başa dön

 
MAKALE
NO. 020527

TAVUK UNUNDA "KIZIŞMA VE KENDİ KENDİNE TUTUŞMA" OLAYI

İ. Cihan Koru

Tavuk kesimhanesi yan ürünlerini işleyen rendering tesislerinde ve yem fabrikalarında depolanan tavuk unlarında zaman zaman görülen "kızışma ve kendi kendine tutuşma" olarak tarif edilen olay, aslında yağ içeriği yüksek pek çok diğer organik ve inorganik maddenin depolanması sırasında da karşılaşılan bir durumdur.

Kendi kandine tutuşma olayı bir elementin veya bileşiğin, harici bir sıcaklık kaynağına gerek olmadan, nisbeten yavaş bir hızla oksidasyona uğraması ve bu oksidasyonun sonucu sözkonusu element veya bileşiğin kütle sıcaklığının artması ile ortaya çıkmaktadır. Kendi kendine tutuşma, örneğin yağlar, kömür ve bazı çözücüler gibi hidrokarbonların, doğrudan oksidasyonu ile ortaya çıkabileceği gibi, organik maddelerin mikroorganizmalar tarafından parçalanması sonucu da gerçekleşebilir.

Ayrıca, bazı element ve bileşiklerin kendi kendine tutuşmayı teşvik ettikleri de bilinmektedir. Kendi kendine tutuşma olayının en fazla görüldüğü maddeler arasında şunlar sayılabilir: hayvansal yağlar, pamuk balyaları, paçavra balyaları, balyalanmış kağıt kırpıntıları, arıtma toprağı, kenevir veya pamuk çuvallar, kostik soda, kömür, şişe kapamada kullanılan mantar, kafur, her türlü elyaf, balık yağı, balık unu ve benzeri rendering işlemi ile elde edilmiş protein unları, kauçuk köpüğü, saman, yağlama yağı, keten tohumu yağı, veya oksitlenebilen diğer yağlar, naftalin, yağlı kumaşlar, yağlı kağıtlar, tahta talaşı, tahta yongaları ve bitkisel yağlar.

Bazı rendiring tesislerinde kullanılan su arıtma sistemlerinden çıkan biyosolidlerde de (arıtma çamuru), uygulanan arıtma yönteminin ürünü olan demir tuzları ve diğer olumsuz etmenler bulunmaktadır. Rendering tesisinin arıtma sisteminde oluşan arıtma çamurunun diğer kesimhane artıklarına katılarak rendering hammaddesi olarak kullanılması, biyosolidlerdeki demir ve diğer okidasyonu teşvik edici maddelerin elde edilen tavukununa geçmesine neden olmaktadır. Bu maddeler, tavuk ununun içerdiği yüksek oranda yağ ile bir araya geldiğinde potansiyel olarak kızışmaya ve tutuşmaya yatkın bir karışım oluşmaktadır. Pişirme kazanından çıkan tavukununun en düşük 50°C’ye kadar soğutulabildiği de gözönüne alınırsa, bu sıcaklığın da kendi kendine tutuşmanın oluşması için katkıda bulunduğu düşünülmelidir.

Kendi kendine tutuşma, bir maddenin görünür bir nedene bağlı olmadan beklenmedik bir şekilde ateş alması olayıdır. Sıradan yanma olayında, bir maddenin parlama noktasına kadar ısıtılması veya ısınması gerekir. Ayrıca, yanma hızla gerçekleşen bir oksidasyon olayıdır. Buna karşılık, pek çok madde "yanma" olarak tanımlanamayacak kadar yavaş bir hızla oksidasyona uğrar. Bu yavaş oksidasyon sırasında da,sıradan yanma olayında olduğu gibi, sıcaklık açığa çıkar. Açığa çıkan bu sıcaklık, oluştuğu noktadan kolayca uzaklaşamaz ise, bulunduğu ortamın ısınmasına neden olur. Sözkonusu ortamda kolayca tutuşacak maddeler var ise, ortamın sıcaklığı bu maddelerin parlama sıcaklığına ulaştığında kendi kendine tutuşma olayı gerçekleşir. Kendi kendine tutuşma, yukarıda da belirtildiği gibi, zaman zaman yağlı paçavra, taze saman, taze hayvan gübresi, balık unu, yaprak veya kömürden oluşan yığınlarda görülen bir olaydır. Kendi kendine tutuşma olaylarında genellikle ortamda parlama noktası düşük yanıcı maddenin yanında bir de oksidasyonu teşvik edici bir veya birkaç madde bulunur. Örneğin, nitrat bileşikleri ve klor tuzları bu türlü oksidasyonu hızlandırıcı maddelerdendir.

Rendering işlemi ile elde edilen tavuk ununda, kendi kendine tutuşma olması için gereken koşulların bir araya geldiği görülür. Bu koşulları şöyle sıralayabiliriz;

1. Tavuk ununda, parlama noktası göreceli olarak düşük olan yağın bolca bulunması,
2. Tavuk ununun iyice soğumadan en az 50°C’de biriktilmesi nedeni ile, bu sıcaklık ile yağlı maddelerin parlama noktası arasındaki aralığın daralması,
3. Yağın oksidasyona yatkın bir madde olması,
4. Ortamda, özellikle arıtma biyosolidlerinden gelen, klor tuzları gibi oksitlenmeyi teşvik ettiği bilinen bileşiklerin bulunma olasılığının yüksek olması,
5. Yağlı tavuk ununun, özellikle depolandığı veya yığıldığı yerlerde, oluşabilecek ısının dağılmasını engelleyen yalıtıcı bir rolünün olması.

Arıtmadan çıkan biyosolidlerin yüksek oranda yağ ve protein içerdeği öteden beri bilindiğinden, hayvancılığı ileri gitmiş ülkelerde uzun zamandır bu maddeler geri kazanılarak hayvan beslenmesinde kullanılmaktadır. Yine de bu konu ile ilgili bilgilerin yeterli olmadığı düşünülerek bu alandaki araştırmalar devam etmektedir. Arıtma sularından elde edilen arıtma biyosolidlerinin değerli özelliklerinin yanında, çevreye, hayvan ve insan sağlığına zararlı bileşikleri de içerdiği bir gerçektir. Bu nedenle Avrupa Birliği, Hayvansal Atıklar Yönetmeliği olarak anılan bir mevzuat üzerinde çalışmakta olup, 2002 yılının Temmuz ayında yürürlüğe girmesi beklenen bu yönetmeliğe göre hayvan kesimhanelerinin arıtma sularından elde edilen biyosolidlerin hayvan yemlerine katılmak üzere rendering sisteminde işlenmesi yasaklanmış olacaktır. Buna karşılık, Amerika Birleşik Devletleri’nde atıksu biyosolidlerinin hayvan yemlerinde kullanılmak üzere rendering işlemine tabi tutulmasına devam edilmekte olup, ABD’de görülebilir gelecekte bu kanu ile ilgili herhangi bir sınırlamanın getirlmesi beklenmemektedir.

Elde edilen tavuk ununda görülen kendi kendine tutuşma olayının önlenmesi veya en aza indirilmesi için alınabilecek önlem ve çalışmaları kısa ve uzun vadeli olmak üzere iki guruba ayırıyoruz. Bu önlemleri şöyle sıralayabiliriz;

1. Pişirme kazanından çıkan tavuk ununun depolanmadan veya kamyon ve romorklara yüklenmeden önce iyice (50°C’nin altına kadar) soğutulmasını sağlamak,
2. Elde edilen tavuk ununun uzun süre yığın halinde kalmasına izin vermeden ya derinliği az bir tabaka halinde serilerek bekletilmesi veya belli bir süre bekledikten sonra aktarılarak havalandırılması,
3. Biyosolidlerin rendering kazanına göderilmeden önce içerdiği yağın ayrılması için bir ara işlem kademesinin kurulması,
4. Atıksu biyosolidlerden azami yararlanmayı sağladığı iddia edilen bazı patentli çözümlerin ekonomik ve teknolojik olarak kullanılabilirliğini irdelemek olarak sıralıyoruz.

Yukarıda sıralanan önerilere ek olarak, özellikle Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine giriş ile ilgili gayretleri de dikkate alınarak, er veya geç biyosolidlerin hayvan yemlerine katılmasının Türkiye’de de yasaklanacağı beklentisi ile hayvan beslemenin dışındaki çözümler de dikkate alınmalıdır. Bu çözümlerden biri, yüksek enerji değerine sahip olan biyosolidlerin peletlenerek özellikle kömür yakan brülörlerde yakıt veya yakıt katkısı olarak değerlendirilmesidir. Bu seçeneğinin de irdelenmesinde yarar olabilir.










AGROTURK Agro-Endüstriyel Müşavirlik
19 Mayıs Cad. 33/A-9
80220 Şişli - İstanbul
Tel: 212-212 6942 - Faks: 212-212 6831
E-posta: bilgi@agroturk.com.tr - Web: www.agroturk.com.tr