YAĞLARIN ETKİN ENERJİ DEĞERİ
Yazan: Henry L. Fuller ve N.M. Dale
University of Georgia (ABD), Kanatlı Bilimi Bölümü
Karma yemlerin çoğunda yemin metabolize edilebilir enerjisi (ME), söz konusu
yemin hayvan verimini nasıl etkileyeceğini oldukça isabetli bir şekilde
kestirmeye yeter. Bu yeterliliğin temel nedeni, yapılan pek çok varsayım
arasında artı ve eksi yöndeki yanılmaların genel olarak birbirlerinin etkisini
sıfırlamasıdır. Bir örnek vermek gerekirse; ME değeri kullanıldığında yağların
net enerjisinin gerçek olandan düşük, proteinlerin net enerjisinin ise gerçek
olandan yüksek çıktığı yaygın olarak kabul edilen bir husustur. Yağ ve protein
içeriği belirli oranlar içinde kalan yemlerde bu iki yanılma payı genellikle
birbirini götürerek kabul edilebilir sonuçlar alınmasını sağlar. Ancak, yağ
ilavesi ile yağ içeriği yükseltilmiş yemlerde yemin içerdiği yağın ME değerinden
giderek hayvansal verimin ne oranda etkileneceği kestirilmeye çalışıldığında,
beklenen ile gerçekleşen sonuçlar arasında önemli farklılıklar doğmaktadır.
Diğer bir ifade ile, hammaddelerin ME değerleri kullanılarak hesap edilen yemin
ME değeri, hayvanlarda görülen verim performansını verebilecek ME değerinin
altında kalmaktadır. Yağların "Ekstra Kalorik Etkisi" olarak bilinen bu etki,
yeme katılan yağın yemi yiyen hayvana ne ölçüde yararlı olacağının yanlız
katılan yağın ME değerine bakılarak ekonomik olarak saptanmasının yeterli
olmadığını göstermektedir. Bunun dışında, araştırmacılar yem formülasyonları ile
ilgili denemelerde karşılaştırdıkları farklı yem formüllerinin enerji
değerlerini eşit tutabilmek için, genel olarak enerjisi daha düşük yemlere farkı
kapayacak kadar yağ katmaktadırlar. Bu takviye yapılırken, katılan yağın ME
değerinden hareket edilmektedir. Oysa, yağın ekstra kalorik etkisinden dolayı,
katılan yağ ME değerine bakılarak beklenenden daha fazla enerji sağlayabilmekte,
bu da çalışmanın sonuçlarını etkileyebilmektedir.
Yağların ekstra kalorik etkisinden ilk söz eden araştırıcılar Carew ve Hill
(1964), Touchburn ve Naber (1966) ve Jensen ve ark.'larıydı (1970). Yağlarda
görülen bu özellik, tamamen olmasa bile, büyük ölçüde yem hammaddeleri arasında
var olan diğer bir etkileşimden ileri gelmektedir ki, buna da yağın
"Birlikteliğin Dinamik Etkisi (Associative Dynamic Effect)" denmektedir. Bu
etki, yem hammaddeleri hayvanlara birlikte verildiğinde yemin sindirilmesi için
hayvanın yakması gereken enerji miktarında görülen azalmaya dayanmaktadır. Yem
hammaddelerinin içerdiği metabolize edilebilir enerjinin daha iyi kullanılması
anlamına gelen bu etki, Forbes ve Swift'in (1944) çalışmasında ayrıntılı olarak
incelenmiştir.
DeGroote'nin (1969) broyler piliçleri üzerinde yaptığı bir çalışmada, glukoz,
mısır yağı ve soya proteinin ME değerlerinin net yararlanabilirlik yüzdeleri
sırası ile 77.9, 88.2 ve 61.1 olarak bulunmuştur (göreceli olarak ifade edilmek
istenirse, sırası ile 100, 113 ve 78). Başka bir araştırmada Carey ve Hill
(1964), karbonhidratların mısır yağı ile ikame edilmesi durumunda piliçlerin
enerjiden yararlanma etkinliğinin arttığını göstermişlerdir.
Chudy ve Schiemann'ın (1969) yaptığı denemelerde de diyetle alınan yağ ile
diyetteki "lipid olmayan" besinler arasındaki etkileşim araştırılmış ve
diyetteki mısırın içerdiği enerjiden ne ölçüde yararlanıldığının diyette mevcut
yağın miktarı ile yakından ilişkili olduğu anlaşılmıştır. Sözü edilen bu üç
çalışma, yağların diyetteki diğer besin maddeleri ile birlikte olmalarının
dinamik etkisini ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.
Ekstra Metabolik Etki
Yem hammaddeleri ile ilgili ME değerleri veren mevcut literatür, yanlız
yağların net enerji düzeylerini gerçeğin altında vermekle kalmayıp, bu
besinlerin "etkili" metabolize edilebilir enerjisini de hakkı ile
belitmemektedir. Yağlar için kullanılan "ekstra metabolik etki" deyimi ilk defa
Horani ve Sell (1977) tarafından ve hayvan diyetlerine ilave edilen yağların,
diyetin metabolize edilebilir enerji düzeyine beklenenin üzerinde katkıda
bulunma özelliğini ifade etmek ve net enerji üzerindeki etkisinden ayırmak için
kullanılmıştır. Ekstra metabolik etkinin oluşmasına neden olan iki farklı olay
saptanmış bulunuyor. Bu iki olay da besinlerin absorbsiyonu aşamasında cereyan
ettiklerinden metabolize edilebilir enerjideki artış kullanılarak
ölçülebilirler. Bunlardan birincisi; diyete ilave edilen yağ ile yem
hammaddelerinde bulunan "bazal" yağın aralarındaki sinerjik etkidir. İkincisi
ise, yeme katılan yağın, yemin lipid olmayan besinlerin absorpsiyonunu arttırıcı
etkisidir. Birinci olay, Sibbald ve ark.'larının (1961) yaptıkları çalışma ile
gösterilmiştir (Tablo1). Bu araştırmada soya yağı ve hayvansal yağ ayrı ayrı
test edildiklerinde sırası ile 8.64 ve 6.94 kcal/g'lık ME değerleri verdikleri
halde, bire bir oranda beraberce kullanıldıklarında bu karışımın ME değerinin
8.41 kcal/g olduğu görülmüştür. Bu durumda, soya yağının ME düzeyinin
değişmediği varsayılırsa, hayvansal yağın bu koşullarda sağladığı ME değerinin
8.36 kcal/g olduğu sonucu çıkmaktadır.
Tablo 1. Hayvansal Yağ ve Soya Yağının Teker Teker ve Karışım Halindeki
Görünür ME Değerleri (kcal/g; Sibbald ve ark., 1961)
| Protein Düzeyi |
%24.4
|
%34.0
|
|
| Yağ Düzeyi |
%10
|
%20
|
%10
|
%20
|
Ortalama
|
| Hayvansal Yağ |
6.02
|
7.24
|
6.79
|
7.69
|
6.94
|
| Soya Yağ |
8.65
|
8.22
|
8.94
|
8.02
|
8.46
|
| İki Yağın Karışımı |
8.11
|
8.31
|
8.82
|
8.41
|
8.41
|
Tablo 2. Yemlik Yağların, Rasyonun ME Değerindeki Değişikliğe Dayanarak
Hesaplanan Görünürdeki ME Değerleri
|
Kullanılan Tahıl
|
Görünürdeki ME1
|
|
Mısır
|
10.300
|
|
Yulaf
|
10.375
|
|
Arpa
|
9.250
|