başa dön

 

YEM
TEKNOLOJİSİ
BÜLTENİ, NO. 7
Haziran 1997




CPM Ana Sayfa

Agroturk Ana Sayfa

Site Haritası

HAYVAN YEMLERİNE YÜKSEK ORANDA YAĞ KATMA TEKNİKLERİ

İ. Cihan Koru

Bu konuyu anlatmanın en kolay yolunun, tüm prosesi ve yemin geçtiği kademeleri sırasıyla ve adım adım anlatmak ve herbir sistemin üstünlükleri ve zayıf yönleri konusunda biraz bilgi vermek olacağını düşündüm.

Yeme yağ katma, aşağıdaki kademelerden birinde, veya bunların birkaçında birden yapılabilir:

1. Tek şarjlı (doldur-boşalt) karıştırıcıda.
2. Sürekli (kontinü) çalışan karıştırıcıda. Bu kademe, tek şarjlı karıştırıcı ile, pelet presi üzerindeki bunker arasında yerleştirilmiş özel bir karıştırıcı olabileceği gibi, pelet presinin üzerindeki kondisyoner de (koşullandırıcı = tavlayıcı) olabilir.
3. Yukarıda sıralanan kademelerde yağ katıldığında, katılan yağın kırıntı yem tarafından iyice emilmesi ve peletleme işlemini olumsuz etkilememesi için bazı özel yöntemler kullanılabilir. Bunlar, özel diskler, bir olgunlaştırıcı kazan veya bir ekspander gibi ekipmanlar kullanmak veya çift peletleme gibi işlemler uygulamaktır.
4. Yağın diskden çıkan peletlere püskürtülmesi.
5. Peletlerin yağ ile kaplanması sistemi  

Tek Şarjlı Karıştırıcıda

Bu yöntem, yeme  yağ katmanın en temel şeklidir.  Genel olarak üç sistem vardır:

Bir zaman sayacı (timer) ile volumetrik dozajlama:

Yağ sisteminin giriş kısımında, yağdaki yabancı maddeleri tutmak için bir filtre bulunur.

Yağ ısıtılmış ve ısı izolasyonu olan bir depo tankında, ya da günlük tankta depolanır. Hayvansal yağlar için erime noktası yaklaşık olarak 40-45 °C dir. Bu nedenle sistemdeki sıcaklık yaklaşık olarak  50 °C'da tutulmalıdır. Yağa zarar vereceğinden, gerektiğinden yüksek sıcaklıklardan kaçınmalıdır.

Depo tankından sonra dozajlama kısmı gelir.  Bu sistemin çalışma esası şöyledir:  Sabit kapasiteli bir pompa belirli bir zaman süresi için çalışmaya başlar.  Pompa çalışmaya başladığı anda, bir solenoid vana açılarak karıştırıcıya yağ gönderilmeye başlanır.  Bu, saniyede bilinen miktarda yağın karıştırıcı içindeki yem karışımına katılması anlamına gelir.  Pompanın çalışma süresi, bir zaman sayacı yardımıyla kontrol edilerek, her şarjda (karıştırma devresi) yeme karıştırılacak yağın dozu ayarlanabilir.

Üstünlükleri:

  • Maliyet: Bu yöntem, yeme yağ katmanın en ucuz çözümüdür.
  • Sistemin tesis edilmesi ve bakımı kolaydır.

    Zayıf Yönleri:

  • Sistem fazla duyarlı değildir.  (Temiz ve yeni bir sistemde, pompadan saniyede geçen yağ miktarı, pompanın bir özelliği olarak sabittir ve bu miktar yeme yağ katmayı kontrol etmede esas olarak güvenle kullanılabilir. Fakat pompa yıprandıkça ve sisteme giren pislikler ya da başka nedenlelerle sistemin direnci değiştikçe bu değer güvenilemez olmaya başlar.)
  • Zaman kaybına neden olur. (Bunu daha sonra açıklayacağım.)

    Şimdi anlatacağım sistem, daha güvenli bir dozajlama imkanı verir:

    Bir debimetre (akış sayacı) ile çalışan volumetrik sistem:

    Bu sistem iki husus dışında, yukarıda 1. maddede anlatılan sistemin aynıdır. Farklı yönlerinden birincisi, sistemden geçen yağ miktarı bir debimetre ile ölçülür. İkinci fark ise; zamanın, önceden ayarlanan belli bir süreye erişildiğinde, pompayı durduran ve solenoid valfi kapatan bir kontrol cihazı tarafından ayarlanmasıdır.

    Üstünlükleri:

  • Bir debimetre ile çalışan sistem debimetrenin kendisi kadar hassastır.  Bu da genellikle son derece hassas anlamına gelir.  (Pompanın yıpranması ya da sistem direncinin yabancı maddeler vs nedeni ile değişmesi, önceden ayarlanan hacimi değiştirmez. Sadece, bu hacme ulaşmak için gerekli zaman uzayabilir.)

    Zayıf Yönleri:

  • Her iki sisteminde ortak olan yönü, çok zaman kaybına neden olmalarıdır.

    Tek şarjlı karıştırıcılarda, sıvının karıştırıcıya verilmesi ancak, bir şarjda karıştırılacak kırıntı yem miktarının yaklaşık % 75'i karıştırıcıya dolduğunda başlayabilir.  Karıştırma süresi de ancak, sıvılar da dahil olmak üzere, hammaddenin tamamı karıştırıcıya dolduktan sonra başlar.

    Basit bir hesap, makul miktarda yağın katılmasının kolayca 1 dakika ya da daha uzun süre alabileceğini gösterir.

    Örnek olarak, içine % 5 oranında yağ katılan 2000 Kg lık tek şarjlı bir karıştırıcıyı ele alalım.  Bu, her bir şarj için 100 litre yağ demektir. Bir pompa ve 5000 l/saatlik hacim ölçme kapasitesiyle bile (ki, bu oldukça yüksek bir değerdir), yağın yeme katılması 72 saniye sürecektir (yemin karıştırıcıya dolumu 20 saniye sürüyor ise, bunun ancak son 5 saniyesinde yağ basılmaya başlanabilir.  5000 l/saatlik bir pompa dakikada 1,38 lt yağ basabileceğine göre, 5 saniyede yaklaşık 7 lt yağ basılabilir.  Basılması gereken daha 93 litre yağ var.  Bu da yaklaşık 67 saniye sürer.  Dolayısı ile 5+67=72 saniye gerekli).  Bu da, uygulamada bir karıştırma devrinde, yağ katma işlemi nedeniyle bir dakikadan daha fazla ek zamana gereksinimiz olacağı anlamına gelir.

    Bazı durumlarda bu kabul olunabilir.  Ancak bu sistem, günümüzde daha yaygın olarak uygulanan yönteme kıyasla çok yetersizdir.  Diğer bir anlatımla, daha büyük tek şarjlı karıştırıcılarda daha yüksek oranlarda yağ katma işlemleri için gereken ideal koşullardan yoksundur.

    Bir ara tankı ve bir tartı sistemi içeren dozjlama sistemi:

    Yukarıda anlatılanlara kıyasla daha gelişmiş bir sistemdir.  Bu sistemde, artık ölçme gerekli değildir. Yalnızca bir pompa, bir solenoid valf ve bir tartım tankı bu işi yapabilmektedir.

    Bu sistem sayesinde, seçilen miktarda yağ, tek şarjlı karıştırıcının üstünde katılmaya hazır beklemektedir. Yalnızca karıştırıcının içine dökülmesi gerekmektedir. Bu da saniyelerle ölçülecek bir zaman süresi içinde yapılabilir.

    Yukarıda anlatılan bütün sistemler için bir kontrol düzeni gereklidir.  Bu düzen, diğer katkı maddelerinin tartımı ve dozajı için kullanılan bilgisayar sistemine bağlanabilir.

    "Eski" tartı ve dozaj sistemlerinde sonradan yağ katma bir sorun idi.  Fakat yeni nesil dozaj sistemleri kademeli dozajlamayı yapabilecek şekilde tasarlanmıştır.

    Sürekli (kontinü) Çalışan Karıştırıcıda

    Bu karıştırıcı, tek şarjlı karıştırıcı ile pelet presi besleyicisinin üstündeki bunker arasına yerleştirilmiş, hızlı çalışan bir sıvı karıştırıcısı olabilir. Genellikle, bu sistemin temeli, sürekli olarak çalışan karıştırıcıdan birim zamanda belirli miktarda hammadde geçmesine ve bir başlatma-durdurma sistemine dayanır.  Karıştırıcıdan madde geçiş hızı, tek şarjlı karıştıcının altındaki haznenin altına monte edilmiş olan helezon konveyörün kapasitesi ile önceden saptanmıştır

    Üstünlükleri:

  • Tek şarjlı karıştırıcıda yağ katmada söz konusu olan kirlenme olmaz.
  • Son derece iyi bir karıştırma elde edilir.
  • Bu makina aynı zamanda, örneğin, melas gibi diğer sıvıları katma olanağınıda verir.
  • Hammadde, pelet presinin üzerinde bulunan bunkerde beklediği süre boyunca yağı biraz daha fazla absorbe etmeye fırsat bulur. Bu özellik, pelet presinin üzerindeki kondisyonerin içinde yağ katmaya kıyasla, yağın emilmesi için daha uzun süre sağladığından, bir avantajdır.  

    Zayıf yönleri:

  • Hem ilk yatırım ve hem de bakım yönünden maliyeti arttıran, ilave bir ekipmandır. Ayrıca,  fabrika yüksekliğinin artmasına yol açan bir tasarımdır.

    Peletleme Makinasının Üstüne Yerleştirilmiş Olan Kondisyonerde Y Katılması: 

    Bu durumda, besleme hızı değiştiğinden,  pompanın hızı ile besleme helezonunun hızı arasında bir bağlantı olmalıdır.  Bu da mekanik veya elektriksel olarak sağlanabilir.  Besleyicinin ve yağ pompasının motorları genellikle birer görev birimi ya da frekans konverteri oldukları için, bu bağlantı, günümüzdeki uygulamalarda, çoğu zaman elektriksel yöntemlerle gerçekleştirilmektedir.

    Bu sistem; bir pompa, bir ölçü birimi ve sistem çalışmazken pompadan geriye sızmayı önlemek için bir yaylı geri dönüşsüz valf içerir.

    Buraya kadar anlatılan yöntemler, yağın  pelet presinden önce katılması ile ilgili idi.  Bu noktada, presten önce katılan yağın peletleme işlemi üzerindeki etkilerini hatırlamakta yarar olabilir.

    UNUTMAYIN, yeme yağ katılması pelet kalitesini etkileyecektir!

    Yağ, peletleme işlemi sırasında disk deliklerinde yağlayıcı görevi yapar.  Katılan yağ yüzdesi arttıkça,  disk deliklerindeki direnç de düşer. Hatta bir noktadan sonra, direnç o derece düşer ki, yem karışımının kabul edilebilir pelet kalitesi için gerekli miktarda sıkıştırılması artık imkansız olur.

    Belli bir düzeyin altındaki yüzdelerde yağ katılması durumunda, daha kalın bir disk kullanılması, ilave yağın pelet kalitesi üzerinedeki olumsuz etkisini telafi edebilir.  Aynı şekilde, disk deliklerinin girişlerine "kuyu" veya konik şekil vererek diskin sıkıştırma oranı, dolayısı ile pelet kalitesi bir dereceye kadar arttırılabilir.  Ancak, daha yüksek yağ yüzdeleri kullanılmaya başlandığında, disk deliklerinde ve kalınlığında yapılacak değişiklikler, iyi pelet kalitesi elde etmek için yeterli direnci yaratamayacaktır.

    Bu durumda geriye iki çözüm kalıyor:

    Pelet presinden sonra yağ katmak ya da pelet presinden önce koşullandırma için özel bir yöntem kullanmak.

    Özel koşullandırma için birkaç yöntem var:

    - Uzun süreli koşullandırıcılar (bunlara olgunlaştırıcı adı da verilmektedir)
    - Yüksek sıcaklık - yüksek basınç koşullandırıcıları (bunlara ekspander = genişleticiler ya da termomekanik sıkıştırıcılar denilmektedir)
    - Çifte peletleme sistemleri

    Çifte peletleme Batı Avrupa' da özellikle süt hayvanları yemlerinde çok yaygın olarak kullanılan bir sistemdir.  İlke olarak, biri diğeri üzerine yerleştirilmiş iki pelet presidir. Bu da, yem karışımının iki diskden geçmek zorunda kalması ve aynı zamanda disk ile rulo arasındaki sıkıştırmadan iki kez etkilenmesi demektir.  Buna, "aşırı ezme etkisi" de (over rolling effect) denilmektedir.

    Bir başka yöntem bir "Lineator" yardımıyla, rulo ile disk arasında sıkıştırılan kırıntı yeme peletleme işlemi sırasında daha fazla enerji vermektir.  Lineator, rulo ile disk arasında, 5 mm'ye kadar artabilen kalınlıkta bir kırıntı yem tabakası oluşturmaya imkan veren, disk içindeki rulolar ile disk arasındaki aralığı uzaktan ayarlayan bir sistemdir. Bu sistemin, yem karışımı diske girmeden önce yüksek bir ezilme etkisine maruz kaldığından, pelet kalitesi üzerinde olumlu bir etkisi vardır.

    Hem çift peletleme hem de Lineator sisteminde esas olan, yem karışımına büyük ölçüde mekanik enerji uygulayarak (bir yoğurma ve kesme etkisi) ön koşullandırma yapmaktır.

    Üçüncü bir seçenek de, bir genişletici ya da termomekanik sıkıştırıcıdır (ekspander).  Bu ekipmanda yem karışımı, "durdurma kafası" tabir edilen bir düzene sahip, silindirik çelik bir kovan içinde hareket eden bir helezon yardımıyla sıkıştırılır, yoğurulur ve kesilir.

    Kovanın çıkış ucunda, makina operatörünün basıncı ve kovanın içindeki direnci kontrol edebilmesini sağlayan, ayarlanabilen bir delik düzeni vardır.  Sistemdeki basınçtan dolayı yüksek bir sıcaklığa (100 °C'ın üstünde) erişme olanağı söz konusudur.  Erişilen yüksek sıcaklık nedeniyle yem karışımı içinde ve basınç altında bulunan nem, karışım kovandan çıkarken kaynamaya başladığından, aynı zamanda genleşmeye neden olur.

    Bu işlemden dolayı oluşan yapı değişimi, daha iyi absorbsiyon nedeniyle yağların ve diğer sıvıların daha yüksek oranlarda katılabilmesine imkan verir.

    Genleştiricinin zayıf yönü, yüksek enerji maliyeti ve yüksek yıpranma maliyetidir (yoğurma ve kesme yıpranma demektir).

    Daha fazla absorbsiyon sağlamanın bir başka yolu, işleme biraz daha fazla süre tanımaktır. Buna da olgunlaştırma işlemi diyoruz.

    Buhar ve yağ, olgunlaştırma ünitesinin üstüne yerleştirilmiş olan bir besleyici-karıştırıcı içinde yeme katılır.  Ünitenin içinde, buhar, yağ ve gerektiğinde ilave edilen diğer sıvılar, yem karışımı tarafından emilir.  Kırıntı yem ve sıvıları karıştırmak için bir de karıştırma düzeni bulunur.  Bu noktada karıştırma olmaz ise, dışarı çıkarılması imkansız büyük bir topak oluşabilir.

    Yağ katmanın peletleme işlemi üzerindeki etkilerini bu şekilde gözden geçirdikten sonra, bir hususu daha hatırlamak gerekir.  Yağ, özellikle sıcak iken, metal malzeme üzerinde çok aşındırıcı olabilir. Yumuşak çelikten yapılmış pelet diskleri, peletleme hazneleri ve dişli kutusunun yem ile temasda olan ön yüzü çok kısa sürede aşınabilir.  Bu yüzden söz konusu parçaların imalinde yüksek kaliteli paslanmaz çelik kullanılması gereklidir (paslanmaz çelik, kalite sınıfı 316 gibi).

    Bazı durumlarda, deliklerin yüzeyindeki karıncalanma korozyonunu önlemek için, başka bir kalite çelik kullanılması bile gerekli olabilir.

    Buraya kadar olan kısımda, diskden önce yağ katılmasını ve bunun neden olabileceği sorunları gördük.

    Bir başka seçenek de yağın diskden sonra, yeni yapılmış olan peletlere vermektir (broyler, hindi, yüksek verimli süt sığırı ve balık yemleri gibi yüksek düzeyde yağ içeren yemleri üreten işletmelerin pek çoğunda peletleme öncesi ve sonrası yağ katma yöntemleri beraberce kullanılarak, bazı durumlarda yeme toplam olarak %15 gibi oldukça yüksek düzeylerde yağ katmak mümkün olabilmektedir.  Diskden sonra yağ katılması, iki şekilde mümkündür: Diskten çıkan peletlere yağ püskürtme ve soğutucudan çıkan peletleri yağ ile kaplama.

    Diskten Çıkan Peletlere Y Püskürtme:

    Yağ püskürtme sistemi, diskden çıkan peletler üzerine doğrudan doğruya yağ püskürtme anlamına gelir.  CPM'in ürettiği yağ püskürtme sistemine, "California" ve "spraying = püskürtme" sözcüklerinin birleşiminden türetilmiş olan Calspray adını veriyoruz.)

    Disk üzerine yağ püskürtme sistemi esas olarak üç kısımdan oluşur:

    Koşullandırma kabini
    Püskürtme kafası
    Kontrol ünitesi

    Koşullandırma kabini:  Isıtılmış olan bu bölme şu parçaları içerir: bir adet çift-katlı (duplex) filtre veya kendikendini temizleyen filtre; motorunun hızı değiştirilebilen bir pompa; yüksek basınca karşı koruma için yaylı bir by-pas valf, bir debimetre ve ünite çalıştırılmadığı zaman ya da düşük kapasitede çalıştırıldığında cihazı korumak için yaylı bir geri-dönüşsüz valf.

    Peletleme haznesi üzerine yerleştirilmiş olan püskürtme kafası: Püskürtme kafası, kontrol ünitesi dışında, belki de sistemin en önemli parçasıdır.

    Bu püskürtme kafasında, ikili bağlantıları olan üç adet püskürtme memesi bulunur. Ortadaki memenin kapasitesi en küçük memenin kapasitesinin iki katı ve en büyük memenin kapasitesinin yarısı kadardır. Meme kapasiteleri arasındaki bu oranyılar dolayısı ile, püskürtülebilecek en düşük ve en yüksek yağ miktarının arasında 1/7 gibi bir orana ulaşılabilmektedir.  Memelerin kendileri de, püskürtme desenini 1'e 3 oranında bir basınç değişimini tolere edebilecek şekilde imal edildiğinden, gerçekte püskürtülebilecek en düşük ve en yüksek yağ miktarları arasındaki oran 1/20'dir.  Memelere gelen yağın akışı solenoid ya da pnömatik valfler yardımıyla kontrol edilir ve bu valflerin kendileri de gereken kombinasyonu vermek üzere bir bilgisayar tarafından yönetilir.

    Memeler ayrıca, diskin dış yüzeyini tam olarak kapsamak amacıyla püskürtme genişliğini ayarlamak için kısmen döndürülebilirler.  Bu düzenleme, hem kalın hem de ince diskler için sözkonusudur.  Bu yapılmadığı takdirde, disk kelepçelerine ve besleme konisine yağ püskürtme riski doğar.

    Üçüncü, ve kesin olarak en önemli olan parça, yağ püskürtme kontrol ünitesidir: Bu, pelet presi içinden geçen yemin hızını sürekli olarak izleyen ve verilen yağın akış hızını gerektiği şekilde ayarlayan bir PLC (Planned Logic Controller) kontrol ünitesidir.  Bu ünie, ayrıca, ideal püskürtme koşullarını sürdürebilmek için kullanılacak püskürtme şekli kombinasyonlarını seçer. Kontrol ünitesi, yem olmadığı zaman yağ püskürtülmesini önlemek için diğer ekipmanları da karşılıklı olarak kilitler.

    Sistemde bir de hava ile temizleme düzeni bulunur. Bu düzen sayesinde, üretime başlamadan önce ve üretim sonunda kontrol ünitesi, hatları ve memeleri yağ kalıntılarından temizlemek için sistemden basınçlı hava geçirir.

    Üstünlükleri:

  • Calspray ünitesi sisteminize monte edilmesi, daha ucuz hammaddelerle çalışabilmenizi ve yeme yüksek düzeyde yağ katabilmenizi sağlarken, üretim ekibinizin de daha iyi kaliteli pelet yapmasına imkan verir.
  • Üretim hattına eklenecek yeni bir makina olmayıp, mevcut olan makinaya eklenen bir parçadır.

    Zayıf yönleri: 

  • Peletleme makinasından önce yağ katma sistemleri ile karşılatırıldığınfa Calspray sistemi daha pahalıdır.

    Yüksek oranda yağ katılmış peletleri soğutmak daha zordur.  Soğuma, genellikle peletin içindeki suyun buharlaşması ile gerçekleşir.  Pelet içindeki suyun buharlaşması, peleti kaplayan yağ tabakası tarafından engellenir.  Bu nedenle, genellikle soğutucu tasarımında kapasiteyi, yağ katılmayan yemden elde edilen peletleri soğutan bir sisteme kıyasla, %20 daha yüksek tutmak gerekir.

    Yağla Kaplama Sistemi:

    Yağ katma sistemlerinin, üretim hattındaki sırası açısından en sonuncusu, yağla kaplama sistemidir.  Yağ kaplama (ya da bazılarının tercih ettiği terimle "yağla örtme"), adından da anlaşılacağı gibi pelettlerin yüzeyinin yağ ile kaplanma yöntemidir.

    Peletleri yağ ile kaplama uygulamasını ve ilkelerini anlatmadan önce, peletlerin kaplama ekipmanına yaklaştığı andaki durumunu gözümüzün önüne getirelim. Bu konumdaki peletler, içerdikleri çeşitli hammaddelerden kaynaklanan belli oranda yağ içerirler.  Ayrıca, yeme daha önce anlatıldığı gibi, peletleme işleminden önce uygulanan yöntemlerle yağ katılmış olabilir ve/veya, peletler pelet diskinden çıkarken sıvı yağ püskürtmesine de maruz kalmış da olabilirler.

    Bu kadar yağdan sonra, peletin yağ içeriğinin daha da yükseltilmesinin nasıl mümkün olacağı merak edilebilir.  Bunun cevabı, peleti bir sıvı yağ perdesinin içinden geçirmektir.

    Peletlemeden önce yeme katılabilecek yağ miktarı, bu işlemin pelet kalitesi üzerindeki olumsuz etkisinden dolayı sınırlıdır. Bunun gibi, diskde yağ püskürtülmesi de, peletin alabileceği yağ miktarı ile sınırlıdır.  Bu kısıtlamaların sonucu olarak, uygulamada bu iki yöntemle katılabilen yağ miktarının belli bir limiti vardır. 

    Soğutulmuş peletlere yağ ilavesinin de sınırları vardır.  Yüzde 1'den daha az yağın muntazam bir kaplama sağlamayacağı bilinirken, % 3'ten ve bazı durumlarda % 5'ten daha fazla yağ katılması halinde, fazla yağın pelet taşımada kullanılan ekipman üzerinde birikme riski vardır.

    Başarılı yağ kaplama, sıcak yağın göreceli olarak daha soğuk pelet yüzeyi üzerine püskürtülmesine bağlıdır.  Calspray sisteminin sağladığı derin nüfuz etme özelliğinin  aksine, kaplama sisteminde peletin içine yağ  nüfuzu oldukça sınırlı bir düzeyde gerçekleşir.  Ancak, az da olsa nüfuz eden yağ, pelet soğurken pelet üzerinde biriken yağ tabakasının pelete bağlamasına yeterlidir.  Bir yağ kaplama sistemi dört birimden oluşur:

    Pelet akışını kontrol etmek için bir dozajlama veya ölçme birimi: Bu bir kayışlı tartı ünitesi veya zincirli bir konveyör olabilir.

    Püskürtülecek yağ için bir dozajlama veya ölçme sistemi: Bu amaç için Calspray sisteminde kullandığımız bölmenin aynısını kullanıyoruz.

    Bir püskürtme haznesi: Sistemin bu kısmında, iki adet ayarlanabilen kızak yardımı ile düşen peletlerden oluşan bir "perde" oluşturulur.  Bu pelet perdesine daha sonra her iki tarafından iki ya da daha çok memeden yağ püskürtülür.

    Kaplama işleminden sonra, yağın daha iyi dağılımı ve peletlerin daha iyi olgunlaşması için, yağla kaplanmış peletlerin yuvarlanarak taşınmasını sağlayan bir düzen olmalıdır.

    Diske yağ püskürtme işleminin, ürünün görünümü, uygulanan yağın miktarı ve uygulamanın duyarlılığı/doğruluğu açısından yağ kaplama işleminden çok daha üstün sonuçlar vermesine karşın, peletlenmiş yemlere daha fazla yağ katılması çabası içinde "yağ kaplama" işlemine de yer vardır.  Pekçok tesiste yağ, yeme üç yerde katılır: karıştırıcıda, diskden çıkan peletlere (Calspray) ve yağ kaplayıcıda. Bu üçlü uygulamanın sağladığı üstünlük, pelete katılan yağın kademe kademe arttırılabilmesi ve her bir kademede farklı türden yağların kullanılabilmesidir. Örneğin, bu yöntemle peletlerin en son aşamada donyağı gibi sert bir yağ ile kaplanması mümkün olabilir.







  • AGROTURK Agro-Endüstriyel Müşavirlik
    19 Mayıs Cad. 33/A-9
    80220 Şişli - İstanbul
    Tel: 212-212 6942 - Faks: 212-212 6831
    E-posta: bilgi@agroturk.com.tr - Web: www.agroturk.com.tr