toplam ruminal VFA konsantrasyonu, eklenen yağın tipinden etkilenmedi. Bu sonuç, organik maddelerin rumende sindirilmesinin değişmediğinin gözlenmeiş olması ile de bağdaşmaktadır. Her bir VFA' nın molar oranları farklı bulunmakla beraber, bu farklar düşük düzeyde idi. Yağ karışımı verilen ineklerin ruminal sıvılarındaki asetat/propinat oranı, diğer diyetlerle beslenenlere kıyasla daha düşüktü. Tablo 7. Diyetlerine değişik Doymuşluk Oranlarında Yağ Katılan İneklerin Rumen Sıvasında, pH Ortalaması, Amonyak Azotu Konsantrasyonu, Toplam VFA Konsantrasyonu ve herbir VFA' nın Molar Oranları
1 Asetat/propionat oranı Süt verimi, ek yağ tiplerine göre farklılık göstermedi (Tablo 8). Diyete yağ katılması, süt verimini, kontrol diyete kıyasla, ortalama olarak günde 2.5 kg arttırdı. 2.5 kg' lık bir artış istatistiki olarak önemsiz olmamakla beraber, bu husus ticari bir süt işletmesi açısından ekonomik olarak önemli olabilir. Sütte ölçülen yağ, protein, laktoz ve SNF' nin yüzdeleri de, mutlak düzeyleri de, ek olarak verilen yağın tipine bağlı olarak değişmedi. Benzer şekilde, toplam azot, kazein ve peynir suyu proteinde azot miktarları ve oranları da değişiklik göstermedi (Tablo 9). Karma yağ verilen ineklerin sütündeki protein olmayan azot içeriği diğer diyetlere kıyasla daha yüksekti. Bu husus, bu diyetle beslenen ineklerin sütünde biraz daha yüksek oranda süt üresi azotu saptanmasını yansıtmaktadır. Karma yağ içeren diyetten kaynaklandığı görülen bu farkın nedeni bilinmemektedir. Karma yağlı diyetin, ruminal amonyak azotu konsantrasyonu ve mikrobiyel azot üretimi randımanı üzerinde farklı bir etkisi olmadığı saptandı. Tablo 8. Diyetlerine Farklı Doymuşluk Düzeyinde Yağ Katılan, Laktasyon Dönemindeki Holstein Süt Verimi ve Kompozisyonu
2 Sütteki enerji (Mcal)/gün/günlük Sindirilebilir Enerji (Mcal) alımı Tablo 9. Diyetlerde Farklı Doymuşluk Düzeyinde Yağ Katılan, Laktasyon Dönemindeki Holstein İneklerinin Sütlerinde, Azotlu Bileşiklerin Düzeyi ve Oranları
Kan bileşenleri farklı diyetlere göre farklılıklar gösterdi (Tablo 10). Karma yağ verilen ineklerin plazmalarında üre azotu en yüksek düzeyde iken, donyağı verilen hayvanlarda bu değer en düşük düzeyde bulundu. Karma yağ diyeti ile ilgili olarak plazmada daha yüksek üre azotu bulunması, bu diyeti alan ineklerin sütünde daha yüksek protein olmayan azot bulunması ile bağdaşmaktadır. Ancak, plazmadaki üre azotu değerleri arasındaki farkın nereden kaynaklandığı bilinmiyor. Plazma glukozu, diyetler arasındaki farklılıktan etkilenmedi. Diyetlerine yağ eklenen ineklerin plazmalarında, kontrol diyeti verilenlere kıyasla, daha yüksek oranda NEFA ve triasilgliserol saptandı ki, bu da hayvanın aldığı yağ miktarı arttığından, beklenen bir sonuçtu. Tablo 10. Diyetlerine Farklı Doymuşluk Düzeyinde Yağ Katılan, Laktasyon Dönemindeki Holstein İneklerinin Plazma Metabolitlerinin Ortalama Konsantrasyonları
Laktasyonla İlgili Gözlemler 18 hafta süren bir laktasyon denemesinde, birden fazla gebelik geçirmiş Holstein inekleri kullanıldı. Muameleri oluşturan diyetler (Tablo 1) ve kullanılan yağlar (Tablo 2), metabolizma ile ilgili çalışmada kullanılanlarla aynı idi. Bu çalışmanın amacı, diyete ek olarak katılan yağların doymamış yağ asidi düzeyinin, yüksek verimli ineklerin erken laktasyon döneminde verim performansı üzerindeki etkisi gözlemekti. Denemeye alınan inekler buzağıladıkdan sonra, doğumu takip eden bir hafta boyunca California Üniversitesi (Davis) Sütçülük Eğitim ve Araştırma Tesisleri' ndeki genel sürüyü oluşturan düşük verimli hayvan grubu ile beraber bakıldılar. İkinci haftanın başında inekler araştırma bölümüne alınarak, kontrol diyeti iel beslenmeye başladılar ve Calan elektronik kapı sistemini kullanmaları konusunda eğitilerek her birinin yediği diyeti ayrı ayrı saptama olanağı sağlandı. Denemedeki ineklerden veri toplanması, laktasyonun üçüncü haftasında başladı. Üçüncü hafta bir geçiş dönemi olarak kullanılarak bu devrede bütün inekler kontrol diyeti ile beslendi. Dördüncü hafta, ineklerin bir kısmı kontrol diyetinde kalırken, diğer hayvanlar donyağı, grease ve karışım diyetleri verilen gruplara ayrıldılar. Bu şekilde farklı diyetlere göre grupları ayrılan inekler, laktasyonun 18. haftasına kadar kendilerine tahsis edilen diyetlerle beslendiler. Bütün inekler günde iki defa yemlendi ve verilen yem miktarı kaydedildi. Yenmeden kalan yemler de haftalık olarak saptandı. Bütün diyetlerden alınan örnekler üzerinde, alınan besin maddelerini saptamak üzere, standart laboratuar analizleri (kuru madde, kül, azot, NDF ve eter ekstaktı) yapıldı. İnekler günde iki kez sağılarak, verdikleri süt miktarı kaydedildi. Haftada bir alınan süt örneklerinde yağ, protein, SNF, laktoz ve üre azotu analizleri yapıldı. Elde edilen veriler SAS' ın genel linear modeli kullanılarak değerlendirildi. Gerçek ve %4 yağa göre düzeltilmiş süt verimlerinin, kullanılan ek yağın türüne göre değişmediği saptandı. Süt verimindeki bu durum, metabolizma ile ilgili gözlemlerde saptanan duruma benziyordu. Sütün yağ, protein, laktoz ve SNF içeriğinin, verilen ek yağa bağlı olarak değişmediği Tablo 8' de görülmektedir. Süt bileşenlerinin miktarları arasında da fark görülmedi. Son olarak da, kuru madde alımının, ek yağın türüne göre etkilenmediği saptandı. Özet ve Sonuçlar Diyete ek olarak katılan yağın tipinin, besin maddelerinin sindirimi ve üretim performansı üzerindeki etkisini saptamak üzere bir etabolizma ve bir de laktasyon izlemesi yapıldı. Kullanılan donyağının U:S oranı 1:1 iken, bu değer gres için 2:5:1 olarak saptandı. Bugün yaygın olan kanı; doymamış yağ asidi yüksek yağların rumendeki fermentasyonu olumsuz etkilediği, dolayısı ile süt verimini düşürdüğü şeklindedir. Bu araştırmada, yağ tipinin, besin maddesi sindirimini etkilemediği saptanmış bulunuyor (Metabolik Gözlemler). Ruminal sıvıdaki uçucu yağ asitlerinde az, fakat önemli değişiklikler gözlendi. Ancak, mikrobiyel protein üretimi, yağın tipine bağlı olarak farklılık gösterdi. Metabolik araştırmada, süt verimi ve kompozisyonunun farklı olmadığı görüldü. Ek yağ alan ineklerin günlük süt üretimi 2.5 kg kadar arttı ise de, bu artış istatistiki olarak önemli değildir. Ancak, süt verimindeki bu artış, ticari işletmeler açısından ekonomik olarak önemli olabilir. Diyete eklenen yağın tipinin, erken laktasyon dönemindeki birden fazla gebelik geçirmiş ineklerin, üretim performansını nasıl etkilediğini görmek için bir de laktasyon denemesi yapıldı. Laktasyon denemesinde de, metabolik araştırmada kullanılan diyetler kullanıldı. Bu çalışma sonunda, diyete eklenen yağın tipinin, süt verimi, süt bileşeni verimi ve kuru madde alımı üzerinde etkili olmadığı saptandı. Bu araştırmada da, ek yağ verilen inekler, kontrollara kıyasla, biraz daha fazla (önemsiz oranda) süt verdiler. Bu artış, donyağı için günde 2.5 kg, gres ve karma yağ için ise 3.5 kg idi. Bu araştırmada diyete ek olarak katılan yağların tipi (ne tür yağ olduğu), laktasyondaki birden fazla gebelik geçirmiş Holstein ineklerinin, besinleri sindirmelerini ve üretim performanslarını etkilemediği saptandı. Kullanılan gresin U:S oranı yaklaşık 2.5:1 iken, donyağında bu oran 1:1 civarında idi. Gres, diyete %2 oranında katıldığında besleme değeri olarak donyağına eşdeğerdi. Bundan sonra yapılacak araştırmalar, süt üretiminin maliyetini düşürmek amacı ile, donyağı ve gres karışımlarının diyetlerde kullanılmasının etkilerini irdelemelidir. Donyağı ve gres 100:0 oranından başlanarak, 67:33, 33:67 ve 0:100 oranlarında karıştırılarak diyetlerde denenmelidir. Bu şekilde düzenlenecek denemelerden elde edilecek veriler, besleme uzmanları ve yem sektörü yöneticilerine, laktasyondaki inekler açısından yağ karışımlarının besin değeri konusunda ışık tutacaktır. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
AGROTURK Agro-Endüstriyel
Müşavirlik |