başa dön

NRA
BÜLTENİ
Sayı 3
Mart 1996





NRA
Ana Sayfa

Agroturk Ana Sayfa

Site Haritası

YEMLİK YAĞLAR: BESİN DEĞERLERİNİN ANALİZLE SAPTANMASI

Yazan: Dr. Stephen Woodgate

Hayvan yemlerinde yağ kullanmanın faydaları dünyadaki besleme uzmanlarının çoğu tarafından kabul edilmektedir. Buna karşılık, yağ piyasası yoğun rekabetin söz konusu olduğu bir piyasa olup, rendering sanayinin ürünü olan yağların, başka birçok kaynaktan gelen değişik yağlarla rekabet etmesi gerekmektedir.

Besleme uzmanının üstesinden gelmesi gereken en zor görevlerinden biri, çok değişik özellikleri olan farklı yağların değerlerini saptamaktır. Özellikle, bu yağların beslenme ile ilgili performans üzerindeki etkilerini saptamak güçtür. Söz konusu olan bu etki doğru olarak kestirilebilir ise, bu bilgiye dayanılarak yağların ekonomik değeri ortaya konabilir ve böylelikle yağa yapılan harcamaya karşılık azami fayda elde edilmiş olur.

Değişik yağların arasındaki farkların nereden kaynaklandığı ile ilgili bugün elimizde birikmiş bir hayli bilgi bulunuyor. Örneğin; donyağı, soya yağı, palmiye yağ asidi, kolza yağı ve balık yağı arasındaki farklar çeşitli yöntemlerle saptanmıştır. Bununla beraber, bir yağ örneği üzerinde yapılan analiz sonuçlarına bakarak bu yağın besin değerini kestirebilmek ancak son yıllarda mümkün olabilmiştir.

Jane Powles ve ark.'larının 1995'de yayınladıkları bir tebliğde, bir yağ örneğinin analizle saptanan iki özelliğinin kullanıldığı bir formül ile bu yağın enerji değerinin kestirilebileceği ileri sürülmektedir. Aşağı yukarı aynı zamanda Yağ ve Protein Araştırma Vakfı'nın (Fats and Proteins Research Foundation: FPRF) yayınladığı dört ayrı çalışma da, yemlik yağları ve bunların besin değerini ele almaktadır. Bu yayınların yazarları ve yayın numaraları şöyledir: Leeson, DD No. 267; Pearl, DD No. 269; Waldoup ve ark., DD No. 271; Waldoup ve ark., DD No. 272.

Yukarıda sözünü ettiğim bu yayınlara aşağıda tekrar değineceğim. Ancak, şimdi Powles ve ark.'larının yaptığı bir çalışmadan söz etmek istiyorum. Her ne kadar bu çalışma domuzlar üzerinde yapılmışsa da, elde edilen sonuçların kanatlı beslenmesine de uygulanabileceği, konunun uzmanları tarafından kabul edilmektedir. Bu çalışmanın ana hedefi, yemlik yağların görünürdeki sindirilebilirlik değerinin kestirilmesi idi. Bu tahmini yapabilmek için, yağların belli başlı iki özelliğinin dikkate alınması önerilmektedir; a) yağın içerdiği doymamış yağ asitlerin doymuşlara olan oranı ve b) yağda bulunan serbest yağ asidi miktarı. Burada kullanılan terimlerin açıklamaları aşağıda özetlenmektedir.

Kullanılan terimlerin açıklamaları:

U = doymamış yağ asitleri. Ör.: C14:1, C16:1, C16:2, C18:1, C18:2, C18:3.
S = doymuş yağ asitleri. Ör.: C14:0, C16:0, C18:0.
U/S = doymamışların yüzdesi / doymuşların yüzdesi
SYA = serbest yağ asidi

Bu çalışma sonunda elde edilen sonuçlar şöyle özetlenebilir:

1. Hem U/S oranı hem de SYA miktarı, yağın sindirilebilir enerji (SE) değeri üzerinde etkili olmaktadır.
2. Genç hayvanlarda bu etki daha belirgin olmaktadır.

Sözünü ettiğim çalışmanın yayınlanmış metni, U/S oranı ile SYA miktarı kullanılarak SE değerinin tahmini olarak hesaplanması için bazı denklemler ve grafikler içermektedir. Bu bakımdan, bu konu ile ayrıntılı bilgi edinmek isteyenlerin bu çalışmanın orijinal metnine baş vurmalarını öneririm. Ancak, ben bu yazımda, çaılşmanın sonucu olan bazı değerleri Tablo 1'de özetledim.

Tablo 1. U/S Oranı ile SYA Miktarının Yemlik Yağların SE Değeri Üzerindeki Etkisi

SYA (%)

U/S (1.5)

U/S (3.5)

10

33.7

36.0

20

33.0

35.6

30

32.5

35.0

40

32.1

34.7

50

31.6

34.1

60

31.0

33.6

70

30.5

33.0

Bu tablodan anlaşılacağı gibi, U/S oranı 3.5 olan yağların SE değeri, U/S oranı 1.5 olanlara kıyasla daha yüksektir. Ayrıca, bu ilişkinin SYA yüzdesinden bağımsız olduğu görülmektedir. Her iki düzeydeki U/S oranı için de geçerli olmak üzere, SYA yüzdesi yükseldikçe, SE düzeyi düşmektedir (SYA yüzdesinin %10 - %70 arasında olduğu aralıkta bu düşme % 9'u bulmaktadır).

Yukarıda özetlenen bilgiler hem yağı üreten hem de tüketen açısından pratik önem taşımaktadır. Yağlar enerji değerlerine göre fiyatlandırıldıklarına göre, SE değeri doğrudan doğruya yağın değerini etkilemektedir. Doğal olarak, yağın değerini etkileyen başka beslenme faktörleri de vardır, ancak diğer bütün faktörler sabit tutulur ise, yağın ekonomik değerini tayin eden kıstas SE değeri olmaktadır.

Serbest yağ asidi oranı genellikle belirli olduğundan (kışın %5 - %15, yazın %20 - %30), hayvansal yağ üreticileri açısından önemli olan U/S oranıdır. Burada anlatılan çalışmanın ışığında, U/S oranı 1.5'un altıda olan yağların (çoğu hayvansal yağlarda U/S oranı bu civardadır; Tablo 2) SYA yüzdesinin de mümkün olduğu kadar düşük olması gerekmektedir. U/S oranı 1.0 civarında ve SYA yüzdesi düşük (%5) hayvansal yağların SE değeri, yüksek SYA yüzdeli (%50) yağlardan en az %7.5 daha yüksektir.

Tablo 2. Yemlik Yağların Ortalama U/S Oranları
Donyağı

1.0

Kanatlı Yağı

2.2

Palmiye Yağı

1.1

Bitkisel Yağ

6.0

Donyağı-Bitkisel Yağ (80-20)

2.1

Kaynak: G. Pearl, DD No. 269

Bu arada, U/S oranı, yüksek sindirilebilir enerjinin göstergesi olduğuna göre, yemlik yağların U/S oranını mümkün olduğu kadar yüksek tutmaya çalışmak gerekir. Bunu pratik olarak sağlamanın kestirme yollarından biri, doymuş yağ asidi yüksek hayvansal yağlarla, doymamış yağ asidi yüksek bitkisel yağların kontrollu bir oranda karıştırılmasıdır. Hem karışıma girecek yağların değeri bilindiğine, hem de elde edilecek yağın değeri hesaplanabildiğine göre, söz konusu karıştırma işi "en düşük maliyet" prensibine göre yapılabilir. Burada hatırlanması gereken diğer bir husus da, yağın besin değerini arttırmak için U/S oranı 2.2 olan kanatlı yağının hem tek başına kullanılabileceği hem de diğer yüksek doymuş yağ asidi içeren yağlarla karıştırılabileceğidir.

Buraya kadar anlatılanlar Guelph Üniversitesi araştırıcılarından olan Steve Leeson'un raporunda da (DD no. 267) bulunmaktadır. Leeson'un raporu yağları daha çok broyler beslenmesi açısından değerlendirmekle beraber, domuzlar üzerinde yapılan denemelerde bulunan özelliklerin pek çoğunun broyler beslenmesi açısından da geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Leeson'un elde ettiği sonuçlar Tablo 3'de özetlenmiştir.

Tablo 3. Farklı Yaşlardaki (1-21 günlük ve 21 günden büyük) Broyler Piliçlerinde Farklı Yemlik Yağların Metabolize Edilebilir Enerji Potansiyelleri (MJ/kg)
 

0-21 Gün

>21 Gün

Donyağı

31.0

33.5

Kanatlı Yağı

34.3

37.6

Palmiye Yağı

29.7

30.5

Bitkisel Yağ

36.8

38.4

Donyağı-Bitkisel Yağ

32.2

35.6

Powles ve Leeson'un çalışmalarını tamamlayıcı özellikte olan iki ayrı çalışma da, Waldoup ve ark.ları tarafından tamamlanmış ve FPRF yayınları arasında DD 271 ve DD 272 numaralı raporlar olarak yayınlanmıştır. Bu son iki çalışmada ticari kanatlı yağları ile ilgili analitik bilgiler verilmekte ve yağların U/S oranları ile SYA yüzdelerinin broyler performansı üzerindeki etkileri açıklanmaktadır. Bu raporlardan ikincisi (DD 272), gerek 21 günlük gerekse 42 günlük etlik piliçlerde düşük SYA içerikli (%29) yağlar ile yüksek SYA içerikli (%45) yağlar arasında verim performansı üzerinde istatistiki bir fark olmadığını vurgulamaktadır. 21 günlük piliçlerde düşük ve yüksek SYA içerikli yağlarla ölçülen ile, çok düşük SYA içeren (%3) ve kontrol olarak kullanılan kanatlı yağla ölçülen performans arasında istatistiki fark vardı. Her üç yağın U/S oranı birbirine yakın olup 1.7 ile 2.1 arasında değişiyordu (Tablo 4).

Tablo 4. 21 Günlük Piliçlere Yedirilen %6 Yağ İçerikli Yemin, Değişen SYA Düzeyinin Performansa Etkisi
 

Gövde Ağırlığı (g)

Yem/Artış

Kanatlı Yağı (%3)

577a

1.40

Düşük SYA (%29)

581a

1.43

Yüksek SYA (%45)

623b

1.38

a,b arasında istatistiki fark yok (P > 0.05)

Bu yazımda sözünü ettiğim araştırmaların sonuncusu olan çalışmada (DD 269) Gary Pearl, yemlik yağların birçok özelliğini incelemekte, bu arada dünya piyasalarında bu yağlarla ilgili olarak kullanılan terminolojiyi açıklamakta ve yağların besin değerlerini saptamak üzere kullanılan laboratuar analizlerini özetlemektedir. Yine bu raporda, dünya piyasalarında alış verişi yapılan yemlik yağların yağ asidi profilleri ve U/S oranları verilmektedir.

Buraya kadar anlattıklarımı özetleyecek olursam; hayvan yemi sanayi, yemlik yağlar hakkında halihazırda bir hayli bilgiye sahip bulunuyor. Bu yazıda anlattığım dört rapor, bu konudaki bilgilerimize daha fazla derinlik kazandırmaktadır. Bu yeni bilgilerin güvenilir bilimsel denemelere dayanılarak elde edilmiş ve pratikte uygulanabilir olmaları, hayvan beslemesi ise ile ilgilenenler açısından değerlerini pekiştirmektedir. Bu raporlar FPRF'den temin edilebilir ve konu ile ilgilenenler açısından "okunması zorunlu" yayınlar olarak kabul edilebilir.


KAN VE TÜY UNU: Değerli Bir Karışım

Yakın geçmişte yayınlanan bir dizi araştırma, kan unu ve tüy ununun dengeli amino asit beslenmesi için değerli bir potein kaynağı olduğunu ortaya koymuş bulunuyor.

J.J.Chaung ve D.G. Chamberlain 1995'de yayınladıkları bir çalışmada tüy ununun süt sığırlarının beslenmesindeki rolünü anlattılar. Bu çalışmanın temel amacı; ot silajı/ tahıl/ tüy unundan oluşan bir rasyonla beslenen süt sığırlarında süt üretimi açısından sınırlayıcı olan amino asitleri saptamakdı.

Bu amaçla bir veya daha fazla amino asit hayvanlara damardan verildi. Sonuçlar, histidin, lisin, metiyonin ve triptofandan oluşan bir karışımın takviye olarak verilmesi ile süt proteinin %26 arttığını gösterdi. Bir ikinci denemede yine aynı karışım, bu kez metiyoninsiz olarak verildi ve benzer verim sonuçları elde edildi. Bu sonuç, söz konusu deney koşulları altında metiyoninin süt proteinini sınırlayıcı etkisi olmadığını gösteriyor. Pratik açıdan, bu hayati önemi olan bir bilgidir. Herşeyden önce bu sonuç, tüy unu ile ilgili yaygın bir görüş olan, bu hammaddenin bazı amino asitlerce fakir olduğunu ve ot silajı ile beslenen süt sığırlarına proin takviyesi olarak tek başına verilmemesi gerektiğini doğrulamaktadır. Diğer taraftan aynı sonuçlar, tüy ununun bazı amino asitlerle desteklenip dikkatli olarak dengelenmesi sonunda, bu hammaddenin süt proteinini arttırma yönünde katkısı olabileceğini göstermiştir.

O halde, bu çalışmadan çıkarılacak pratik sonuçlar ne olabilir? Tüy ununun, tek başına kullanıldığında, süt sığırlarının proteinle takviyesi açısından oldukça yetersiz bir kaynak olduğunun saptanmış olması yeni bir keşif değildir. Bu çalışmanın asıl ilginç olan yanı, denenmiş olan amino asitlerin rendering sanayi tarafından üretilen proteinlerde mevcut olduğudur. Özellikle kan unu bu araştırmada ele alınan amino asitlerin, metiyonin dışında, diğer hepsi açısından zengin bir protein kaynağıdır. Buna karşılık, görüldüğü gibi metiyoninin bu uygulamada faza önemli olamadığı da saptanmış bulunuyor. O halde kan unu ve tüy unundan oluşan bir karışım süt sığırları için bay-pass protein formunda gerekli amino asitler için mükemmel bir kaynaktır.

Bu takviye hammaddeleri (kan ve tüy unu), bu denemede görüldüğü gibi süt proteinini attırdığına göre, bu iki hammaddeden yapılacak karışımların gelecekte gittikçe daha fazla kullanılacağı anlaşılıyor.

Valin Üzerine Araştırma

Domuzlar ve piliçlerin üzerinde valin ile yapılan bir yeni araştırma, bu amino asitin laktasyondaki dişi domuzlarda süt üretimini sınırlayıcı etkisi olabileceğini ve genç domuzlarla genç piliçlerde bu amino asite olan gereksinimin ergin fertlerde olduğundan daha yüksek olabileceğini göstermiş bulunuyor (Best, 1995). Yine bu araştırmaya göre, takviye olarak verilen valin, takviye lisin gereksinimini azaltmaktadır.

Tablo 1, değişik yem hammaddelerinin amino asit içerdiklerini göstermektedir. Görüldüğü gibi, bu hammaddeler arasında en fazla valin içeren ikisi, rendering sanayi ürünü olan kan unu ve tüy unudur.

Tablo 1. Değişik Yem Hammaddelerinin Protein ve Amino Asit içeriklerini (%)
Hammadde

Protein

Lisin

Metiyonin

Histidin

Treonin

Valin

Kan Unu

90

7.0

1.0

3.1

3.9

6.8

Tüy Unu

84

1.8

0.5

0.6

3.9

6.2

Kanola

36

2.0

0.8

0.9

1.5

1.8

Soya

44

2.7

0.6

1.2

1.7

2.1

Balık Unu

65

5.0

1.8

1.6

2.7

3.1

Mısır Glu. Yemi

60

1.0

1.5

1.3

2.1

2.8

Et Kemik Unu

50

2.4

0.6

0.8

1.6

2.4

Buğday

11

0.3

0.2

0.2

0.3

0.5

Mısır

9

0.3

0.2

0.3

0.3

0.4

Bu tablo, buğday, sorgum ve mısır gibi tahılların gerekli amino asitlerin çoğu açısından çok fakir olduğunu bir kez daha sergilerken, çiftlik hayvanlarının diyetlerinin gerektirdiği amino asitlerin hayvansal proteinler tarfından rahatça karşılanabileceğini hatırlatmaktadır.

Burada önemli bir hususu tekrar vurgulamayı gerekli görüyorum. Diğer bütün amino asitler gibi valinin de hayvan beslemesi açısından yararlı olabilmesi için mutlaka sindirilebilir olması gerekir. Bu nedenle, proteinlerin değerlerinin saptanması için yapılan denemelerin canlı hayvanlar üzerinde yürütülmesinin önemi çok büyüktür. O halde, protein unu kaynakları seçilirken, protein üreticisinin ürünü ile ilgili olarak ileri sürdüğü besleme değeri bilgilerinin, canlı hayvanlar üzerinde yapılmış performans denemeleri ile desteklenip desteklenmediğini de kontrol etmek gereklidir.


NRA 1996 KONGRESİ

Bu Yıl Denizaşırı Ülkelerden Daha Fazla Konuk Bekleniyor

Bu yıl gerçekleşecek olan kongreyi düzenlemekle görevli komite, diğer yıllardan bir hayli farklı yenilikler yapmayı planlıyor. 29 Ekim - 3 Kasım 1996 tarihleri arasında San Fransisko'nun ünlü Ritz Carlton Otelinde yapılacak olan kongre, ticari konulara ağırlık verecek, bunun yanında dünya yağ ve protein piyasalarını etkileyen sorunlar ile bu alanda tamamlanan en son araştırma ve bilimsel çalışmaların sonuçları ele alınacak. Daha önceki yıllarda, pazarlama ve teknik komiteler ayrılır ve bu komiteler birbirinden ayrı toplanırdı. Bu yıl daha farklı bir yaklaşım benimsenerek, Birliğe yeni katılan üyelerin ve denizaşırı ülkelerden gelen potansiyel müşterilerin de katılabileceği genel oturumlar düzenlenmiş bulunuyor.

Açılış oturumunda Yağ ve Protein Araştırma Vakfı (FPRF) ve Hayvansal Protein Üreticileri Birliği (APPI) gelişme raporlarını sunacaklar. Bunun yanında, uluslararası piyasaların geliştirilmesi ile ilgili faaliyetler ve endüstriyi etkileyen sorunlar tartışılacak.

Açılış oturumunun arkasından, bütün bir öğleden sonra uluslararası konulara ayrılacak. Bu oturumda bir uzmanlar paneli çeşitli konulara girecekler ve bütün delegelerin katılımına açık olan bu oturumda hararetli tartışmaların olacağı ümit ediliyor. Ele alınacak konulardan bazıları şöyle: Çin Halk Cumhuriyeti refah seviyesi ve sayısı gittikçe artan nüfusunu nasıl besleyecek? Bu gelişmeler yağ ve protein piyasalarını nasıl etkileyecek? Rendering ürünlerinin uluslararası ticaret açısından standartlaştırılmasında ne gibi aşamalar kaydediliyor? Değişik ticari bloklardaki yasal düzenlemeler rendering ürünlerinin ticaretini nasıl etkileyecek? Yağ ve proteinlerin dünya ticaretindeki yeri ile ilgili yakın ve uzak vadeli tahminler nelerdir?

Daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da değişik komiteler toplanacak (uluslararası pazar geliştirilmesi, yasal düzenlemeler, restoran yağları, v.s.). Ancak, bu yıl yeni bir uygulama olarak bu toplantıların hepsi bütün delegelere açık olacak ve delegeler bu toplantıları izlerken dilerler ise kendi görüşlerini dile getirecekler.

Programda iki ayrı genel oturum daha olacak ve oturumlarda birlik dışından davet edilen uzman konuşmacılar herkesin ilgisini çeken güncel konularda görüşlerini sunacaklar. Bu oturumlarda ele alınması olası bazı konular arasında Biodizel (çevre dostu yakıt alternatifi) ile bitkisel ve katı gıda artıklarının değerlendirilmesi de bulunuyor.

Kongre boyunca, akşam saatlerinde resepsiyonlar düzenlenmiş olacak ve yağ ve proteinlerin ticareti ile ilgilenen delegeler iş yapma imkanlarını irdelemek için bol bol fırsat bulabilecekler. Bu arada kongre salonunun yakınında kurulacak olan masa üstü sergilerinde değişik ürünler sergilenecek ve teknik yeniliklerle ilgili yeni bilgiler bulunacak.

Ayrıca, delegelerin katılımı isteğe bırakılmış geziler de düzenlenmiş olacak. Gezilerin düzenleneceği yerlerin arasında, büyük olasılıkla, Kaliforniya bağcılık bölgesi de bulunuyor. Kongre, Cumartesi akşamı verilecek akşam yemeği ve onu izleyen kabare gösterisi ile sona erecek.

Bu faaliyetleri ilginç bulacağınızı ve 1996 NRA Kongresinde bize katılacağınızı umuyoruz. Kongre ile ilgili daha fazla bilgiyi NRA merkez ofisinden, NRA Londra ofisinden veya Türkiye temsilciliğinden temin edebilirsiniz.

        

 





AGROTURK Agro-Endüstriyel Müşavirlik
19 Mayıs Cad. 33/A-9
80220 Şişli - İstanbul
Tel: 212-212 6942 - Faks: 212-212 6831
E-posta: bilgi@agroturk.com.tr - Web: www.agroturk.com.tr